KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5419 E., 2025/3240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1566 E., 2023/1233 K.
- İlk derece mahkemesi
- Şırnak Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/3 E., 2021/193 K.
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların ve müdahillerin davasının reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili, davacı ... vekili, müdahiller vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili, müdahiller vekili, davalı ... İdaresi vekili ve duruşma istemli olarak davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 22.04.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde davacı ... vekili, müdahiller vekili, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili'nin katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesine göre yapılan kadastro çalışması sırasında Şırnak ili, ... ilçesi, ... köyü 106 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 493 hektar 6.290,18 m² yüzölçümü, orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar ortak verdikleri dava dilekçesinde özetle; Şırnak ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 106 ada 1 parselde bulunan tarlalarının orman olarak tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların kendilerine mirasen intikal ettiğini, Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/63 Esas ve 24/11/1976 tarihli kararı ile taleplerine konu .. ve .. haco mevkinde yer alan taşınmazların adlarına tesciline karar verildiğini ileri sürerek taşınmazların belgesizden ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak adlarına tescilini istemişlerdir.
Müdahil ... ve ... vekili, dava konusu taşınmazın davacılara da davalılara da ait olmadığını, taşınmazın müvekkillerine ait olduğunu, dava konusu taşınmazın geniş bir alanı kapsadığını, içerisinde orman, mera olan yerler olduğu gibi müvekkillerine ait olan yerlerin de bulunduğunu, taşınmazların mirasen intikal ettiğini ve müvekkillerinin ve atalarının 100 yıla yakındır çekişmesiz ve aralıksız olarak taşınmazı kullandıklarını ileri sürerek, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımına dayalı olarak müvekkilleri adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davacıların ve müdahillerin talep ettiği dava konusu taşınmazın orman sayılan alanlardan olduğu ve bu yerin zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı, ayrıca imar ihya ve zilyetlik olgusunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davacıların davasının reddine, Müdahil .. ve ...'ın davalarının reddine, Şırnak İli, ... İlçesi, ...
Köyü 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş olup; hüküm, davacı ... vekili, davacı ... vekili, müdahiller vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine dair verilen karar davacı ... vekili, davacı ... vekili, müdahiller vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davacı ... vekili, müdahiller vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5419, K. 2025/3240, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama