KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/6562 E., 2025/4283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1730 E., 2024/1682 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/163 E., 2022/231 K.
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil /zilyetlik şerhi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın ddavacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında .......... Mahallesi, 620 ada 4 parsel sayılı 450,00 metrekare yüzölçümlü bahçe vasıflı taşınmaz 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak kullanıcısız olarak Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı vekili ; 620 ada 4 parselde kayıtlı taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, tescil kararının verilememesi halinde davacının kullanıcı olarak tespiti ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine davacının adının yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacı tarafından Milli Emlak Müdürlüğüne yapılan başvuruda, taşınmazda hak sahipliği olmadığından satışının yapılmadığının bildirildiği ve tespit tarihi itibarıyla davacının fiili kullanımında olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazda davacının herhangi bir şekilde fiili kullanımının bulunmadığı, hatta davacının taraf olmadığı İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 2010/71 Esas sayılı ilamında da taşınmaz üzerinde fiili kullanımı gösterir herhangi bir unsur saptanamadığının bildirildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hükme karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6562, K. 2025/4283, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama