Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/13959 E. , 2023/317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı Sanık hakkında; mağdure ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan h
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/13959 E. , 2023/317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı Sanık hakkında; mağdure ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında bu husus haricinde verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verildikten sonra gereği görüşüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2019/499 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, mağdure ...'a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 35 ve 62 inci maddelerinin birinci fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına , mağdure ...'ya çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, her iki mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise ayrı ayrı iki kez 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b), (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 6 şar yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/1070 Esas, 2021/1726 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiileri ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.10.2021, 26.10.2022 tarihli ve 9-2022/134110 sayılı temyiz ret, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemleri Sanığın mağdurelere yönelik atılı suçları işlediğine dair dosya kapsamında cezalandırılmasını gerektırır yeterli delil olmadığına, sanığın olaylar sırasında mağdurelere karşı silah kullanmadığı gibi cebir ve tehditte de bulunmadığına, atılı suçları kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın mağdure ...'a karşı cinsel istismar eyleminin de sarkıntılık aşamasında kaldığına ve bu hususlar ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası yerine 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında kurulan hükümlerde temel cezaların alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayini gerekirken alt sınırlardan belirlenmesinin ve duruşmalarda kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettiren katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmolunmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. II. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda dava konusu olayların "sanıklar ... **** ile (temyize gelmeyen diğer iki sanık) ... **** ve ... ****'in arkadaş oldukları, mağdurlar ... **** ve ... ****'ın da kardeş oldukları, olay günü olan 29.07.2019 da gece vakti saat 00.30 sularında sanıkların her üçünün (temyize gelmeyen) ...'ın evinde alkol aldıkları, mevsim nedeniyle hava sıcak olduğundan balkonda oturdukları, bu sırada ağabeyleri ile kavga ettiklerinden evden ayrılan mağdurelerin sanıkların bulunduğu evin hemen yanındaki parka geldikleri, burada oturmaya başladıkları eve de dönmedikleri, vaktin çok geç olduğu, ...'ın evinin balkonunda alkol almakta olan sanıkların mağdureleri gördükleri, sanık ...'in mağdurelere "hişt" şeklinde seslendiği, mağdurelerin buna karşılık vermemeleri üzerine sanık ...'in ... ile birlikte parka mağdurelerin yanına indikleri, mağdureleri ...'ın evine götürmek istedikleri, mağdurelerin gitmek istememesi üzerine sanık ...'in mağdure ...'nın kolunu tutarak zorla yukarı çıkardığı, ablasının zorla yukarı çıkarıldığını gören ...'un da ablasını yalnız bırakmamak üzere birlikte ...'ın evine gittikleri, ...'ın evinde mağdureler ve sanıkların bir müddet oturduktan sonra ...'ın mağdurelere yemek getirdiği, ancak mağdurelerin aç oldukları halde çekindiklerinden bu yemekleri yemedikleri, daha sonra hava alalım diyerek mağdurelerin tekrar parka indikleri, bir süre sonra yanlarına sanık ...'in ... ile birlikte geldiği, mağdurelerin sanıklardan kaçmaya çalışmalarına rağmen sanık Cemalin bıçak çekip ...'la birlikte her iki mağdureyi elleriyle tutarak zorla eve çıkardıkları, mağdurelerin ısrarla eve gitmek istediklerini söylemeleri üzerine sanık ...'in mağdure ...'ya vurmaya başladığı, ...'ın ise olanlardan rahatsızlık duymaya başlaması nedeniyle ...'in ...'yı dövmesine engel olduğu ardından ...'in her iki mağdureyide bir odaya kilitlediği, olan bitenden tümden rahatsızlık duymaya başlayan ...'ın sanık ...'e "bu şekilde yapacaksan bir daha benim evime gelme" diyerek kilitli kapıyı açtığı, mağdureleri serbest bıraktığı, ardından sanık ...'in mağdure ...'u tekrar eve kilitlediği, ... ile birlikte parka indiği, ...'yı kolundan tutup zorla kendisine çekmeye çalıştığı, çok kısa süre temadi etmeyen şekilde pantolonun üzerinden ...'nın ön ve arka mahrem yerlerine dokunduğu, kıyafetlerini çıkarmaya çalışmadığı, bu eyleminin anlık elbisenin üzerinden cinsel organına dokunmak suretiyle gerçekleştiğinden eylemin sarkıntılık suçunu oluşturduğu; daha sonra mağdurenin ...'in elinden kurtularak kaçıp orada bulunanlardan polisi aramasını söylediği, oradakilerin polisi araması üzerine polisin olay yerine geldiği, polis gelmeden ..., sanık ...'den kurtulup kaçtıktan sonra sanık ...'in tekrar ...'ın evine döndüğü, ...'u kilitli odadan çıkarıp seni ablana götüreceğim diyerek aşağı inerken merdivenlerde cinsel organını çıkararak zorla mağdure ...'un ağzına sokmaya çalıştığı, ...'un direnmesi üzerine tam sokamadığı, dişlerini kilitlemesi nedeniyle ...'in cinsel organının ...'un dudaklarını geçip dişlerine değdiği, bu eyleminin çocuğa karşı zorla nitelikli cinsel istismar suçuna teşebbüs aşamasında kaldığı" şeklinde gerçekleştiği kabul edilerek, yine mahkemece "sanık ...'in aşamalarda mağdure ...'yı dövdükten sonra mağdurelerin kendi rızalarıyla ...'ın evine kendisiyle birlikte geldikleri yönündeki tevilli ikrarları, olay sırasında mağdurelerin ancak polisin müdahalesiyle sanık ...'in elinden kurtulabildiği ve tüm dosya içeriği bir arada değerlendirildiğinde sanık ...'in alacağı muhtemel cezadan kurtulmak için tevilli inkari savunma yaptığı ve buna göre sanığın mağdurelere yönelik atılı suçları işlemiş olduğunun anlaşıldığı" şeklindeki gerekçeye binaen sanığın yukarıdaki "HUKUKİ SÜREÇ" bölümünün (1.) sayılı alt başlıkta belirtildiği şekilde müsnet suçlardan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Mağdure ...'ya Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık müdafiileri ile katılan Bakanlık vekili tarafından mağdure ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm de temyiz edilmiş ise de ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları kesin olduğundan bu hususta temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık Hakkında Mağdure ...'a Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel istismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Olayın intikal şekli, mağdurenin aşamalardaki beyanı, adlî raporlar, sanık savunması ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alındığında; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik sanık müdafiileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. C. Sanık Hakkında Mağdurelere karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; 1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Olay tarihinde on beş yaşından küçük mağdureleri silahtan sayılan bıçakla tehdit ederek temyize gelmeyen sanıklardan ... ile birlikte suça konu eve götüren sanık ...'in bu şekilde tek fiille her iki mağdureyi alıkoyduğu ve mevcut haliyle mağdurelere yönelik eylemlerin bütün halinde zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b), (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken mağdure sayısınca hükümler kurulması karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Mağdure ...'ya Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Mağdure ...'a Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/1070 Esas, 2021/1726 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Mağdurelere Karşı Kişiyi hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/1070 Esas, 2021/1726 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2023 tarihinde karar verildi.