KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/6833 E., 2025/7312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1267 E., 2024/1505 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/692 E., 2023/889 K.
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucunda, Sinop ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 36.452,01 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 18. maddesi uyarınca Hazine adına tespit ve 29.05.2008 tarihinde tescil edilmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi olan...'nin 1970'li yıllarda dava dışı 3. kişiden taşınmazı satın aldığını ve bedelini ödediğini, murisin 1970 yılından sonra satın aldığı taşınmazı ekip biçerek zilyetliğinde bulundurduğunu, ... ... köyünün kadastro çalışmaları sırasında 1 01... parsel numarası ile ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, müvekkillerinin murisinin dava konusu taşınmaza ait emlak beyannamelerini verdiğini, zilyetliklerinin aralıksız olarak sürdüğünü ileri sürerek, dava konusu taşınmazın keşif sırasında belirlenecek olan Hazine adına ait kısmının tapu kaydının iptali ile, müvekkilleri adına 1/3'er hisse oranında tapuya tesciline, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; tapusuz taşınmazların menkul hükmünde olduğunu, bu nedenle davacının önceki zilyedi arasında zilyet devrine ilişkin maddi delil sunması gerektiğini, bilindiği üzere zilyetlik devrinde malik mülkiyet akdini devrettiğinden zilyet olan malikin şekle uymadan yapmış olduğu satım akdinin geçersiz kılındığını, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre zilyetlik devirlerinin maddi delillere dayandırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " muris ... ile ilgili 40/100 dönüm belgesizden araştırmanın yapıldığı ve bir maninin bulunmadığı, orman bilirkişi raporu ile taşınmazın Devlet ormanı sayılmayan yerlerden olduğu, jeodezi ve fotogrametri mühendisinden alınan raporda hava fotoğrafları üzerinde yapılan inceleme ile imar ihyanın 1990 yılından evvel tamamlandığı,
bu raporda 1990 yılından bir önceki hava fotoğrafının 1968 tarihli olması ile mahalli bilirkişi anlatımları nazara alındığında imar-ihya için gerekli 20 yıllık sürenin dolduğu ve kazanma koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, Sinop ili ... ilçesi ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın 10.05.2019 tarihli fen bilirkişileri... ve... imzalı raporunda (B) harfi ile gösterilen 15.884,42 m²lik kısmının Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile, 1/3 hisse oranında davacılar ..., ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolduğunu, aynı zamanda görev, yetki, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak, tesis kadastrosunda sırasında taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini ve zilyetlik şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Her ne kadar jeodezi ve fotogrometri, orman ve ziraat bilirkişilerden alınan raporlarda dava konusu taşınmazın 10.05.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 15.884,42 m²lik kısmının imar-ihyasının 1990 yılından önce tamamlandığı belirtilmişse de 1990 yılı hava fotoğrafı ve 2011 tarihli ortofoda çıplak gözle yapılan denetimde, taşınmazın kullanıldığı iddia edilen kısımlarının, taşınmazın diğer kısımları ile ilgili bir fark görülmediğinden, 2 jeodezi ve fotogrometri mühendisi ile 1 ziraat mühendisi bilirkişiler eşliğinde yeniden taşınmazın başında keşif yapılarak,
tereddüte yer verilmeyecek şekilde taşınmaz bölümünün kullanılıp kullanılmadığı, imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, dava konusu taşınmaz bölümünün komşu parseller ve (A) harfi ile gösterilen 20.567,59 m² yüzölçümlü kalan kısmı arasındaki bitki örtüsünün cinsi, yaşı ve dağılımı karşılaştırılarak farklılık oluşmamasının sebebi belirtilerek ve dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde onaylanan bir imar planı bulunup bulunmadığı araştırılarak, alınan raporla oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR: Yukarıda açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6833, K. 2025/7312, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama