İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk DairesiEsas: 2024/6334Karar: 2025/3473Tarih: 6 Mayıs 2025

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6334 K.2025/3473

Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

8. Hukuk Dairesi 2024/6334 E. , 2025/3473 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1892 E., 2024/1020 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/657 E., 2021/337 K.

Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddi ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle dava konusu 125 ada 4 parsel yönünden davanın usulden reddine, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu köyünde kain 125 ada 1 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz 2010 yılından beri ...................... tarafından fındık bahçesi olarak kullanılmaktadır.'' şerhiyle ve tarla niteliğiyle 837,42 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına, 125 ada 2 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.İş bu taşınmaz 1990 yılından beri ......... oğlu ... tarafından fındık bahçesi olarak kullanılmaktadır." şerhiyle ve tarla niteliğiyle 2.001,22 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına, 125 ada 3 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz 1973 yılından beri ... kızı ... tarafından fındık bahçesi olarak kullanılmaktadır.'' şerhiyle ve tarla niteliğiyle 2.849,76 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına, 125 ada 4 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.İşbu taşınmaz 2009 yılından beri ...............l oğlu ... tarafından fındık bahçesi olarak kullanılmaktadır.'' şerhiyle ve tarla niteliğiyle 2.768,23 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına, 125 ada 5 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine," 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.İşbu taşınmaz 1985 yılından beri ... kızı ... tarafından fındık bahçesi olarak kullanılmaktadır.'' şerhiyle ve tarla niteliğiyle 2.035,20 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına,125 ada 7 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine," 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.İşbu taşınmaz 1980 yılından beri ... oğlu ... tarafından fındık bahçesi olarak kullanılmaktadır.'' şerhiyle ve tarla niteliğiyle 2.351,14 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...................köyünde kain 125 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 7 parsel sayılı taşınmazların 2/B arazisi vasfıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, taşınmazlarda davacılara miras hakları oranında 2.140 m² alanın bırakıldığını ancak kadastro tespitlerinde miras haklarına uyar şekilde davacılar adına tespit yapılmadığını ileri sürerek, davacıların miras payları oranında 2/B kadastro tutanağının beyanları hanesindeki hak sahipliği ve zilyetlik şerhlerinin ve tespitlerinin iptali ile davacıların miras payı oranında çekişme konusu taşınmazlarda hak sahibi olduğunun kadastro tutanağının beyanlar hanesinde ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde şerhini talep etmiştir.

Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; " .... kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilmede belirleyici kıstas mirasçılık sıfatı değil, fiili kullanım durumudur. Davacılar, davalıların kardeşi ...............ın çocukları olup, mahalli tanıkların beyanından da anlaşıldığı üzere, davacılar dava konusu taşınmazların olduğu köyde yaşamamış, annelerinin evlendikten sonra yerleştiği Bolu'da büyüdükleri anlaşılmıştır. Her ne kadar, davacı tanığı ..., eşinin dayısının taşınmazdaki fındığı kendi adlarına (davacılar) topladığı beyanıyla bir nevi hukuki zilyedlik sorunsalı doğmuş ise de, kanunda açıkça fiili kullanıma önem verileceği belirtilmiştir. Kaldı ki, bu tanığın beyanı ile diğer davacı tanığının beyanları arasında da çelişki oluşmuştur. Davacı ...'nin eşi tanık .............., 2017 yılında fındık topladıklarını beyan etse de diğer tanık kendilerini fındık toplarken hiç görmediğini beyan etmiştir. Bu köyde yaşayan tanık ..........'in taşınmazda fındık toplayan diğer kişilerden haberdar olmasına rağmen davacılardan haberdar olmaması, beyanları bütün olarak ele alındığında, pek olası görülmemiştir. Ayrıca, kadastro çalışmalarının yılı itibariyle de davacıların fiili kullanım iddiası ikna edici bulunmamıştır. Yargılama giderleri bakımından; dava nitelik olarak tapu iptali davası olmayıp, tespit davası niteliğinde olduğundan, nisbi oran üzerinden harç ikmaline gerek görülmemiş vekalet ücreti de ona göre karara bağlanmıştır. Sonuç olarak, davacıların taleplerini fiili kullanıma değil mirasçılık hakkına dayandırmaları, 3402 sayılı Kadastro Kanununa 5831 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında dikkate alınacak hususun mirasçılık değil fiili kullanım durumu olması, davacıların taşınmazları fiilen kullandıklarını ispat edememeleri ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; ‘’...Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin düzeltilmesine yönelik olarak açılmıştır. 1- Dava konusu 125 ada 4 parsel yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Davacılar vekili dava dilekçelerinde dava konusu taşınmazın muris ...'dan geldiğinden müvekkillerinin miras payı oranında tescil istemiyle dava açmışlardır. Bu hale ve iddianın ileri sürülüş biçimine ve davacı tarafların özellikle dava konusu çekişmeli taşınmazın miras bırakan ...'den gelip paylaşılmadığını ileri sürmesine göre davacıların miras hakkına dayalı olarak elde ki davayı açtığı ve muris ...'un ölüm tarihi itibariyle terekesinin 4721 sayılı TMK'nın 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu kuşkusuzdur. Somut olayda,125 ada 4 parsel sayılı taşınmazın şerh sahibi ..., babası .............hayatta olduğundan muris ... mirasçısı sıfatı bulunmayıp bir başka ifade ile murisin terekesine karşı 3. kişi durumundadırlar. Muris ...’un terekesi elbirliği hükümlerine tabi olduğu kuşkusuzdur. Bu mülkiyet şeklinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp hakları terekenin tamamını kapsamaktadır. Terekeye dahil bir taşınmaz için bir mirasçı diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına şerhin düzeltilmesi istemi ile dava açabilir ise de aynı taleple 3. kişiye karşı açılan davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Miras payının adına tescili istemiyle dava açamaz. Hal böyle olunca davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu hususa riayet edilmeyerek kamu düzenine aykırı hareket edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereğince kamu düzenine aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından resen gözetilmesi gerektiği dikkate alındığında anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,bu parsel yönnüden istinaf talebinin reddine; 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden karar verilmesi gerekmekle aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur. 2-Diğer parseller yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif,keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ile duruşmada dinlenen davacı tanıkları ile sabit olduğu üzere dava konusu parsellerin davacı ile davalıların ortak murisi ...'dan geldiği, özellikle davacı tanıkların beyanlarına göre muris ... öldükten sonra mirasçılarının yerleri taksim ettiği, bu taksim doğrultusunda davacının kullandığı yer olduğu, davacı tarafından taksim sonucu kendisine düşen taşınmaz yönünden dava açmadığı gibi kendisine düşen taşınmazın kullanımının imkansız olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığı, taraflar arasında taksimin bozulduğuna dair bir delil olmadığı, taksim sonucunda eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 15.maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nın taleple bağlılık ilkesi başlıklı 26/(1) maddesine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu hususa riayet edilmeyerek kamu düzenine aykırı hareket edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereğince kamu düzenine aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından resen gözetilmesi gerektiği dikkate alındığında anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği..." belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile hükmün kaldırılarak, yeniden hüküm kurmak suretiyle, çekişme konusu 125 ada 4 parsel yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer dava konusu parseller yönünden ise davanın reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6334, K. 2025/3473, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

  • Mercii: Yargıtay
  • Daire: 8. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2024/6334
  • Karar No: 2025/3473
  • Tarih: 6 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6335 K.2025/3847
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6349 K.2025/3804
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6350 K.2025/3887
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6354 K.2025/3945
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6355 K.2025/3946
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/6356 K.2025/8453

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.