KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/16597 E., 2024/9603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/361 E., 2016/87 K.
- Suçlar
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, konut dokunulmazlığının ihlali
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan mağdure vekili
- Tebliğname görüşü
- Temyiz ret, onama, bozma
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın müsnet suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, soyut ve çelişkili katılan mağdure beyanları dışında delil bulunmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile verilen kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle, sanık hakkında indirim uygulanarak alt sınırdan ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Katılan mağdure vekilinin yokluğunda verilip. 07.04.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 19.04.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Kayden 01.07.1999 doğumlu olup 10.09.2001 tarihinde nüfusa tescil edilen ve resmi bir kurumda doğmadığı saptanan katılan mağdurenin yaşına itiraz edilmesi üzerine Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde düzenlenen 19.01.2016 günlü, 208 sayılı sağlık kurulu raporunda mağdurenin kemik yaşının on dokuz yaş sonu ile uyumlu olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu raporu düzenleyen heyet içerisinde radyoloji uzmanı bulunmamasından dolayı yetersiz olduğu nazara alındığında,
suçun niteliği ile oluşumuna etkisi bakımından söz konusu raporun dayanağı olan kemik grafilerinin temin edilip içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16597, K. 2024/9603, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama