KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2008/17797 E., 2010/10409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Karar Tarihi
- 08.11.2007
- Suç
- Taksirle ölüme neden olma
- Hüküm
- 1- Sanık ... hakkında; Beraat
Karar Metni
1.520 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
2- Sanık ... hakkında; TCK’nın 85/1, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün temyize gelmediği anlaşılmakla sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede; Suç tarihinin gerekçeli karar başlığına “19.06.2005” yerine "07.07.2005” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraat ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 12.10.2010 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sanıklar ... ve ... haklarında sürücüsünün ... mı ... ... mı olduğu ihtilaflı olan motosiklet ile seyir halinde iken yine sürücülüğünü ...’ın yaptığı mobilete arkadan çarparak...’ın mobiletinin arkasında yolcu olarak bulunan ...’ın ölümüne ...’ın ve küçük sanık ...’ın yaralanmasına neden olduklarından bahisle açılan davanın yargılaması sonunda; sanık ...’ın beraatine, sanık ...’ın ise mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık ... olay nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığından olay tarihinde ve sonrasında ifadesi alınamamış dolayısıyle kendi açısından iyileşinceye kadar beyanda bulunamamış, trafik kazası tespit tutanağı tanzim edilirken kendisini ve oluşu ifade edememiştir.
Sanık ... 04.07.2005 tarihli polis ifadesinde (oluştan 1 ay sonra) ‘… Arkadaşım ... ile ikametimde buluştuk. Birlikte gezmek için motosiklete bindik. Motosikleti ... kullanıyordu. Bende arkasında idim. İstasyon Caddesi üzerinden istasyona doğru gidiyorduk. Ben motosikletin arkasında cep telefonum ile oynuyordum. Kaza anını hatırlamıyorum. Motosikleti ... kullanıyordu …” şeklinde beyanda bulunmuş, aşamalarda da ifadesini benzer şekilde tekrar etmiştir.
Aynı tarihli Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde de tekrarla olayın görgü tanığının ... olduğunu ifade etmiştir.
Olaya karışan diğer motosiklet sürücüsü ... hemen olay günü 20.06.2005 (saat 15.00) tarihli poliste alınan ifadesinde; “… istasyonda seyir halinde idim. Motosikleti ben kullanıyordum. Amcamın oğlu ... ise arkamda idi. ... Yapı Kooperatifinin önüne geldiğimde ise arkamda sesli bir şekilde gelen motosikleti fark etmem üzerine arkama dönüp baktım. Bu esnada arkamdan gelen motosiklet benim kullanmış olduğum motosikletin arka yan tarafına vurdu. Ben ve ... yan düştük.
Bize çarpan motosikletin üzerinde iki şahıs vardı. İkisi de yere düştü. Benim gördüğüm kadarı ile motosikleti şahsen tanıdığım soy ismini bilmediğim ... isimli şahıs kullanıyordu. Arkasında ise ... vardı. ... ayakta idi. ... ise yerde yatar vaziyette idi. Kaza yerinden bir araç geçiyordu. ...’ı ve ...’ı araca bindirip hep birlikte hastaneye gittik. Motosikleti ... isimli şahıs kullanıyordu. ...’den davacıyım.”
Savcılıkta (04.07.2005): “… gördüğüm kadarıyla bize çarpan motosikleti ... kullanıyordu. Arkasında ... vardı. … ... ayakta idi. ... yerde yatıyordu. Biz hastaneye gittik. ... bizimle gelmedi. …”
Asliye Ceza Mahkemesinde: “… bana çarpan motoru ... kullanıyordu. Ben kaza öncesi arkaya baktığımda aracı kullananın ... olduğunu gördüm. …” şeklindeki anlatımı ile eski ifadelerini çelişkiye meydan vermeyecek şekilde tekrar etmiştir.
Sanık ... 21.06.2005 (saat 12.00) tarihli polisteki ifadesinde “… motosikleti ... kullanıyordu. Ben de arkasında idim. ...’in kullanmış olduğu motosikletin bir şeye çarptığını fark ettim. Beni öne fırlattı.
...’ı ise motosikleti ile birlikte sağ yana yatmış durumda olduğunu gördüm. Hastaneye gittiler. Motosikleti ... ... kullanıyordu. …”
04.07.2005 tarihli savcıya verdiği ifadesinde; “… Yapı Kooperatifinin önüne geldiğimde ...’in kullanmış olduğu motosikletin bir şeye çarpmış olduğunu fark ettim. Ben öne doğru fırladım. ... yan yatmış olan motosikletin üzerinde idi.
Biz motosiklet ile giderken ... İnternet Kafenin önünden geçtik. Geçerken de ... ve ... bizi gördüler. Bunlar motoru kimin kullandığını gördüler. …” şeklinde anlatımda bulunmuş, Asliye Ceza Mahkemesinde savunmasını tekrarla ve aynı isimlerin olayı gördüğü hususunda ısrar etmiştir.
Tanıklar:
... (Sanık ...’ın olaydan takriben 1 ay sonra alınan ifadesinde adı geçen tanık 04.07.2005 (saat 15.00) tarihli polisteki anlatımında; “Toros marka aracım ile İstasyon Caddesi üzerinde seyir halinde idim. Şahsen tanıdığım ...’ın kulanmış olduğu kırmızı renkli motosiklet ile İstasyon Caddesinde karşılaştık. Arkasında ... oturuyordu. Kırmızı renkli motosikletin arkasından ise bir mavi renkli motosiklet aynı istikamete gidiyordu. Bu motosikleti ise şahsen tanıdığım ve ismini karakolda öğrendiğim ... isimli şahıs kullanıyordu. Arkasında ise eczaneden tanıdığım ... bulunuyordu.” şeklinde beyanda bulunmuş, aynı tarihte tespit edilen Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde ve Asliye Ceza Mahkemesindeki ifadesinde beyanını tekrar etmiştir.
Trafik Kazası Tespit Tutanağı Zabıt Mümzileri...: “… Trafik kazası haberi gelince gittik, yaralılardan sadece ... olay yerinde idi. Motosikleti ...’ın kullandığı, kendisinin arkada oturduğunu söyledi.”
...: “… ... olay mahallinde idi. Motosikletin birini ... diğerini...’ın kullandığını. …” ifade etmiştir. Yaralıların durumlarını, olaydan sonraki konumlarını bilmediklerini, zira yaralıların hastaneye sevk edildiklerinden ötürü olay yerinde sanıklardan sadece ...’ı gördüklerini ve Kaza Tespit Tutanağını adıgeçen sanık ...’ın anlatımına göre düzenlediklerini ifade etmişlerdir.
Sanık ...’ın ifadesinde adı geçen tanıklar :
... ...: 29.09.2005 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde “… ...'ı ve ...’ı tanırım arkadaşlarım olurlar, Her ne kadar ... ifadesinde olay günü benim ... İnternet Kafe isimli yerde bulunduğumu söylemişse de doğru değildir, ben olay günü garaja gitmiştim. Ayrıca arkadaşım ... ...’a benim yanıma uğrayacaklarını söylemişler, ancak uğramadılar, kesinlikle onları görmedim, bu nedenle de motosikleti kimin kullandığını bilmem söz konusu değildir. ...” şeklinde anlatımda bulunmuştur.
... ...; 29.09.2005 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından tesbit edilen anlatımında; “… saat 21 sularında ... ve ... birlikte internet kafeye geldiler, 5 dakika kalıp, çıkarak gittiler. Ben yalnızca onların içeriye girdiklerini gördüm, internet kafeye motosikletle mi, yoksa başka bir şeyle mi geldiklerini görmedim, çıkarken de neyle gittiklerini görmedim. Kesinlikle ...’ın ifade ettiği gibi motosikleti kimin kullandığını görmedim ve bilmiyorum, ayrıca kaza benim onlarla görüşmemden 3 saat sonra olmuştur. … şeklinde ifade vermiş ve her iki tanıkta aşamalarda aynı beyanları tekrar etmişler ve sanık ...’ın savunmasını doğrulamamışlardır.
Sanık ... müdafiinin olay tarihinden 4 ay sonra 05.10.2005 tarihinde Cumhuriyet savcılığına dilekçe vererek bu defa olayın görgü tanığı olduğunu ileri sürerek ...’nın dinlenmesini istemiştir.
...: 06.10.2005 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde; “… saat 23.00 sularında istasyona doğru gidiyordum arkamdan motosikletle hızlı bir şekilde komşum ...’ın ve arkadaşının geçtiğini gördüm. ...’ın arkada olduğunu gördüm, diğer arkadaşı olan ve isminin şuan ... olduğunu öğrendiğim şahıs motosikleti kullanmakta idi. ...” şeklinde beyanda bulunmuş.
Asliye Ceza Mahkemesinde “… ...’ı komşum olması sebebiyle tanırım, diğer sanıkları hiç görmedim, istasyon tarafına bir motor geçti, rengi mavi idi, komşum olması sebebiyle ...’yi tanıyorum, motoru ... kullanmıyor, motorun arkasında bulunuyordu, onlar yanımdan geçtikten sonra yandan bir motor çıktı ve onların motoruna yandan çarptı. ... motorun önünde olduğu için duruşmada bulunan ...’ın motoru kullanan kişi olduğunu tahmin ettim, olay anında gece karanlıktı…” şeklinde ifade vermiştir.
Tanığın ifadesinden anlaşılacağı üzere temin edilmiş bir tanıktır. Olay anında gerek polise, gerekse Cumhuriyet savcısına ifade veren sanık ..., tanığın adından hiç söz etmemiş, sanıklar ... ve...’ın samimi anlatımları karşısında sürekli kendini olayın sorumluluğundan kurtarmak amacıyla her defasında yeni tanık adları vermiştir.
Tanığın, sanık ...’i önceden tanımadığını ve olay yerinin de karanlık olduğunu ifade ettiğine göre tanığın ifadesinin değerlendirmeye alınması ve geçerli delil olarak kabulu mümkün değildir.
Keşif: Doktor ve polis bilirkişilerin katılımı ile olay yerinde keşif yapılmış, ancak olayın görgü tanığı olan ... olay yerinde dinlenmemiş, bulunduğu yerden evvelce tanıdığı kişi veya kişiler motosiklet üzerine yerleştirilerek, tanı ve teşhis yaptırılmamıştır. Bu itibarla mahkemenin keşfi eksiktir.
Olay yeri: 70 sokak üzeri ... Sitesi önü olarak belirlenmiş. Kaza zamanı gece hava açık, görüş sokak lambalarının sağladığı mesafe olarak izah edilmiştir.
Tatbiki ve temsili keşif yapılmadan polis memuru bilirkişi ... bilimsel olmayan kişisel yorumunu olaya katarak “her ne kadar sokak aydınlatması olsa da karşıdan gelen aracın farının da görüşü engellediği düşünüldüğünde, ...’nın kendi aracının içinden karşı istikametten gelen motosiklet sürücüsünün tespit edilemeyeceği kanaatine varıldığını ifade etmiş, yerel mahkemede bu değerlendirmeyi kabulüne esas almış, deliller objektif olarak değerlendirmemiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere böyle bir sonuca ancak tatbiki ve temsili bir keşifle varılabilir ki, o da yapılmamıştır. O halde polis memurunun izah edilen şekildeki değerlendirmesine kanaatimizce itibar etmek mümkün değildir.
Doktor Bilirkişi: Polis bilirkişi gibi kabule esas alınan mütalasında: “... ...’ın aracın altında olduğu anlaşılmış, fren yapan kişi motorun sürücüsü olduğundan ve sürücüsünün direksiyondan ayrılma işlemini motor durana kadar kaybolmayacağından muhtemel sürücüsünün ... olma olasılığının yüksek olduğunu” ifade etmiştir.
Dosya içeriğinden ...’ın devrilen motorsikletin altında kaldığını anlamak ve böyle bir sonuçtan mahkumiyete ulaşmak kanaatimizce kabul edilemez bir durumdur.
Zira; zabıt mümzileri olan polis memurları yaralı ...’in olay yerindeki konumunu görmemiş ve tesbit edememişlerdir.
Sanık ..., ...’in yerde yatar vaziyette olduğunu ifade etmiş, motosikletin altında olduğundan hiç söz etmemiştir.
Sanık ... dahi Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde ...’in yan yatmış vaziyetteki motorsikletin üzerinde olduğunu belirtmiştir. Sanık ...’in yaralarının ağırlığından bahisle de devrilen motorsikletin altında kaldığının kabulü de afakidir; çünkü arkadan gitmekte olan motosiklet önde gitmekte olan motosiklete çarpmış ve çarpmanın şiddeti ile ... yere düşerek yaralanmıştır; kaldı ki doktor bilirkişi de motosikleti kullananın kesin olarak ... olabileceğini mütala etmemiş, muhtemel olarak ifade etmiştir.
Görüldüğü üzere mahkemenin kabulünde esas aldığı rapor ve görüşler afaki ve muhtemeldir.
Ancak dosyada afaki ve muhtemel olmayan kesin somut deliller mevcuttur.
Sanık ... tüm aşamalardaki ifadelerinde kendilerine çarpan motosikleti kullananın sanık ... olduğunu ifade etmiştir. Sanığın ifade verdiği tarihte sanık ... yaralıdır ve sanık ...’in ve...’ın birbirlerini etkilemeleri mümkün değildir. ...’ın kullandığı mobiletin arkasındaki ölen ...’ın amcasının oğludur. Bu itibarla sanık ...’i koruması ve sanık ...’yi suçlaması için neden yoktur.
Kaldı ki, sanık ... yaş itibariyle daha küçüktür. Olay nedeniyle daha az ceza alması muhtemel olan ve çalışmadığı için tazminat ödemesi daha zor olan ...’nin korunması niye düşünülsün.
Dosyadan anlaşıldığı üzere sanık ... sürekli temin edilmiş tanıklar arayışına girmiş ve bizzatihi motosikleti kullanın tanıklar olarak isimlerini verdiği tanıklar ... ve ... dahi kendisini doğrulamamışlardır.
Zabıt mümzileride olay zaptını sadece sanık ...’nin beyanına göre düzenlediklerini ifade etmişler ve başka bir tanıktan söz etmemişlerdir.
Birbirlerinden habersiz olarak gerek güvenlik güçlerine gerekse Cumhuriyet savcısına ifade veren sanık ...’ın ve sanık ...’in anlatımları tam bir uyum içinde olup tanık ...’da bu antımları tüm samimiyetiyle doğrulamıştır.
İzah edilen değerlendirmeler karşısında sanık ...’nin beyanlarına itibar edilemeyeceği açıktır.
Kanaatimce sanık ...’nin kullanmakta olduğu motosiklet sanık ...’ın kullandığı motorsiklete arkadan çarpmıştır. Atılı suçun sanık ... tarafından işlendiğinin kabulü ile sanık ...’nin mahkumiyetine ve sanık ...’ın beraatine karar verilmesi düşüncesinde olduğumdan, çoğunluk görüşüne iştirak etmemekteyim. 12.10.2010
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2008/17797, K. 2010/10409, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama