Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/12103 E. , 2022/10544 K. "İçtihat Metni" Talep Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talep Yazısının Tarihi : 14/09/2022 Talepte Bulunulan İlgili Daire Kararı : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/06/2022 tarihli ve 2022/8096 Esas, 2022/7019 Karar Taleple İlgili Mahkeme Kararı : Erzurum Bölge Adliye M
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/12103 E. , 2022/10544 K. "İçtihat Metni" Talep Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talep Yazısının Tarihi : 14/09/2022 Talepte Bulunulan İlgili Daire Kararı : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/06/2022 tarihli ve 2022/8096 Esas, 2022/7019 Karar Taleple İlgili Mahkeme Kararı : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 20/01/2021 tarih ve 2019/1114 Esas, 2021/41 Karar Taleple İlgili Hüküm : CMK'nın 286/2-d maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle Temyiz İsteminin Reddi Suç : Cinsel Taciz Cinsel taciz suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/01/2019 tarih ve 2018/211 Esas, 2019/24 Karar sayılı beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunda Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 20/01/2021 tarih ve 2019/1114 Esas, 2021/41 Karar sayılı kararı ile beraat hükmünün kaldırılarak mahkumiyetine dair verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 30/06/2022 tarihli ve 2022/8096 Esas, 2022/7019 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddi yönündeki kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 14/09/2022 tarihli ve 9 - 2021/45831 sayılı yazısı ile "tirazın konusu, ilk kez bölge adliye mahkemesi ceza dairesi tarafından verilen mahkumiyet hükmünün temyizinin kabil olup olmadığına dairdir. 2- "Temyiz" başlıklı CMK'nın 286. maddesi; "(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak; ... d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, ... Temyiz edilemez" hükmünü, Aynı kanunun "İstinaf" başlıklı 272. maddesi; "(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir (3) (Ek cümle: 14.04.2020 - 7242 S.K./17. md) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak; a) (Değişik bent: 31/03/2011-6217 S.K 23. mad.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmünü, TCK'nın "Cinsel Taciz" suçunu düzenleyen 105. maddesinin; "(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./61. md) Suçun; a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından, c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, e) Teşhir suretiyle, işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz." hükmünü getirdiği, Anayasa Mahkemesinin 15/02/2019 tarihli Resmi Gazete yayınlanan 27/12/2018 tarihli 2018/71-118 E/K sayılı kararı ile iptal edilen CMK'nın 286/2-d madde metninin de "(Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları" şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Maddede yeniden yapılan 20/02/2019 tarihli 7165 sayılı yapılan düzenlememenin yürürlük tarihi 28/02/2019'dur. Usul hükümlerinde yapılan değişikliğin derhal yürürlüğe girmesi ve ve yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hemen uygulanması gerektiği açıktır. Bu madde yönünden 7165 sayılı yasada farklı bir yürürlük tarihi belirlenmemiştir. Bu nedenle üst sınırı iki yıl hapis cezasının gerektiren suçlarla ilgili olşarak 28/02/2019 gününden itibaren verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizinin kabil olup olmadığının yasa hükmünün 7165 sayılı yasa ile yeniden düzenlenen şekline göre belirlenmesi gerekecektir. CMK'nın 286/2-d maddesinin iptal edilen metni üst sınırı iki yıl hapis cezası olan suçlarla ilgili bölge adliye mahkemesince verilen tüm kararları temyiz kapsamı dışında tutarken yeniden düzenlenen hali ile, ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve CMK'nın 272/3 maddesinde yazılı istisnalar dışında kalan mahkumiyet ve beraat hükümlerinin temyizinin kabil olduğu hüküm altına alınmıştır. Mahkumiyet hükmünün ilk defa bölge adliye mahkemesince verilmesi haline bakıldığında hapis cezasından çevrilmeden doğrudan verilen 3.000.- TL ve altındaki adli para cezaları dışındaki mahkumiyet hükümler hapis veya adli para cezası olup olmadığına bakılmaksızın temyizi kabil olacaktır. İlk defa bölge adliye mahkememi tarafından verilen hapis cezasının miktarına bakılmaksızın temyizi kabil olacaktır. 3- Somut olayda; İlk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün aleyhe istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırılarak sanığın TCK'nın 105/1-1. cümle, 105/2-d, 53, 58 maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir. Mahkumiyet ilk kez bölge adliye mahkemesi tarafından verilmiştir ve CMK'nın 272/3 maddesi kapsamı dışındadır. Bu nedenle hükmün temyizinin kabil olduğu düşüncesine varılmış olmakla Yüksek Dairenini red kararına karşı CMK'nın 308. maddesi gereğince itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurmak gerekmiştir." itiraz isteminde bulunulmuştur. Dosya incelenerek gereği düşünüldü: UYAP kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... hakkında, Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının 23/02/2018 tarih ve 2018/625 Esas sayılı iddianamesi ile mağdur ...'e yönelik TCK'nın 105/1-1.fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçundan yargılanması talebiyle açılan kamu davasında, Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/01/2019 tarih ve 2018/211 Esas, 2019/24 Karar sayılı kararında " sanığın suçlamayı kabul etmemesi, sanık savunması, iddiaya konu eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği konusunda duraksama yaşandığı, suça konu eyleminin sanığın gerçekleştirdiğine dair yeterli somut delil bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı yeterli delil olmadığından bu nedenlerle söz konusu suçun "sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı" gerekçesiyle CMK.’nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği, Hükmün katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 20/01/2021 tarih ve 2019/1114 Esas, 2021/41 Karar sayılı kararında " suç tarihinde sanığın gizli numaradan katılanın kullandığı telefonu arayarak, katılanın ahlak temizliğine aykırı olacak biçimde "seni seviyorum ..." biçiminde söz söylediği, katılanın tüm aşamalarda sanığın üzerine atılı eylemi benzer ve tutarlı biçimde açıkladığı, katılanın suç tarihi öncesinde tanımadığı sanığa yönelik iftira etmesini gerektirecek bir olgunun da dosyaya yansımadığı, Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediğini, 0523 525 8180 numaralı telefon hattını kendisinin kullandığını, şikayetçiyi tanımadığını, telefonla şikayetçiyi aramadığını, iş yerinde zaman zaman arkadaşlarının kendisinden telefonunu istediklerini, kendi telefon hattı ile üçüncü bir kişinin şikayetçiyi arayıp konuşmuş olabileceğini dile getirmiş ise de; katılanın ve tanığın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile iletişimin tespiti kaydı gözetildiğinde sanığın atılı suçun yasal sorumluluğundan kurtulmaya yönelen, yaşamın olağan akışına uygun bulunmayan ve dosya içeriği ile örtüşmeyen savunmasına itibar edilmesinin olanaklı bulunmadığı, Suç tarihinde sanığın katılanın kullandığı telefon hattını arayarak katılana yönelik "seni seviyorum ..." söz söylemek suretiyle üzerine atılı Cinsel Taciz suçunu işlediği, sanığın atılı suçu elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlemesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nun 105/2-d maddesinin uygulanmasının gerektiği, buna karşın katılan tarafından sanığın kendisini suç tarihi öncesinde de yaklaşık beş ay önce birçok kez gizli numaradan aradığı öne sürülmüş ise de yargılama sürecinde temin edilen iletişimin tespiti kayıtlarında suç tarihi öncesinde sanığın katılanı aradığına ilişkin herhangi bir görüşme kaydı saptanamadığı, bu bakımdan sanık hakkında TCK'nun 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının olanaklı bulunmadığı kanısına varılmıştır. Her ne kadar Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/01/2019 tarih 2018/211 Esas 2019/24 Karar sayılı kararı uyarınca, sanığın üzerine atılı Cinsel Taciz suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş ise de; katılan ve tanığın aşamalardaki uyumlu anlatımları, iletişimin tespiti kayıtları ile toplanan kanıtlar gözetildiğinde, suç tarihinde sanığın üzerine atılı Cinsel Taciz suçunu işlediğinin sabit olduğu " gerekçesiyle beraat hükmünün kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı TCK nın 105/1-1. cümle, 105/2-d, 53, 58 maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, İstinaf ilamının, Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda " İlk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama sonucunda sanığın cinsel taciz suçundan beraatine dair verilen karara yönelik istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince vaki istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak sanığın bu suçtan mahkumiyetine dair kurulan hüküm 5271 sayılı CMK'nın 286/2-d. maddesi uyarınca kesin olup temyiz edilemediği "gerekçesi ile onama istekli tebliğnameye aykırı olarak temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince reddine oy birliği ile karar verildiği, İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı şeklindeki 5271 sayılı CMK'nın 286/2-d maddesindeki ilk düzenlemenin 15/02/2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 gün ve 2018/71 esas, 2018/118 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine; mezkur maddenin, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20/02/2019 tarihli ve 7165 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile yeniden düzenlendiği, buna göre; ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkumiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının CMK'nın 272/3. fıkrası kapsamında istisna niteliğindeki bir karar olmadığı, sanığa isnat edilen eylemin kanuni düzenlemesindeki ceza miktarı itibariyle temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR; Dairemizce verilen temyiz isteminin reddi kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik CMK’nin 308/3. maddesi uyarınca İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.