KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5827 E., 2025/2348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2013 E., 2024/1433 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/114 E., 2022/85 K.
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında temyize konu 163 ada 21 parsel sayılı 1184,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını ileri sürerek tespitin iptali ve taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "...Keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişileri ile davalı tanıkları genel olarak anlatımlarında dava konusu taşınmazların önceden kullanımsız bir halde iken davalılar tarafından son 5 ila 15 yıllık sürede ağaçlandırarak kullanmaya başladıkları yönünde beyanda bulundukları,keşif tutanağına yansıyan mahkeme gözlemine göre de taşınmazların yoğun engebeli, taşlık halde olduğu, yeni dikildiği anlaşılan ceviz fidanlarının bulunduğu nun anlaşıldığı; müşterek bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların imar ihyasının tamamlanmadığı, tarım toprağı sıfatının oluşmadığı,
1971, 1980, 1992 uçuş tarihli hava fotoğraflarında, 2008-2011 tarihli uydu görüntülerinde taşınmazların doğal yapısında olduğu, kuzeyinde bulunan orman parseli ile toprak yüzeyinin benzer yapıda olduğunun belirlendiği; avalıların ise dava konusu yerde son 20 yıllık süreçte kullanımı olmadığı, netice olarak davalılar lehine 3402 sayılı Kadastro kanunu'nun 14. Ve 17. Maddesinde yer alan koşulların gerçekleşmediği.." gerekçesiyle davanın kabulüne;
çekişmeli taşınmazın davalı adına olan tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına, kadastro tespitindeki yüzölçümü ve tarla niteliği ile tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş olup İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5827, K. 2025/2348, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama