KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/696 E., 2024/4692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü;
KARAR
Kadastro sırasında, Samsun ili Asarcık ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 170 ada 11 ve 174 ada 3 parsel sayılı 3.766,70 ve 1.478,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Hazinedar ... Vakfına ait 1228 tarihli vakfiye hudutnamesinin kapsamında kalmakta olup, vakıf mallarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisaplarının mümkün bulunmadığı belirtilerek Hazinedar ... Vakfı adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların vakıf malı olmayıp, dedesinden babasına, babasından da kendisine kaldığını, 50–60 yılı aşkın süredir zilyetliklerinde olduğunu ileri sürerek taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; " 20. Hukuk Dairesince, tespit maliki Hazinedar ... ...
Vakfının gayri sahih vakıf olduğuna ve taşınmazların vakfiye kapsamında kalmadığına değinilerek zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasına yönelik olarak hükmün bozulmasına karar verilmiş olup, bozma ilamına uyulduğuna göre tespit maliki Hazinedar ... ... vakfının gayri sahih vakıf olduğu ve dayanılan vakfiyenin de taşınmazları kapsamadığı hususunda davacı taraf yararına usuli müktesep hak oluştuğu kuşkusuzdur.
Diğer yandan, dosya kapsamı ile de Hazinedar ... ... Vakfının sahih vakıflardan olduğu ve dayandığı vakfiyenin çekişmeli taşınmazları kapsadığı somut olarak ortaya konulamadığı gibi, taşınmazda davacı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği de belirlenmiştir.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne ve çekişmeli 170 ada 11 ve 174 ada 3 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile çekişmeli 170 ada 11, 174 ada 3 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/696, K. 2024/4692, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama