İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3431 K.2025/7395

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2025/3431Karar2025/7395Tarih9 Aralık 2025Okuma6 dk · 1.159 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2025/3431 E., 2025/7395 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Aralık 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/29 E., 2025/203 K.
İlk derece mahkemesi
Gazipaşa Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2024/71 E., 2024/89 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.159 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalılar ... ve ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ... ve ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Antalya ili ... ilçesi ...

Mahallesi çalışma alanında, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 22... parsel sayılı, 2.563,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesi (A) harfi ile gösterilen 1.631,96 m²lik kısmının 1/2 şer hisselerle ... ve ... zilyetliğinde bulunduğu, (A) harfi ile işaretli kısmın içerisindeki (C) harfi ile işaretli ev ve (D) harfi ile işaretli ahırın ... evlatları ... ve ...'a ait olduğu,

(A) harfi ile işaretli kısım içerisinde (F) harfi ile gösterilen ahırın ... oğlu ...'a, (G) harfi ile gösterilen ahırın ... oğlu ...'a ait olduğu, (A) kısmı içerisindeki (E) harfi ile gösterilen evin 1. katının ... oğlu ...'a, 2. katının ... oğlu ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacılar dava dilekçesinde; taşınmazın (A) harfi ile işaretli 1.631,96 m² yüzöçümündeki bölümünün müşterek muristen intikal ettiği iddiasına dayanarak, miras bırakan adına şerh verilmesini talep etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "..Dava konusu taşınmazın evvelinde davacı ve davalıların babası olan ...'dan kaldığı, kök muris ...'ın vefatından sonra dava konusu taşınmazı davalılar kullanmış ise de alınan beyanlarla sabit olmakla kök murisin terekesi usulüne uygun olarak taksim edilmediği ve taraflar arasında da ölümünden sonra kullanım konusunda anlaşmazlık olduğu, davalı tarafların kullanımına davacı tarafların itiraz ettiği anlaşılmakla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 701 ve devamında da belirtildiği üzere murisin ölümüyle terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu,

elbirliği mülkiyetinde de mirasçılardan birinin kullanımının herkes adına olduğu kabul edildiğinden davalıların kullanımı da bütün mirasçılar adına olduğu ve davacıların davalarını ispatladığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 22... parsel sayılı taşınmaz, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.

Taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.631,96 m²lik kısmı 2000 yılından itibaren muris ... vefatı ile mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ... kullanımındadır." şeklindeki ibarenin tapunun beyanlar hanesine şerh vermek ve beyanlar hanesindeki diğer şerhlerin aynen korunması suretiyle taşınmazın tespit gibi tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş;

hükme karşı, davalılar ... ve ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalılar ... ve ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacıların davalarını ispat ettiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de verilen karar, dosya kapsamına ve kanuni düzenlemelere uygun bulunmamaktadır.

Davacılar; dava konusu taşınmaz bölümünün tarafların miras bırakanından intikal ettiği iddiasına dayanarak miras bırakan adına kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlar; davalılar ise miras bırakan ...'ın sağlığında 2000 yılında kendilerine bağışladığı ve taşınmazlar üzerinde fiili kullanımın da bu tarihten beri davalıların zilyetliğinde olduğunu savunmuşlardır. Dosya kapsamından taşınmazın öncesinin miras bırakan ...'a ait olduğu sabittir.

Mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen tespit bilirkişileri ... .... ve ... ...'in, tespit sırasında miras bırakan ...'ın sağ olduğunu ve dava konusu taşınmazın kullanımı ile ilgili muhtar... ...'e beyanda bulunduğunu bildikleri yönünde beyanda bulunmuşlar; tespit tutanağında muhtar sıfatıyla imzası bulunan ...'in yine keşif sırasında alınan beyanında tespit sırasında dava konusu taşınmazın kullanımı ile ilgili ...'ın yanına gittiğini ve taşınmazın davalılar adına tespit edilmesi gerektiğini söylediği yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yine dosya arasında, davalı ... hakkında Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/235 Esas ve 2018/163 Karar sayılı dosyası ile dava konusu taşınmaz hakkında kesinleşmiş orman kadastrosu içerisinde işgal ve faydalanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamında bulunan bu bilgiler değerlendirildiğinde; miras bırakanın dava konusu taşınmazı davalılara hibe ettiği anlaşılmakta olup, burada tartışılması gereken husus, miras bırakanın davalılara yaptığı bağış ile zilyetliğin davalılara geçip geçmediği konusunda toplanmaktadır. Dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı, menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle taraflar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.

Kısa elden teslim, bir eşyayı -somut olayda tapusuz taşınmazı- feri zilyet sıfatıyla elinde tutan kişinin asli zilyetle arasındaki anlaşmaya dayanarak asli zilyetliği kazanması halidir.

Böylece kısa elden teslim yoluyla zilyetliğin teslimsiz kazanılması mümkün olup; davalılar ve miras bırakanın, miras bırakanın ölüm tarihine kadar birlikte oturduğuna göre, somut olayda kısmen kısa elden teslimin varlığını ve davalılara miras bırakanları tarafından yapılan bağış ile zilyetliği de kazandığının kabulü gerektiği, keza miras bırakanın tespit tarihinde sağ olduğu ve Covid-19 salgını nedeniyle dört ay süreyle (13.03.2020-16.07.2020) askı ilanında kalan tutanağa ölüm tarihi olan 27.06.2020 tarihine kadar itiraz da etmediğinin anlaşıldığına göre, İlk Derece Mahkemesince bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,

dosyaya uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava; kullanım kadastrosuna itiraz davasıdır.

Davacılar dava dilekçesi ile dava konusu 22... sayılı parselin babalarından kaldığını, hep birlikte kullandıklarını, kendilerinin de hakları olduğunu, kendi paylarının kendi adlarına yazılması gerektiğini belirttikleri, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların dava konusu taşınmazı eskiden beri ..., eşi ve ailesinin hep birlikte kullandıklarını, (C) harfi ile gösterilen ev ve bir kısım bahçenin ise ....’ın fiili kullanımında olduğunu beyan ettikleri, mahalli bilirkişi...’nın beyanında ise tespit yapacakları zaman eve çıkarak evde hasta olan ...'a dava konusu taşınmazı kimin adına yazmaları gerektiğini sorduğunu,

...’ın ise oğulları adına yazmasını istediğini, buna istinaden davalılar adına yazıldıklarını beyan ettiği, ...’ın tespitten üç ay sonra vefat ettiği, böyle bir beyanın olup olmadığının diğer tespit maliklerince doğrulanmadığı, kaldı ki özgür iradesiyle böyle bir beyanda bulunup bulunmadığının da tespit edilemediği, diğer tespit maliklerinin bunu bizzat duymadıklarını, davacılardan bir tanesinin ise babasıyla konuştuğunda dava konusu taşınmazın kendi adına yazıldığını beyan ettiğini söylediğini, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde olduğu gibi ...’ın çocukları arasında bir taksim olmadığı,

evleninceye kadar kızlarının da dava konusu taşınmazı kullandıkları, davacı kızlar evlenip dava konusu taşınmazda bulunan evden ayrıldıktan sonra zaman zaman gelip kullanmaya devam ettikleri, ...’ın eşinin başka bir anlatımla tarafların annelerinin taşınmazda bulunan evde halen oturmaya devam ettiği, tarafların murisi ...’ın vefatından sonra taraflar arasında ihtilaf çıktığı, davalıların kız çocuklarını taşınmaza sokmamaya başladıkları, davalıların istinafa giderken babalarının kendilerine bağışladığına dair herhangi bir istinaf sebebi ileri sürmedikleri,

temyiz dilekçelerinde de temyiz sebebi olarak ileri sürmediklerinden bu konuya res'en girilemeyeceği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin aynı doğrultudaki değerlendirmelerinin doğru olduğu, kararın onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3431, K. 2025/7395, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3431
Karar No
2025/7395
Tarih
9 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3432 K.2025/10098
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3434 K.2025/10702
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/3435 K.2025/4269
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3436 K.2025/10701
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3436 K.2025/17136
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3437 K.2025/6056

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.