KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5498 E., 2025/3007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/323 E., 2021/132 K.
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 181 ada 37 parsel sayılı 6.136,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydının beyanlar hanesine.
"6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, kök murisin ölüm tarihi olan 1966 yılından beri intikalen iştirak halinde mülkiyet olarak .. kızı ..., .. oğlu ..., .. kızı ..., .. kızı ..., .. kızı .. .., .. kızı ..., .. kızı ..., .. oğlu ..., .. kızı ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı .. .. .., .. oğlu ..., .. oğlu ..., .. oğlu ..., . oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., .. kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ...,
.. oğlu ... ve .. kızı ...'un kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacılar ..., ... ve ... dava dilekçelerinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 181 ada 37 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde iştirak halinde ... mirasçılarının kullanımında olduğuna dair şerh bulunduğunu, miras paylarının gösterilmemiş olması nedeniyle Milli Emlak Müdürlüğünün tüm paylar eşitmiş gibi işlem yaptığını ileri sürerek, taşınmazın beyanlar hanesine miras payları oranında kullanım şerhi verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne ve çekişmeli 181 ada 37 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhinin iptali ile taşınmazın "... oğlu ... mirasçılarının veraset ilamındaki payları oranında zilyetliğinde olduğu" şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı Hazine vekilinin istinaf dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tapuda kayıt tahsisi davası olup, değiştirilecek kayıtta ismi geçen kişi ile benzer isimde olan başkaca kişiler bulunup bulunmadığı hususunda gerekli inceleme yapılmadan ve kadastro tespit bilirkişilerinin hayatta olup olmadıkları yönünde araştırma yapılmadan hüküm tesisi yoluna gidildiğini, taşınmaz başında keşif incelemesi yapılması gerektiği halde ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini beyan ederek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki kullanıcı şerhinin düzeltilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı Hazinenin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmasında hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5498, K. 2025/3007, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama