KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/6722 E., 2025/2994 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/813 E., 2024/1439 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/15 E., 2023/10 K.
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma istemi nitelikten ret edilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain davacı adına kayıtlı bulunan 1059 ada 20 parsel sayılı ve 6.880,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uygulaması sonucu 5.998,11 m² yüzölçümüyle, davalı adına kayıtlı olan 1059 ada 2 parsel sayılı ve 3.280,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın ise 3.285,56 m² yüzölçümüyle tespit edildiğini, davacının sınırlarının davalı taşınmazı lehine değiştiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; "... tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, taşınmazlar arasındaki müşterek sınır hattında, iddia konusu kurumuş eski ark yatağının bir kısmının üzerinin kısmen sonradan bozulduğu beyan edilen kıyı denilen çalılarla ve tonç taşlarla, kısmen de yaşları itibariyle tesis tarihinden sonrasını işaret eden ağaçlarla kaplı bulunması ve uygulanan tapu kayıtları ile tesis paftasında müşterek sınır hattının ark olduğuna dair bir belirtme yapılmamış olması karşısında,
ihtilaf konusu sınır hattında tesis kadastrosu tarihinden itibaren sabit ve değişmemiş nitelikte bir sınır hattının bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu anlamda müşterek sınır hattının tesis kadastrosu tarihinde zeminde ölçülen ve sınırlandırma, ölçü veya tersimat hatası içermeyen,
alan hesabındaki hatanın da giderilmesinden sonra teknik belgelerine göre yeniden belirlenen tesis kadastrosu sınırlarına göre geçerli sınır tipinde belirlenmesi gerektiği ve eski ark yatağının hangi taşınmaz sınırları içerisinde bırakılması ve hangi tarafın ne şekilde kullanacağına ilişkin hususunun ise mülkiyet ihtilafına ilişkin olup uygulama kadastrosuna itiraz davalarında ileri sürülemeyeceği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 44,24 m²'lik alanın 1059 ada 2 parselden ifrazına, 1059 ada 20 parsele eklenmesi suretiyle tesciline karar verilmiş,
hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6722, K. 2025/2994, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama