KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2015/8965 E., 2016/7444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerini iptal eden Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp, sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı ile sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Cumhuriyet savcısının tüm, sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık ... yönünden;
Tüm aşamalarda yüklenen suçu inkar eden sanığın savunmasının aksine üzerinde ele geçen kişisel kullanım miktarındaki suça konu esrar maddesini satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna dair kuşku sınırlarını aşan, somut, yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanıklar ... ve ... yönünden;
Kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanıkların savunmalarının aksine, diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiklerine veya ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgileri olduğuna dair, maddi olgularla desteklenmeyen muhbir görüşme tutanağı dışında, somut, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi de gözetilerek, sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2015/8965, K. 2016/7444, 28 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama