İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/13955 Karar: 2023/89 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/13955 K.2023/89

9. Ceza Dairesi 2022/13955 E. , 2023/89 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sa

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/13955 E. , 2023/89 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sa

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/13955 E. , 2023/89 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2020/225 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci, beşinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli yağma suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraatine karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/765 Esas, 2021/1459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Mağdurun beyanlarının somut olmayıp beyanları arasında çelişkiler bulunduğuna, sadece beyan üzerine sanığa ceza verilmemesi gerektiğine, eylemin rızalı ve doktor raporunda belirlenen yaralanmaların rızaya dayalı ilişki sonucu olduğuna, araç hakkında bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, katılanın iftira atma duygusuyla hareket ettiğine, sanığın istikrarlı şeklide suçlamayı kabul etmediğine ve nitelikli cinsel saldırı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 2. Sair temyiz sebeplerine, ilişkindir. B. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri 1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde cezada orantılılık ilkesi gereği alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükümünün suçun maddi ve manevi unsurları oluştuğundan usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Sair temyiz sebeplerine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde plastik cerrahi asistanı olduğu, katılanın ise aynı hastanede paramedik olarak çalıştığı ve pandemi dönemi nedeniyle misafirhanede kaldığı, acil servis kafeteryasında ayaküstü karşılaştıkları, instagram isimli sosyal medya paylaşım sitesinden birbirlerini ekleyerek site üzerinden konuşmaya başladıkları, 05.04.2020 tarihinde saat 22.00 civarı sanığın katılana mesaj çektiği, mesaj üzerine görüşmeye karar verdikleri, sanığın katılanı misafirhane önünden aracı ile aldığı, birlikte Hacettepe Üniversitesi'nin 5 nolu otoparkına gittikleri, sanığın katılana viski ikram ettiği, sanığın geldiğinde sarhoş gibi olduğunu, otoparka gidince viski şişesi çıkardığını, etrafta bira şişeleri de olduğunu, sanığa alkolle aram yok, içmeyeyim dediyse de sanığın kendisine viskiyi denettirdiğini, plastik bardak ile yarım ya da bir bardak viskiyi içtikten sonra uyuşmaya başladığını, sanığın katılanın bacaklarını okşamaya çalıştığı, genital bölgesine hamle yaptığı, katılanın bundan rahatsız olarak kendisini misafirhaneye bırakmasını istediği, sanığın misafirhaneye doğru aracı ile hareket ettiği, ancak Hamamönü yönüne doğru ilerlediği ıssız bir sokakta park ettiği, katılanın sanığa bakire olduğunu sanıktan birşey yapmamasını istediği, sanığın katılana "Bu benim işim rahat ol iki flebe bakar" dediği, sanığın katılana arkaya geç anal seks yapalım dediği, katılanın kabul etmediği, bunun üzerine sanığın cinsel organını çıkararak oral seks yapmasını istediği, katılanın kabul etmemesi üzerine kafasını cinsel organına doğru bastırdığı, bu şekilde zorlamak suretiyle oral yoldan organ sokmak suretiyle eylemine devam ettiği, sanığın katılanı kucağına oturttuğu, sanığın cinsel organını kendi cinsel organı ile birlikte gördüğü bunun üzerine katılanın sanığı ittirdiği, bu yoldan bir birleşmenin gerçekleşmediği, sanığın katılanın araçtan ayrılmasını engellemek amacıyla araç kapısını kilitlediği, katılan ile sanığın tartıştıkları esnada sanığın katılana "....a... Koyayım..." demek suretiyle hakaret ettiği, katılanın sanığın da vermiş olduğu alkolün etkisiyle uyuduğu, uyandığında saat 06.00 civarı olduğu ve katılanın kendisini yolcu koltuğunda, üst iç çamaşırının durduğu ancak alt iç çamaşırının olmadığı halde bulduğu, iç çamaşırını şoför mahallinde yerde gördüğü, katılanın araç içinde giyindiği, sanığın katılanı misafirhaneye bıraktığı, sanığın olaylar esnasında boşaldığının tutulan tutanak, sanık beyanı ve adli raporlar ile doğrulandığı, katılanın hemen akabinde duş aldıktan sonra sabah 06.30 civarı arkadaşı olan ve mahkemece tanık sıfatı ile dinlenilen ... ...'un yanına gittiği, katılanın şiddetli bir şekilde bağırarak ağladığı tanık ...'nın katılanı odasına aldığı, sakinleştirmeye çalıştığı, tanığın katılana kendisine zarar verip vermediğini sorması üzerine şahsın elinin bacağına dokunduğunu kendisinin de kızdığını ve izin vermediğini söylediği, aynı gün 6 Nisan sabahı saat 07.00-08.00 arası katılanın bir diğer arkadaşı yine tanık sıfatı ile dinlenilen ...'ı aradığı nerde olduğunu sorduğu, tanık ... nöbeti bittikten sonra katılanın odasına gittiği, katılanı ağlar vaziyette gördüğü, ne olduğunu sorması üzerine sanık ile o gece görüştüğünü ve kendisini taciz ettiğini söylediği, ancak detay vermediği, tanık ... akşamüstü 15.00 sıralarında tekrar odaya gittiğinde katılanı yine ağlar vaziyette gördüğü, katılanın daha sonra acil servis kıdemli doktoru olan ve yine tanık sıfatı ile dinlenilen ... ... ile konuşup tacize uğradığını anlattığı, 07.04.2020 tarihinde psikiyatri polikliniğinde muayene olduğu, psikiyatri polikliniğinden tanık sıfatı ile dinlenilen Ramazan'ın arandığı, katılanın bu şekilde adli muayenesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık tarafından katılan ile ilişkisinin tamamen rızaya dayalı olduğu savunulmuş ise de; katılanın olayın hemen akabinde başından geçenleri olay akışına uygun biçimde o anki psikolojisinin elverdiği oranda anlatmış olması, olay sonrası davranışlarının maruz kaldığı eylem ile bağdaşması, katılan iddialarını doğrular nitelikteki raporlar ve yine iddiaları doğrular nitelikteki tutanakların bulunması, sanığın üzerine atılı suçların niteliği gereği başka deliller ile desteklenen mağdur beyanına itibar etmek gerektiği, aksi kanıtlanamayan suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunmalarına bu nedenle itibar edilmediği; sanığın ikrarı, katılan beyanlarının dosya kapsamındaki deliller ile uyuşması gözetilerek sanığın katılana organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı, katılan beyanı ve mağdur beyanı gözetilerek hakaret ve sanığın nitelikli cinsel saldırı için gerekli hürriyeti tahdit boyutunu aşıp içinde bulundukları araç kapısını kilitlemek suretiyle ve 6 Nisan tarihinde başlayan eyleminin 7 Nisan sabahı sonlandırılması nedenleri ile kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını işlediği sabit görülmüş sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, Sanık üzerine atılı yağma suçu bakımından yapılan değerlendirmede ise; katılan iddiaları dışında sanığın atılı yağma eylemini gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması, tam olarak ispatlanamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, cezalandırma için hiçbir kuşkuya yer olmaması gerektiği hususları gözetilerek sanığın yağma suçundan beraatine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, Tebliğnamede bu hususta onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. C. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, sanığın istikrarlı savunması, mağdure ve sanığın olay gecesi bir benzinlikten çıkarken el ele görüntülenmeleri, mevcut mesaj içerikleri ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın mağdureye rızası dışında nitelikli cinsel saldırıda bulunduğuna dair mağdurenin soyut beyanları dışında delil olmadığından sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına yönelik görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/765 Esas, 2021/1459 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/765 Esas, 2021/1459 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı oy) KARŞI OY Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2020/225 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/765 Esas, 2021/1459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan mağdur vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf cinsel saldırı suçunun sübutuna ilişkindir. Aynı hastanede çalışmaları nedeniyle daha önceden tanışan sanık ve katılanın olay gecesi buluşmaya karar verip araç ile hastane otoparkına gittikleri, sanığın katılana viski ikram ettiği, katılanın alkolle aram yok, içmeyeyim dediyse de sanığın kendisine viskiyi denettirdiği, bir bardak viskiyi içtikten sonra katılanın uyuşmaya başladığı, sanığın katılanın bacaklarını okşamaya çalıştığı, genital bölgesine hamle yaptığı, katılaının bundan rahatsız olarak kendisini misafirhaneye bırakmasını istediği, sanığın misafirhaneye doğru aracı ile hareket ettiği, ancak Hamamönü yönüne doğru ilerlediği ve ıssız bir sokakta park ettiği, katılanın sanığa bakire olduğunu sanıktan birşey yapmamasını istediği, sanığın katılana "bu benim işim rahat ol iki flebe bakar" dediği, sanığın katılana arkaya geç anal seks yapalım dediği, katılanın kabul etmediği, bunun üzerine sanığın cinsel organını çıkararak oral seks yapmasını istediği katılanın kabul etmemesi üzerine kafasını cinsel organına doğru bastırdığı, bu şekilde zorlamak suretiyle oral yoldan organ sokmak suretiyle eylemine devam ettiği, sanığın katılanı kucağına oturtması üzerine katılanın sanığı ittirdiği, bu yoldan bir birleşmenin gerçekleşmediği, katılanın sanığın da vermiş olduğu alkolün etkisiyle sanığa direnemediği, olayı kesik kesik hatırladığı ve sonrasında araçta uyuyakaldığı, uyandığında saat 06:00 civarı olduğu ve katılanın kendisini yolcu koltuğunda, üst iç çamaşırının durduğu ancak alt iç çamaşırının olmadığı halde bulduğu, iç çamaşırını şoför mahallinde yerde gördüğü, sonrasında sanığın katılanı misafirhaneye bıraktığı, katılanın hemen arkadaşı ...'nun yanına gittiği ve ağlayarak olayı anlattığı, aynı gün tanık ... katılanı ağlar vaziyette görüp ne olduğunu sorması üzerine ona da olayı anlattığı ve olayın intikalinin gerçekleştirildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 13/04/2020 tarihli raporunda; katılanın 07/04/2020 tarihinde jinokolojik pozisyonda yapılan vajinal muayenesinde sol labium majus iç yüzde saat kadranına göre saat 1 ile 3 arasında 0,5*1 cm ebadında eritematöz hiperemik zeminli yüzeyel epidermal erozyon olduğu, saat 1 ile 5 arasında 1x3 cm ebadında eritematöz hiperemik alan olduğu, sol labium minus üzerinde anteriorda saat kadranına göre 1 ile 2 arasında 0,5x1 cm ebadında eritematöz hiperemik alan olduğunun, vajen introitusunda labium minus posterior komissurunda (saat kadranına göre 6 hizasında) 0,5*5 cm ebadında hiperemik alan olduğu, hymenin semimular yapıda olduğu, akut veya kronik travmatik bulguya rastlanmadığı, saat kadarnına göre 7 hizasında doğal çentik olduğunun görüldüğü, genel beden muayenesinde sol midklaviküler hatta klavikula 1 cm altında 1x1 cm'lik hiperemik zeminde noktasal mor renkli ekimotik odaklar olduğu, sol uyluk ön kısımda 1x1 cm'lik 2 adet açık mor renkli ekimoz, sol patella üzrinde 1x1 cm'lik, sağ patella üzerinde 0,5x0,5 cm'lik açık mor renkli ekimoz ve bu alanda belirgin hassasiyet, sol gluteal bölge dış alt kısımda 2x1 cm'lik açık mor renkli ekimoz, sağ uyluk dış alt kısımda 1x1 cm'lik iki adet açık mor renkli ekimoz olduğu, tariflenen tüm ekimotik odaklarda dokunmakla hassasiyet olduğunun tespit edildiği, sağ gluteal bölgede 5x0,2 cm ve 1x0,1 cm ebatlarında iki adet yüzeyel sıyrık izlendiğinin, ruhsal yönden yaşadığı travmanın belirtilerinin gözlendiği, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığının 29/04/2020 tarihli raporunda; olayın gerçekleştiği araçtan alınan gazlı bez üzerinde nadir sayıda sperm hücresi görüldüğü, müştekinin çizmesinde tespit edilen leke ve olayın gerçekleştiği araçtan alınan gazlı bez üzerinde sperm hücresi görülmediği ancak menide ve idrarda bulunan prostat spesifik antijen tespit edildiği, Sanık savunmasında katılan ile ilişkisinin tamamen rızaya dayalı olduğunu savunmuş ise de; katılanın olayın hemen akabinde başından geçenleri olay akışına uygun biçimde o anki psikolojisinin elverdiği oranda tutarlı biçimde anlatmış olması, olay sonrası davranışlarının maruz kaldığı eylem ile bağdaşması, katılan iddialarını doğrular nitelikteki raporlar ve yine iddiaları doğrular nitelikteki tutanaklar ve tanık beyanlarının bulunması karşısında başka deliller ile desteklenen mağdur beyanına itibar etmek gerektiğinden atılı suçtan sanığın beraatına karar verilmesine dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 11.01.2023

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla