KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/24815 E., 2025/5574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/1365 E., 2018/50 K.
- Suçlar
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g
maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve diğer atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Özetle mağdurenin beyanları dışında atılı suçların işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas,
2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesince verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik davaya katılma ve hükümleri istinaf etme hakkı bulunmayan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken, anılan başvuruya istinaden gerçekleştirilen inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/24815, K. 2025/5574, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama