KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/27216 E., 2025/1705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/987 E., 2018/2300 K.
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·10 bölüm
SUÇ Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Herhangi bir temyiz sebebi belirtmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlememiş olduğuna ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulmasına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılanlar vekilinin 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 27.12.2018 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2. cümle 103/3-b maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2. maddeleri gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.01.2017 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz sebebi içermeyen temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun. olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/27216, K. 2025/1705, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama