KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/446 E., 2025/4383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1269 E., 2024/2981 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/499 E., 2022/715 K.
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmiş, duruşma istemi nitelikten reddedilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
7143 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında Sultanbeyli ilçesi Orhangazi Mahallesi, 8501 ada 6 parsel sayılı taşınmaz 449,23 metrekarelik yüzölçümüyle kullanıcısının tespit edilememesi nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili; dava konusu taşınmazın dava dışı şahıs tarafından derneğe bağışlanıp, Derneğin kullanımında olduğu iddiası ile tespite itiraz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu yerde her hangi bir kullanım (zilyetlik) durumunun bulunmadığı, yerin boş vaziyette olduğu, bu durumun eski tarihli hava fotoğraflarıyla da desteklendiği, davacı tarafça dosyaya sunulan tarihsiz hibe senetlerinin plan ve krokisinin bulunmayıp, haritaya dayanmadığından bu belgelere değer verilemeyeceği, nitekim kayıt ve belgelerin krokiye, plana, haritaya dayanmaması halinde yerin kullanılmasının gerektiği anlaşılmış, netice itibariyle davacının davasını ispat edemediğinden; davalı ...
Belediyesine karşı açılan davanın reddine, davalı ... Hazinesine karşı açılan davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilince bu kez temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/446, K. 2025/4383, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama