KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/4789 E., 2025/6476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1475 E., 2025/475 K.
- İlk derece mahkemesi
- Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/100 E., 2022/269 K.
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Elazığ ili Merkez ilçesi ... (...) köyü çalışma alanında 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkındaki Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 74... parsel sayılı 1.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada parsel numarasıyla ve 854,05 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 74... parsel sayılı 3.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise yeni aynı ada parsel numarasıyla ve 4.000,30 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; yenileme kadastrosu sırasında hisseli malik olduğu eski 74... parsel sayılı taşınmazın, davalıya ait 1 74... parsel sayılı taşınmaz alanına dahil edilerek, imar uygulaması sonucu 14 parsel numarasını aldığını ileri sürerek, sınırın doğru şekilde belirlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "uygulama kadastrosu sırasın da dava konusu eski 74... parsel sayılı taşınmazın 926.417 metrekaresinin 74... parsel içinde kaldığı, yenileme çalışmaları sırasında parsel numaralarının değiştirildiği ve eski 74... parsel sayılı taşınmaza 7 parsel numarasının verildiği, parsel numaralarının değiştirilmesi nedeniyle malik bilgilerinde karışıklığa neden olunduğu, uygulama kadastrosuna itiraz davalarında hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, davacı ve kardeşlerinin eski 74... parsel sayılı taşınmazın maliki olmaları ve karışıklığın kendilerinden kaynaklanmaması nedeniyle davacının taraf ehliyetinin bulunduğu" gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " davacının kendisine ait ve kayıtlı olduğunu iddia ettiği eski 74... parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki olmadığı ve dolayısıyla dava hakkının bulunmadığının anlaşıldığı,
aktif dava ehliyetinin bulunmasının dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınması gerektiği, kaldı ki davacının talebinin mülkiyete yönelik olduğunun kabul edilmesinde de dava konusu taşınmazın ilk tescil tarihi olan 1992 tarihinden bu yana 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, bu durum karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü ile dava konusu yerin ayrı parsel numarası ile davacı adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın; tanık beyanları, bilirkişi raporu ve hava fotoğrafları ile ispatlandığını, taleplerinin mülkiyete değil, uygulama kadastrosu sırasındaki hataya ilişkin olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının tapu kayıt maliki olmadığı ve dolayısıyla aktif dava ehliyetinin bulunmadığı; davacının talebinin mülkiyete yönelik olduğunun kabul edilmesinde de dava konusu taşınmazın ilk tescil tarihi olan 1992 tarihinden bu yana 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dava konusu 74... parsel sayılı taşınmazın, yenileme kadastrosu öncesi eski 74... parsel taşınmazın kadastral sınırlarının içerisinde kaldığı, davacının eski 74... parsel sayılı taşınmazın tapu maliki olduğu ve dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; davacının dava dilekçesinde talebini yenileme kadastrosuna dayandırdığı, dolayısıyla mülkiyet ihtilafının bulunmadığı uyuşmazlığa 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin uygulama olanağının olmadığı da gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4789, K. 2025/6476, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama