KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5551 E., 2025/7433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/111 E., 2024/416 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/303 E., 2022/458 K.
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacı ...'ın ....Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı ...'ın vakfedene alt soy bağı ile bağlı olduğu ve vakfedenin 3. dereceden alt soyu ....'ye alt soy bağı itibariyle 4. dereceden yakınlık ilişkisi içinde olduğu, dava dosyasının incelenmesi sonucunda, vakfedene kendisi ile eşit alt soy bağı yakınlığında olan kimselerin galleye müstehak vakıf evladı oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının .... Vakfı'nın galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; vakfın gallesinin, evvela batından batına ve nesilden nesile vakıf (..... nın erkek evladı evladı evladına, erkek evladının inkırazından sonra sulbi kız evladına, sonra yine batından batına kız evladının erkek ve kız müsavi olmak üzere evladı evlatlarına meşrut bulunduğunun ve vakfın erkek evladının münkarız olduğunun yazılı olduğu, dosya arasında yer alan kayıt ve belgeler ile UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneklerinin incelenmesinden, her ne kadar, davacının annesinin babası yani dedesi olan ...’ın bütün çocuklarının, diğer bir anlatımla;
davacının annesi ile teyze ve dayılarının vefat ettikleri anlaşılmakta ise de, davacının annesinin babası yani dedesi olan ...’ın kardeşi ...’ın kızı ...’ın davaya konu .....
Vakfı’nın vakıf evladı olup, nüfus kayıtlarına göre sağ olduğu, adı geçenin davacıdan bir önceki batında yer aldığı, davacıya göre ön batında sağ vakıf evladı bulunduğu için, davacının vakfiye şartını henüz taşımadığı, batın şartının davacı yönünden gerçekleşmediği, başka bir anlatımla; davacının henüz galle fazlasına müstehak vakıf evladı olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; davacının üst soyunda bulunan tüm akrabalarının vefat ettiğini, alınan nüfus kayıt örneklerinden davacının vakıf evladı olduğunun şüpheye yer vermeyecek derecede ortaya çıktığını, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacının galle fazlasına müstahak olduğunun tespit edildiğini, İstinaf ilamı doğrultusunda sağ olduğu tespit edilmiş olan ...'ın vakıftan yararlanıp yararlanmadığının araştırılmadığını, ...'ın doğumunun 05.03.1933 tarihli olmakla birlikte yaşı itibari ile sağlık durumunda değişiklik olmasının muhtemel olduğunu, açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5551, K. 2025/7433, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama