KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/11498 E., 2023/46 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- —
Karar Metni
1.063 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2014 tarih ve 2014/1197 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan
açılan kamu davasında; Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/151 Esas, 2015/208 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.01.2020 tarihli ve 2016/25571 sayılı Tebliğname ile hükmün düzeltilerek onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları ve mağdure hakkında aldırılan raporlara ve sanığın inkara yönelik savunması nazara alınarak beraatine aksi takdirde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine vesaire ilişkindir.
2. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; eylemin zorla olduğundan bahisle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdure D.
A.'ın, annesi, babası, ağabeyi ve yengesi ile birlikte Ayvacık ilçesinde yaşadıkları, iddia olunan suç tarihinde Ayvacık ilçesinde bulunan Çok Programlı Lisenin 1. sınıf öğrencisi olduğu, suç tarihinden yaklaşık 20-30 gün önce "..." isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinde sanık ... ile tanıştıkları, aynı site üzerinden yazıştıkları ve arkadaş oldukları, suç tarihinden bir kaç gün önce sanığın mağdure ile buluşmayı istediğini mağdureye yazdığını, mağdurenin bu durumu kabul ettiği, bunun üzerine Balıkesir'de çalışmakta olan sanığın Ayvacık ilçesine gelerek mağdure ile suç tarihinde buluştukları,
mağdurenin rızası doğrultusunda aynı gün Çarşamba ilçe merkezine gezmeye geldikleri, burada bir süre park ve bahçelerde dolaşarak gezdikleri, akabinde birlikte Ayvacık ilçesine geri döndükleri, sanığın Ayvacık'ta Yatılı Bölge İlköğretim Okulunda okuyan kardeşini görmeye gittiği ve bu sırada mağdurenin yanında bulunduğu, sanığın kardeşini görmesinden sonra mağdure ile birlikte aynı ilçede bulunan ve DSİ olarak adlandırılan bölgeye geldikleri ve burada halı sahanın olduğu, sanık ve mağdurenin halı sahanın tuvaletine girdikleri, sanığın, burada mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği,
cinsel ilişkiden sonra birlikte otabüs duraklarına yürüdükleri mağdurenin evine gittiği, sanığın ise otobüse binmek suretiyle Balıkesir'e döndüğü olaydan üç gün sonra mağdurenin okula gitmediğinin ve ilçede katılan annenin damadı tarafından görülmesi üzerine katılan annenin mağdureyi sıkıştırırak olayı anlattırdığı iddia edilmiştir.
2. Dosya kapsamında bulunan deliller; a. Mağdure soruşturma aşamasında eylem rızam dışında zorla oldu, sanık ilk önce tuvalete girdi ben dışarıda bekliyordum sonra beni çağırdı ben girdim akabinde istemesem de elbiselerimi çıkardı ben
çıkarmasına izin vermedim, mahkeme aşamasında ise bağırdığını kendisini duvara yasladığını zorla nitelikli istismarda bulunduğuna dair beyanlarda,
b. Sanık ise soruşturma aşamasında alınan ifadesinde olay akışına uygun beyanda bulunur ve mağdur ile rıza ile ilişkiye girdiklerini söyler. Mahkeme aşamasında ise nitelikli organ sokmanın olmadığına eylemlerin basit kapsamında kaldığına dair savunmalarda bulunmuştur.
c. Katılan anne ile baba aşamalarda; intikali doğrulayan, mağdurenin kendilerine eylemin zorla olduğuna rızası dışında olduğu ancak zora ilişkin detay anlatmadığına dair beyanlarda bulunmuşlardır.
d. Mağdure D. A.'ın Samsun Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinden 07.12.2013 tarihinde alınan doktor raporuna göre, vücudunun göğüs üstü bölgesinde ekimoz olduğu bildirilmiştir.
e. 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesinden alınan 20.12.2013 tarihinde alınan adli rapora göre mağdurenin bakire olmadığı bildirilmiştir.
f. 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesinden 11.02.2014 tarihinde alınan adli rapora göre mağdurenin maruz kaldığı cinsel istismar eylemi sebebiyle ruh sağlığının bozulduğu bildirilmiştir.
g. İstanbul Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunun 27 Mayıs 2015 tarih ve 2437 sayılı raporuna göre; iddia olunan suç tarihi (03.12.2013) itibariyle mağdurenin 16 yaşını bitirmiş olup 17 yaşının içerisinde olduğu bildirilmiştir.
h. Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.2014 tarih ve 2014/246 Esas, 423 Karar sayılı kararı ile mağdure ... A.'ın 14.12.1998 olan doğum tarihinin 14.12.1996 olarak düzeltilmesine karar verilmiş ve bu kararın 07.01.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
ı. Mağdurenin hastane doğumlu olmadığına dair katılanlar beyanlarda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekili İle Sanık Müdafiin Suçun Sübutuna Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden; Sanık hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, mağdure hakkında aldırılan hastane raporları, katılanların beyanları ile sanığın ikrar içeren savunması nedeniyle eylemin mağdurenin rızası hilafına işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığından hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
1. Sanığın işlediği reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmış,
2. Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle aynı kanunun 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Bozma sebebine uygun olarak tebliğnamede düzelterek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/151 Esas, 2015/208 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/11498, K. 2023/46, 10 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama