İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/610 K.2024/2407

Taraflar arasındaki kadastro (genel mahkemeden devreden) tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/610Karar2024/2407Tarih3 Nisan 2024Okuma5 dk · 1.045 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/610 E., 2024/2407 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2024
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2010/119 E., 2016/33 K.
Karar
Davanın Kısmen Kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.045 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro (genel mahkemeden devreden) tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 15.03.2023 tarihli ve 2023/1124 Esas, 2023/1493 Karar sayılı ilamıyla, hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Dairemizin onama ilamına karşı davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında, Giresun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 131 ada 2 parsel sayılı 6.359,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/194 Esas ve 2001/157 Esas sayılı dava dosyalarında dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Davacı ... ve müşterekleri vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; 14.04.1960 tarihli ve 54 sıra ile 02.07.1969 tarihli 1 ve 2 sıra numaralı tapu kayıtlarında hissedar olduklarını, davalıların bu kayıtların kapsamındaki taşınmaza müdahale ettiklerini öne sürerek müdahalenin menini istemiştir.

Birleşen dava dosyasının davacısı ..., dava dilekçesinde; Temmuz 1323 tarihli ve 1 sıra numaralı kayıttan gelen Mayıs 1331 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında bulunan taşınmazı hakkında, davalıların belgesizden 14.04.1960 tarihli ve 54, 02.07.1969 tarihli 1 ve 2 sıra numaralı kayıtları ihdas ettirdiklerini, bu taşınmazda davalıların zilyetliği bulunmadığı gibi taşınmazın tapulu olduğunu da bildikleri halde kötü niyetle hareket ettiklerini öne sürerek, davalıların uhdesindeki 14.04.1960 tarihli ve 54, 02.07.1969 tarihli 1 ve 2 sıra numaralı tapu kayıtlarının iptalini istemiştir.

Espiye Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 13.05.2009 tarihli ve 2001/157 Esas, 2009/63 Karar sayılı kararla, " çekişmeli taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı tanzim edildiği ve mahkemenin görevinin sona erdiği " gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Espiye Kadastro Mahkemesi'ne devredilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Çekişmeli taşınmazın davacı tarafın dayandığı 14.04.1960 tarihli ve 54 ile Temmuz 1969 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talepler yönü ile davanın reddine, çekişmeli 131 ada 2 parsel sayılı taşınmazın payları oranında davacı ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.03.2023 tarihli ve 2023/1124 Esas, 2023/1493 Karar sayılı ilamıyla onanmış olup, iş bu onama ilamına karşı davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

Davacı ... ve müştereklerinin dayandığı 02.07.1969 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydının, dava konusu 131 ada 2 parsel sayılı taşınmaza uyduğu dosya kapsamı ile belirlenmiş olup, davacıların karar düzeltme istemleri de; dava dilekçesinde dayanmış oldukları 02.07.1969 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydının kapsamının belirlenmemiş olması nedeniyle, devreden davanın kapsamının da tam olarak belirlenmediği iddiasına ilişkindir.

Dairemizce, 02.07.1969 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydına 05.02.2013 ve 23.08.2013 tarihli teknik bilirkişi raporlarında kapsam tayin edilmekle beraber, mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından sınırların gösterilemediği ve komşu taşınmaz ve dayanak kayıtları göz önüne alındığında, tapu kaydına kapsam tayininin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, hakkında hüküm kurulan taşınmaz dışındaki taşınmazların devreden davanın konusunu oluşturmadığı kabul edilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde, ilk derece mahkemesince 01.02.2013 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler tarafından,

02.07.1969 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydının doğu, batı ve kuzey hududunda yer alan kişilere ait taşınmazlarla ilgili beyanda bulunulduğu ancak bu yerlerin somutlaştırılmadığı, özellikle de " ... " okuyan kuzey hududu için bu kişinin Önallara sattığı yerler olduğu belirtilmekle birlikte, bu yerlerin tam olarak hangi taşınmazlar olduğunun net şekilde ortaya konmadığı, komşu taşınmazlara ait dayanak tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilip, mahalli bilirkişilerin tapu hudutlarına ilişkin beyanlarının komşu taşınmazların dayanağı olan tapu kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmediği,

bu keşifte mahalli bilirkişilerce, tapu kaydının güney hududu olan "...oğlu ... " veya "... oğlu ... " hududunun bilinemediği belirtilmiş ise de, 16.11.2000 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşifte mahalli bilirkişi olarak dinlenen ... 'in, "...oğlu ... " hakkında kendisinin babası olduğunu beyan ettiği, ancak bu yerin kroki üzerinde gösterilmediği anlaşılmaktadır.

Keşif sonrası dosyaya sunulan 05.02.2013 tarihli fen bilirkişi raporu ve 23.08.2013 tarihli fen bilirkişi ek raporunda, 02.07.1969 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydına mahalli bilirkişi beyanlarına göre kapsam tayin edilmiş ise de, mahalli bilirkişi beyanlarının komşu taşınmazlara ait tutanak ve dayanakları olan kayıtlarla denetlenmemiş olması nedeniyle, yapılan bu belirlemenin de yeterli olduğunun kabulü mümkün değildir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazları iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler, tespit bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılarak,

davacının dayandığı 02.07.1969 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı, mevki ve hudutları tek tek okunmak suretiyle yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarında hudut olarak belirttikleri yerleri somut şekilde göstermeleri istenmeli, 16.11.2000 tarihli keşifte mahalli bilirkişi olarak dinlenen ... 'in özellikle tapu kaydının güney hududuna ilişkin beyanı da sorularak aydınlatılmalı, fen bilirkişisine tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri,

denetime elverir şekilde düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli; buna göre, tapu kaydı uygulaması ve tapu kaydının kapsamı, tedavülleriyle birlikte dosya arasına getirtilecek tüm komşu taşınmazların kadastro tespitlerine ilişkin tutanaklar ve dayanak kayıtlarla denetlenmeli;

belirtilen şekilde yapılan tapu uygulaması neticesinde dayanak tapu kaydının kapsamının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesinden sonradayana tapu kaydının kapsamında kalan taşınmazlara ait kadastro tutanak asılları dosyaya getirtilerek bu taşınmazlar davalı hale getirilmeli, eldeki davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27 nci maddesi gereğince aktarılan dava olması ve bu nedenle davada anılan Kanun' un 30/2 nci maddesi uyarınca resen araştırma ilkesinin geçerli olması nedeniyle Hazinenin de davaya dahil edilmesinden sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan ve aktarılan davanın kapsamı tereddütsüz olarak doğru bir şekilde belirlenmeden karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz incelemesisırasında hükmün bu nedenlerle bozulması gerekirken, maddi hataya dayalı olarak onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ... ve müşterekleri vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.03.2023 tarihli ve 2023/1124 Esas, 2023/1493 Karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi hükmünün BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/610, K. 2024/2407, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/610
Karar No
2024/2407
Tarih
3 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/611 K.2024/4266
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/612 K.2024/4272
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/612 K.2024/3702
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/612 K.2024/1162
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/613 K.2024/4262
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/614 K.2024/4705

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.