KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/1289 E., 2025/7782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/18 E., 2024/20 K.
Karar Metni
971 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... ve arkadaşları ile müdahil ... Değerler Ticaret AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; davalı ... vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istemi üzerine kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacı ... ve arkadaşları ile müdahil ... Değerler Ticaret AŞ vekili Avukat ...., karşı taraftan davalı ... vekili Avukat ... ile dava dışı tapu maliki ... vekili Avukat ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Muğla ili .... ilçesi... köyü çalışma alanında bulunan 1 57... parsel sayılı 1.225,78 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından tapu kaydına dayalı olarak davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve müdahalenin men'i davası, davaya konu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında ... Değerler Ticaret AŞ vekili, davacı ... ve müştereklerinin tapudan gelen bir kısım paylarını satın aldıklarını ileri sürerek, şirket payının adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde, kadastro tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen karar, Dairemizin 15.12.2021 tarihli ve 2021/15257 Esas, 2021/12545 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... dava konusu 1 57... parsel sayılı taşınmazın... köyünde bulunduğu, davacı ... ve arkadaşlarının dayandıkları... ve .... mevkili tapu kayıtlarının sınırlarının tamamının gayri sabit hudutlu olup bu sınırlar geniş alanları ifade ettikleri gibi, bu sınırlar arasında kullanılması mümkün olmayan deniz, dağ, dere, orman, ırmak, tepe gibi yerlerin bulunduğu,
çekişmeli taşınmazın da ancak her biri geniş alan içeren sınırlarda hayali bir nokta alınmak suretiyle ve yine hayali düz çizgilerle sınırları birleştirilebilen alanda kaldığı anlaşılmakta ise de, bu hayali çizgilerle birleştirilen alanın tapu kayıtlarının miktarının 20 katından çok daha fazla bir alanı kapsadığı, sabit bir sınırı bulunmadığından tapu kayıtlarına miktarıyla geçerli olacak şekilde kapsam tayin edilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece, davacılar ... ve arkadaşları ile adı geçenlerden pay satın almak suretiyle müdahil olan ...
Değerler Ticaret AŞ'nin, .... köyü çalışma alanında tespiti yapılan ve dava konusu edilen taşınmazın miktarıyla geçerli tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davalarının reddine; taşınmazın davalı ...’ın dayandığı tescil ilamı ile oluşan Ekim 1985 tarihli ve 24 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı bozma öncesi yapılan keşif ve alınan raporlarla belirlendiğinden davalı adına tesciline, dosya arasına gönderilen belgelerden taşınmazın 2. derece doğal sit alanında kaldığı anlaşıldığına göre bu hususun da beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; ".......mevkili tapu kayıtlarının sınırlarının tamamının gayri sabit hudutlu olup bu sınırların geniş alanları ifade ettikleri gibi, bu sınırlar arasında kullanılması mümkün olmayan deniz, dağ, dere, orman, ırmak, tepe gibi yerlerin bulunduğu, ancak her biri geniş alan içeren sınırlarda hayali bir nokta alınmak suretiyle ve yine hayali düz çizgilerle sınırlarının birleştirilebildiği,
bu hayali çizgilerle birleştirilen alanın tapu kayıtlarının miktarının çok üzerinde ve kapsamı itibariyle tutarsız ve bölge şartlarına göre gerçek olma ihtimali olmayan bir alanı kapsadığı, sabit bir sınır bulunmadığından tapu kayıtlarına miktarıyla geçerli olacak şekilde kapsam tayin edilmesi mümkün bulunmadığından davacı ... ve arkadaşları ile adı geçenlerden pay satın almak suretiyle müdahil olan ...
Değerler Ticaret AŞ'nin, .... köyü çalışma alanında tespiti yapılan ve dava konusu edilen taşınmazın miktarıyla geçerli tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını ispatlayamadıkları, davalının tutunduğu, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.03.1976 tarihli ve 1975/258 Esas, 1976/44 Karar sayılı kararına istinaden; ... ... adına tescil edilip satışla ...'a geçen tapu kaydının, davaya konu taşınmaza sınırlar ve miktar itibarı ile uyduğu, keşif sırasında yapılan uygulama ile bu durumun sabit olduğu;
taşınmazın davalı ...’ın dayandığı tescil ilamı ile oluşan Ekim 1985 tarihli ve 24 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği..." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 57... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki vasıfla davalı ... adına tapuya tesciline, taşınmazın 2. derece doğal sit alanında kaldığının tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları ile müdahil ...
Değerler Ticaret AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, işin esasına girilerek karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; dava konusu 1 57... parsel sayılı taşınmaz, İlk Derece Mahkemesince verilen 11.09.2019 tarihli davanın kabulüne dair kararın hatalı kesinleştirilmesi sonucu tapuya tescil edilmiş ve bu karar, Dairemizin 15.12.2021 tarihli ve 2021/15257 Esas, 2021/12545 Karar sayılı kararıyla bozulmuştur. Ancak; bu esnada eldeki dava derdest iken, taşınmaz adına tescil edilen müştereklerden müdahil ... Değerler Ticaret AŞ payının icra yoluyla satış sonucu dava dışı ...'e kayden intikal ettiği dosya içerisinde yer alan kayıtlardan anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125. maddesinde, dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devri halinde yapılacak usuli işlemler düzenlenmiş ve Kanun'un 125/2. maddesinde, "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder..." hükmüne yer verilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun'un 125/2. maddesi gereğince işlem yapılarak, dava konusu taşınmaz payını devralan ... yöntemince davaya dahil edilmeli, bu şekilde taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1289, K. 2025/7782, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama