KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/16510 E., 2024/8720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/72 E., 2016/44 K.
- Suçlar
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hükümler
- Beraat
- Temyiz edenler
- Katılan mağdure vekili, katılan ..., Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- Temyiz ret, onama
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında iki kez çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bartın Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mağdurenin beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Katılan ...'nın Temyiz İsteği
Sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine dair hükümler kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas,
2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı, bu itibarla Bakanlığın 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Mağdure Vekili ve Katılan ...'nın Temyiz İstekleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekili ve Katılan ...'nın Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekili ve katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16510, K. 2024/8720, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama