İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/6736 K.2023/8343

Mağdure vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesinden sadece reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu temyiz ettiği anlaşılmıştır.

Esas2021/6736Karar2023/8343Tarih12 Aralık 2023Okuma11 dk · 2.216 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2021/6736 E., 2023/8343 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/196 E., 2015/72 K.
Suçlar
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hükümler
Mahkûmiyet
Temyiz edenler
Katılan mağdure vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan ... vekili
Tebliğname görüşü
Kısmî ret, kısmî onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.216 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

Mağdure vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesinden sadece reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu temyiz ettiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu,

aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle hükmedilen ceza miktarına göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 Tarihli ve 2014/196 Esas, 2015/72 Karar Sayılı Kararı ile Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında 1. Beden veya ruh salığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

3. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği

2014 yılı Ocak ayından sonra Haziran ayı sonu Temmuz ayı başı ve 13.09.2014 gününde gerçekleşen eylemlerinin de çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu kapsamında kaldığına ve diğer hususlara ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği

Eksik inceleme ile tanık beyanlarına aykırı olarak karar verildiğine ve diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mağdure komşularının oğlu olan ...'i çocukluğundan beri tanıdığını, kendisinin ... ile birlikte yaklaşık bir yıldan bu yana duygusal olarak arkadaşlıklarının bulunduğunu, 2014 yılı Haziran ayı sonu veya Temmuz ayının başlarında buluştuklarını, ...'in "Bize gidelim" demesi üzerine eve gittiklerini, gece geç saatler olduğunu, ...'in annesi ve babasının uyuduğunu, kendilerinin ...'in odasına geçtiklerini, ...'in kendisi ile ilişkiye girmek istediğini, kendisinin "Hayır olmaz, daha yaşım küçük" dediğini, ancak ...'in kendisini dinlemeyerek yere uzandığını, eli ile göğüslerini okşamaya başladığını,

üzerinde bulunan pantolonunu çıkarmaya başladığını, kendisinin "Hayır olmaz" demesine rağmen dinlemediğini, güçlü olduğu için de ...'e karşı koyamadığını, bir defa ilişkiye girdiklerini, acı hissettiğini, giyinerek eve döndüğünü, eve gittiğinde iç çamaşırında kan olduğunu gördüğünü, bir süre görüşmediklerini, 13.09.2014 günü saat 01:00 sıralarında evinde anne ve babasının uyuduğu sırada izinsiz olarak evden ayrıldığını, ... ile buluşarak onların evine çıktıklarını, odasına geçtiklerini, ...’in anne ve babasının uyuduğunu söylediğini, odada kendisini eli ile ellemeye ve okşamaya başladığını, "Senin yaşının dolmasını bekliyorum,

on sekizi doldurunca seni kaçıracağım" dediğini, yatak üzerinde oturduğu sırada kendisinin üzerine gelerek sevişmeye başladığını, kendisinin korktuğunu, önceki ilişkide olduğu gibi ...’in "Karşı koyma, beni zorlama, seninle evleneceğim" dediğini, daha sonra ... ile ilişkiye girdiklerini, başka şekilde zorladığını, ancak kendisinin direndiğini ve istemediğini söylediğini, ardından üzerlerini giydikleri sırada kapı çaldığını, annesinin sesini duyduklarını, ...'in onlara hitaben "... burada yok, ben onla üç aydır görüşmüyorum" dediğini, kendisine hitaben "Ben seni saklarım, sen şimdi evden çık, uzaklaş, ben arkandan geleceğim" dediğini,

kendisinin Huzur parka gittiğini ve beklemeye başladığını, ...'i telefonla aradığını, ancak telefonun kapalı olduğunu, açtığında "1-2 saat beklersen gelirim, ortalık karışık" dediğini, telefonu kapatır kapatmaz dayısının aradığını "Neredesin, alayım seni, Hitit parkın oraya doğru gel" dediğini, oraya gittiğini ve kendisini aldıklarını, eve gittiklerini, kendisinin ağlayarak krize girmesinin üzerine ailesinin kendisini hastahaneye götürdüğünü ve tedavisini yaptırdıklarını, ...'in yanına kendi isteği ile gittiğini, ancak ailesinin geldiğinde dışarı çıkmak istediğini, ancak ...'in kendisine izin vermediğini, zorla kendisini evde tuttuğunu,

kendisinin daha önce Haziran ayı sonu Temmuz ayı başlarında kendisinin isteği dışında kendisiyle ilişkiye giren ...'dan şikayetçi olduğunu, 13.09.2014 tarihinde yaşadığı cinsel ilişkinin kendi rızası doğrultusunda olduğunu beyan ettiği görülmüştür.

Mahkemede ise mağdure hazırlıkta anlattığı iki olay dışında 2014 yılı Ocak ayında suça sürüklenen çocuk ile kapalı olan ... kafeye gittiklerini, orada suça sürüklenen çocuğun kendisi ile cinsel ilişkiye girmek istediğini ve zorlayarak önden bir defa cinsel ilişkiye girdiğini anlattığı, mağdurenin bu olay nedeniyle alınan raporunda; vücudunda darp cebir izine rastlanmadığı, Uşak Devlet Hastanesinin 13.09.2014 tarihli raporuna göre.

Mağdure ...'nin hymen muayenesinde saat 9 hizasında (eski) deflore, diz dirsek pozisyonunda yapılan diz dirsek pozisyonunda yapılan anal muayenesinde saat 12 hizasında anal vergeden başlayıp, koksigeal alana doğru uzanan 2 cm'lik çizgisel yırtık mevcut olduğu, rektal sürüntü örneklerinde sperm saptanmadığı, anüs çevresinde zorlama ve travma ile uyumlu lezyonlar mevcut olduğunun belirtildiği,

suça sürüklenen çocuğun ... ile yaklaşık bir yıldır duygusal yönden arkadaş olduklarını, kendisi ile zaman zaman telefon ile görüşüp buluştuklarını, ocak ayının başlarında hatırladığı kadarıyla sömestr tatilinin başlamasından yaklaşık iki hafta kadar önce yine ... ile saat 16:00 - 17:00 sıralarında buluştuklarını ve Huzur parkın üst kısmında yukarıda bulunan ve atıl olarak mevcut hali ile kullanılamayan ...

Kafe isimli restaurantın açık olan kapısından içeriye girerek bir süre sohbet ettiklerini, karşılıklı öpüşmeye başladıklarını, daha sonra ... ile anal yoldan cinsel ilişkiye girdiklerini, ilişkilerinden sonra giyinerek evlerine ayrıldıklarını, Mart aylarında mağdurenin babasının arkadaşlıklarını öğrendiğini ve kendisinden kızından ayrılması konusunda baskı yaptığını ancak arkadaşlığını sürdürdüğünü, 12.09.2014 tarihinde arkadaşları ile birlikte yolda alkol aldığını ve sonra eve geçtiğini, 13.09.2014 günü saat 02:00 sıralarında ...’nin babası ...'ın evlerine geldiğini yengesi ...'ye kız arkadaşı ...'yi sorduğunu,

yengesinin kendisini uyandırdığını, kendisinin ...'a ... ile birlikte olmadıklarını, yanında olmadığını söylediğini, evden birlikte ayrıldıklarını, hatta bir süre ...'nin kardeşi ... ile birlikte ...'nin bulunabileceği yerleri birlikte aradıklarını, ardından kendisinin saat 03.30 sıralarında eve döndüğünü ve tekrar yattığını, üzerine atılı suçlamaya kabul etmediğini, ... ile rızası dışında zorla cinsel ilişkiye girmediğini, Ocak ayının başlarında sadece bir kez anal yoldan ilişkiye girdiğini, bunun dışında başkaca ilişkiye girmediğini,

Haziran veya Temmuz aylarında ve gece zorla ...'yi gece kendi evine götürerek rızası dışında cinsel ilişkiye girmediğini, kendisinin ... ile vajinal yoldan ilişkiye girmediğini, 12.09.2014 günü anal yoldan ... ile ilişkiye girmediğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, ...'nin bildiği kadarıyla yaklaşık iki hafta kadar önce de evden kaçtığını, başka erkek arkadaşlarının da olduğunu savunduğu, sonraki aşamalarda mağdure ile anal yoldan cinsel ilişkiye girdiklerini kabul etmediği, Polis tarafından olay yeri görgü ve tespit tutanağı düzenlendiği, Pamukkale Üniversitesinin 24.11.2014 tarihli düzenlenen raporunun sonuç kısmının özetle;

şahsın maruz kaldığı iddia olunan eylem nedeniyle beden sağlığının bozulmadığı, bireyde maruz kaldığı eylemler nedeniyle ruh sağlığını bozacak nitelikte ve derecede olan psikiyatrik bozukluk (Travma Sonrası Stres Bozukluğu ) tespit edildiği, kişinin maruz kaldığı iddia olunan eylemden ötürü ruh sağlığının bozulduğu tıbbi kanaatine oy birliği ile varıldığı, mağdurenin Uşak Devlet Hastanesinde doğmuş olduğunun Mernis doğum tutanağından anlaşıldığı,

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından gönderilen HTS kayıtlarında mağdure ...'nin olay tarihinde kullandığı 0 538 ... ** ** numaralı GSM hattının 12-13-4-09/2014 tarihlerinde suça sürüklenen çocuğun kullandığı 0543 ... ** ** telefon numarası ile çok fazla sayıda mesajlaşmaları olduğu, yine olay gecesi çok fazla sayıda mesajlaşma kayıtlarının bulunduğu, olay gecesinde saat 01.01 de görüşme kayıtlarınında bulunduğu, 14.01.2015 tarihli keşif zaptı ile bilirkişi ... *** tarafından tanzim edilen 21.01.2015 tarihli raporunda.

"Mağdure ve SSÇ'nin 2. Kat mutfak penceresinden çıkıp 1. Kat penceresinin demir korkuluğuna basıp daha sonra çatıya basıp yere atladıktan sonra taş duvara tırmanıp boş arsaya atlayıp sokağa çıkmalarının; vaktin gece geç saatte (01.00 sıraları) olduğundan dolayı bu olayın fazla gürültü patırtı çıkarmaması halinde duyulmasının ve görülmesinin mümkün olmadığı, ancak 2. Kat mutfak penceresi karşısındaki evlerdeki şahısların önceden haberli olması ya da kaçma olayının duyulacak şekilde gürültülü olması halinde görülebileceği, boş arsadan sokağa çıkarken evlerinin arkası olduğundan görülecek yerin olmadığı,

bu nedenle görülmelerinin mümkün olmadığının" belirtildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Mahkemece huzurunda 19.03.2015 günü verilen hükmü 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip tefhimden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 24.04.2015 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından vâki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Pamukkale Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinden aldırılan 12.03.2013 tarihli raporda olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesi nedeniyle Mahkemece müsnet suçtan belirlenen temel ceza 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca artırılmış ise de, suça sürüklenen çocuk ile mağdure arasındaki yaş farkının azlığı, suça sürüklenen çocuğun içinde bulunduğu sosyal ortam, eğitim düzeyi ve kişisel özellikleri gözetildiğinde cebir, tehdit,

hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı hal olmaksızın mağdureye nitelikli cinsel istismarda bulunması sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulacağını öngöremeyeceği ve aynı Kanun'un 23 üncü maddesi gereğince ortaya çıkan bu ağır neticede taksir derecesinde dahi kusurunun bulunmaması sebebiyle cezasında 5237 sayılı Kanun'un 103 maddesinin altıncı fıkrası uyarınca artırım yapılamayacağı bu durumun temel cezanın belirlenmesinde nazara alınabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde anılan maddenin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, kısmen ikrar içerikli savunma, doktor raporu ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun bir suç işleme kararının icrası kapsamında mağdureye karşı 2014 yılı Ocak ayı başlarında nitelikli cinsel istismarda bulunup, mağdurenin on beş yaşını tamamlamasını müteakip 2014 yılı Haziran ayı sonu ile 13.09.2014 günü, cebir, tehdit veya hile kullanmaksızın birden fazla cinsel ilişkiye girdiği ve mevcut haliyle eylemlerin araya hukuki veya fiili kesinti olmaksızın değişik tarihlerde birden fazla tekrarlanmak suretiyle zincirleme şekilde gerçekleştiği, İlk Derece Mahkemesince,

mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu dönemdeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan çocuğun nitelikli cinsel istismarı, on beş yaşından büyük olduğu dönemde gerçekleşen birden fazla ilişkinin ise aynı Kanun'un 104 ile 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları kapsamında kalan zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarını oluşturduğunun kabul edildiği,

ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 gün ve 2012/13-1543 Esas, 2013/257 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak değerlendirme yapılırken, anılan kararda yer alan “..5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde yer alan 'Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir' şeklindeki düzenleme nazara alındığında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, işlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması, bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir.

Buna göre zincirleme suçta işlenen suçlar esasen müstakil varlıklarını sürdürmekle birlikte sanığın yararına olacak şekilde her bir suçtan ayrı ayrı ceza tayini yerine bu suçların sonuç ceza miktarı itibariyle en ağırından belirlenecek cezada eylemlerin zincirleme şekilde gerçekleşmesi nedeniyle 43. maddede belirtilen oranlar dahilinde arttırım yapılmaktadır.." ve yine aynı kararda "....Bununla birlikte zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza,

miktar itibariyle teselsülü oluşturan her bir suç için müstakil olarak belirlenen cezaların en ağırından az ve cezaların toplamlarından ise fazla olmamalıdır” şeklindeki tespitler göz önüne alınıp sanığın 28.06.2014 tarihinden önceki dönemde gerçekleşen çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi için 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca,

aynı şekilde mağdureye karşı 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonraki dönemde gerçekleştirilen reşit olmayanla cinsel ilişki eylemleri yönünden ise bu değişiklikten sonraki 5237 sayılı Kanun'un 104 ve 43 üncü maddeleri uyarınca müstakil olarak hükmedilecek ceza miktarları gözetilerek ortaya çıkan sonuç cezalar toplamının,

sanık hakkında doğrudan zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 ve 43 üncü maddesiyle belirlenecek sonuç ceza ile mukayese edilmesinin ardından suça sürüklenen çocuk lehine sonuç doğuran ceza miktarı yönünden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Suça sürüklenen çocuk hakkında Mahkemece atılı suçtan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmaması hususundaki kararların gerekçeli olması zorunlu olup bu kapsamda Mahkemece uygulamama nedeni olarak belirtilen "suça sürüklenen çocuğun bu suçun yanında çocuğun nitelikli cinsel istismarı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını işlemiş olması nedeni ile" şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı nazara alınarak bu hususta denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması zorunlu iken yeterli olmayan yazılı gerekçeyle anılan maddelerin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Katılan ... vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2014/196 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/6736, K. 2023/8343, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
  6. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. IV. Gerekçe
  9. A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  10. V. Karar
  11. A. Katılan ... vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6736
Karar No
2023/8343
Tarih
12 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/6738 K.2023/10029
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6741 K.2023/5542
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/6743 K.2023/10221
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6744 K.2023/5349
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/6745 K.2023/8149
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/6745 K.2023/10030

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.