İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1530 K.2025/5470

Taraflar arasında görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında davalı tarafça yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına dair ilama karşı…

Esas2025/1530Karar2025/5470Tarih10 Eylül 2025Okuma6 dk · 1.189 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2025/1530 E., 2025/5470 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Eylül 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/353 E., 2024/362 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.189 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında davalı tarafça yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına dair ilama karşı direnme kararı verilmiş, bu karar hakkında davalı tarafça yapılan temyiz itirazı üzerine Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme neticesinde direnme kararının özel daire kararında belirtilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan, eski 447 parsel sayılı 5273 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2 84... parsel numarasıyla ve 4.538,10 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı adına tapuda kayıtlı bulunan eski 448 parsel sayılı 6.407 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 2 84... parsel numarasıyla ve 7.313,40 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... vekili; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait taşınmaz ile davalıya ait komşu taşınmaz arasındaki sınırın hatalı tespit edilmesi nedeniyle davacıya ait taşınmazın yüzölçümünün azaldığını açıklayarak, davalıya ait taşınmazdan 735 metrekarelik kısmın iptalini, davacı adına kayıtlı taşınmaza eklenmek suretiyle tescilini talep etmiştir. Davacının vefatı üzerine davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, "...Davacı kadastro yenilemesi sırasında davalı taşınmazının kendi taşınmazı aleyhine genişletecek şekilde ortak sınırda değişiklik yapıldığı iddiasıyla düzeltme isteğinde bulunmuş, taraf teşkili sağlanmış, kanıtlar toplanmış, temel kadastro ve yenilemeye ilişkin tutanaklar ve tapu kayıtları getirilmiş, keşif icra edilmiş,

alınan fen bilirkişisi ek raporunda belirlenen 777,53 m²lik kısmın davacı taşınmaz aleyhine davalı taşınmazı lehine olmak üzere ilk tesis kadastrosuna farklı olarak düzenlendiği belirlenmiş ve bu şekilde oluşan alan değişiklikleri gösterilmiş olup dosya kapsamından Kadastro Kanun'un 22. maddesi ve Tapulama ve Kadastro Paftaların Yenilenmesi Hakkındaki Kanunu'nun 4. maddesinde yenileme esasları belirlenmiş, buna göre maliklerin ve sınırların değiştirilemeyeceği esası getirtilmiş olmakla..." gerekçesiyle davanın kabulüne,

dava konusu 2 84... parselde tapuya kayıtlı taşınmazın 20.11.2013 havale tarihli fen bilirkişi ek raporunda belirlenen 777,53 metrekarelik kısmının ifrazı ile bu kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline, davacı adına kayıtlı 2 84... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine ve davacı ... adına bu şekilde tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2014/19463 Esas ve 2014/14043 Karar sayılı ilamla "...Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu,

Mahkemece eksikliğin ne sebeple doğduğu konusunda fen bilirkişisinden rapor alınmış ise de, bilirkişinin 27.09.2013 tarihli raporunda tesis kadastrosu sırasında zeminde doğru okunan poligonların yanlış tersimi sonucu hatanın meydana geldiği, uygulama kadastrosu ile yapılan ölçümün doğru olduğu belirtildiği halde ek raporunda taşınmazın miktarındaki 777,53 metrekarelik eksikliğin, tesis kadastrosu sırasında davacıya ait eski 447 (yeni 2 84... sayılı) parsel içinde kaldığı belirtilmiş, mahkemece de bilirkişi raporları arasındaki aykırılık giderilip uyuşmazlığın mülkiyete yönelik mi olduğu,

uygulama kadastrosundan mı kaynaklandığı belirlenmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olduğundan yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı.." gerekçesiyle bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; "...Davacı kadastro yenilemesi sırasında davalı taşınmazının kendi taşınmazı aleyhine genişletecek şekilde ortak sınırda değişiklik yapıldığı iddiasıyla düzeltme isteğinde bulunmuş, taraf teşkili sağlanmış, kanıtlar toplanmış, temel kadastro ve yenilemeye ilişkin tutanaklar ve tapu kayıtları getirilmiş, keşif icra edilmiş,

alınan fen bilirkişisi ek raporunda belirlenen 777,53 m²lik kısmın davacı taşınmaz aleyhine davalı taşınmazı lehine olmak üzere ilk tesis kadastrosuna farklı olarak düzenlendiği belirlenmiş ve bu şekilde oluşan alan değişiklikleri gösterilmiş olup dosya kapsamından Kadastro Kanunu'nun 22. maddesi ve Tapulama ve Kadastro Paftaların Yenilenmesi Hakkındaki Kanunu'nun 4. maddesinde yenileme esasları belirlenmiş, buna göre maliklerin ve sınırların değiştirilemeyeceği esası getirtilmiş olmakla,

yenileme ile oluşan dava konusu taşınmaza ilişkin sınırların dava konusu olan davacı parseli aleyhine davalı parseli lehine olan fen bilirkişi raporunda gösterilen 777,53 m²lik alanın davacı parseline katılarak tapu kaydının düzeltilmesine karar vermek gerektiğinden mahkememizin 26.12.2013 tarihli ve 2013/34 Esas, 2013/664 karar sayılı kararında bir isabetsizlik olmadığı.." gerekçesiyle direnme kararı verilmiş; direnme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 2017/(16)8-2743 Esas ve 2021/990 Karar numaralı ilamıyla "...Somut olaya gelince;

davacı ... ..., uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği iddiasına dayanarak dava açtığı, Mahkemece eksikliğin ne sebeple doğduğu konusunda fen bilirkişisinden rapor alınmış ise de, fen bilirkişi tarafından düzenlenen 27.09.2013 tarihli raporda tesis kadastrosu sırasında zeminde doğru okunan poligonların yanlış tersimi sonucu hatanın meydana geldiği,

uygulama kadastrosu ile yapılan ölçümün doğru olduğu belirtildiği hâlde, 20.11.2013 tarihli ek raporda, taşınmazın miktarındaki 777,53 m²lik eksikliğin, tesis kadastrosu sırasında davacıya ait eski 447 (yeni 2 84... sayılı) parsel içinde kaldığının ifade edildiğinin görüldüğü bu durumda davacı parselinde meydana gelen yüzölçümü eksikliğinin uygulama kadastrosundan mı,

mülkiyete ilişkin bir ihtilaftan mı kaynaklandığı hususunda tereddüt hasıl olduğundan bu durumun açıklığa kavuşturulması gerektiği..." gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı sonrası yapılan yargılama neticesinde; "...Direnme üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/09/2021 tarihli ve 2017/(16)8-2743 Esas, 2021/990 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; harita mühendisi bilirkişilerinden aldırılan 26.04.2024 tarihli ek raporda. 1973, 1976, 20 12... tarihli hava fotoğraflarındaki 2 84... ve 6 parsellerin müşterek sınırındaki bitki örtüsü ve sınırda bulunan ağaçlar incelendiğinde.

1973 yılından tesis kadastrosu çalışmalarına en yakın tarih olan 1976 yılı hava fotoğrafı da dahil 2022 yılına kadar kullanım olarak büyük sayılabilecek bir değişikliğin olmadığı, kot farkının ve ağaçların görüldüğü iki parsel arasındaki sınırın yenileme kadastrosunda belirlenen sınır ile uyumlu ve kadimden beri değişmeyen sabit sınır niteliğinde olduğu,

keşif sırasında hazırda bulunan bilirkişilerinde yenileme kadastrosunda belirlenen sınırların iki parsel arasındaki sınırı oluşturduğunu beyan ettiklerinden yapılan ölçümlerin büroda değerlendirilmesi sonucu arazide ölçülen kazık ve kaş sınırları ile yenileme kadastrosunda belirlenen sınırların uyumlu olduğunun anlaşıldığı, uygulama kadastrosu (22/a) çalışmalarının doğru yapıldığının bildirildiği anlaşılmakla, bilirkişi ek raporunun verilecek hükme esas alındığı,

bilirkişi ek raporu doğrultusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma ilamında açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılmakla, ek raporla tüm çelişkiler giderilerek uyuşmazlığın uygulama kadastrosundan kaynaklanmadığının belirlendiği, bu haliyle uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı, mülkiyet ihtilafına ilişkin uyuşmazlığın da uygulama kadastrosuna ilişkin davada görülemeyeceği " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1530, K. 2025/5470, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1530
Karar No
2025/5470
Tarih
10 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1530 K.2025/12173
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1531 K.2025/12174
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1532 K.2025/11898
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1532 K.2025/6034
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1533 K.2025/3166
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1533 K.2025/12303

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.