KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/15376 E., 2024/8617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/271 E., 2016/106 K.
- Şikayetçi
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, şikayetçi Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- Düzelterek onama
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·10 bölüm
Sanık hakkında kurulan hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın mağdureyi öpmesi, sarılması, dokunması şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemleri nedeniyle, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle, kanun değişikliği dikkate alınarak cezalandırılması gerektiğine, teşdit uygulanması gerektiğine, taktiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirtiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, cinsel saik bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve dilekçesinde belirtiği diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/2. maddesi uyarınca kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunamayacağından Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on altı yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunması, mağdurenin hakkında soruşturma aşamasında tefrik kararı verilen şüpheli ...'ya yaşını on beş olarak söylediğine ilişkin beyanı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, mağdureye sanığa yaşını kaç olarak söylediği hususu da sorularak ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme ve araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15376, K. 2024/8617, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama