KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5738 E., 2025/7715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/116 E., 2024/1121 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/41 E., 2022/102 K.
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
... ili ... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 2 45... parsel sayılı taşınmaz 1.615,58 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalı ... kızı ... adına tespit edilmiştir.
İtirazı kadastro komisyonu tarafından reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a ve geçici 8. maddesi uyarınca davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olduğunu, üzerinde imar-ihya faaliyetinin tamamlanmadığını ve halen devam ettiğini belirterek, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "davaya konu taşınmazın orman kanunlarına ve zemin durumuna göre orman ve orman içi açıklığı olmadığı, bu husustaki bilirkişi raporlarının da aynı doğrultuda olup, en eski hava fotoğrafları ile de raporun uyumlu olduğu, her ne kadar dava konusu taşınmazın 1957 basımı en eski tarihli memleket haritasında yeşil renkli alan içerisinde kalsa da 1953 yılı hava fotoğrafında açık alan olduğu, memleket haritasında boyama hatası yapıldığı anlaşılmakla taşınmazın orman olmadığı ve sonrasında da ormana dönüşmediği, taşınmazın üzerinde çok eski yıllardan beri tarım yapıldığı,
taşınmazın 1953 yılında imar ve ihyasının tamamlandığı ve 1953 yılından 2022 yılına kadar arpa, çavdar, buğday, tütün vs ekilmek suretiyle tarla olarak kullanıldığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 2 45... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "21.12.2016 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda orman sayılmayan alanda bırakıldığı.
1953 tarihli hava fotoğrafında üzerinde münferit küçük bitki örtüsü formu bulunan açık renkli alanda kaldığı, zilyet altına alınmış olduğu, sürülüp işlenerek tarımsal faaliyete konu edildiği, 1971 tarihli hava fotoğraflarında bitki örtüsü formu bulunmayan açık renkli alanda kaldığı, sürülüp işlenip ekin ve tütün ekilerek tarımsal faaliyete devam edildiği 1976, 1995, 20 13... tarihli hava fotoğraflarında parselin güney sınırında münferit küçük bitki örtüsü formu bulunan açık renkli alanda kaldığı, sürülüp işlenip ekin ve tütün ekilerek tarımsal faaliyete devam edildiği,
1976, 1995, 20 13... tarihli memleket haritasında parselin güney sınırında münferit küçük bitki örtüsü formu bulunan açık renkli alanda kaldığı.
1957 basımı memleket haritasında ibreli ağaç rumuzu olan yeşil alanda kalmakta ise de 1953 tarihli hava fotoğrafında küçük bitki formu bulunan açık renkli alanda kalması nedeniyle 1957 tarihli memleket haritasında boyama hatası olduğu, taşınmazın 1953 yılında imar ihyasının tamamlanarak 2022 yılına kadar tarımsal amaçlı tarla olarak kullanıldığı, 2021 yılında yapılan kadastro tespit tarihine kadar 60-65 yıla yakın zamandır sürülüp arpa, buğday, çavdar, tütün, vs. ekilmek suretiyle tarımsal amaçlı tarla olarak kesintisiz kullanıldığı; orman sayılan yerlerden olmadığı, orman içi açıklığı olmadığının tespit edilmesi;
taşınmazın nazım veya uygulama imar planı kapsamında olmadığı, davalı ... murisi yönünden belgesiz tespit engeli bulunmadığı" belirtilerek, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5738, K. 2025/7715, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama