Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/16261 E. , 2023/2016 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/16261 E. , 2023/2016 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/138 Esas, 2018/177 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/1807 Esas, 2018/1319 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/1807 Esas, 2018/1319 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/25854 Esas, 2022/2138 Karar sayılı kararı ile sanığın haklarında verilen mahkumiyet hükümleri kesinleşen diğer sanıklar ile birlikte birbirlerini takiben mağdureye karşı nitelikli cinsel saldırıda bulunmaları nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince cezada artırım yapıldığı halde başkaca bir cinsel saldırı eylemi de bulunmayan sanık hakkında mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde diğer sanıkların eylemlerine de iştirak ettiği gerekçesiyle zincirleme suç artırımı yapılarak fazla ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/422 Esas, 2022/417 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.12.2022 tarihli ve 9-2022/131069 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Temel cezanın teşdiden belirlenmesi ve zincirleme suç artırımı yapılması gerektiğine, lehe vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Olay sırasında mağdurenin telefonu yanında olduğuna, eylemin kamuya açık bir yerde olduğuna, ... dışı olsaydı mağdurenin yardım talebinde bulunacağına, diğer sanık ...’un çektiği video kaydının şantaj amacıyla kullanılmadığına, eylem ile şikayet tarihi arasında geçen süre, olayın gerçekleştiği yerin fiziki durumu, mağdurenin olaylar sonrası sanıklar ile görüşmeye devam etmesi, alkollü olmayan mağdurenin yardım isteyebilecek halde olması nazara alınırsa cinsel ilişkinin rızaya dayalı olduğunun anlaşılacağına, mağdurenin şikayetinden vazgeçmek için para istediğine, atılı suçun mahiyetinin değiştiğine, bu durumun iddiaya konu suçun ciddiye alınmamasını gösteren bir durum olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme, "...04.04.2017 tarihinde sanık ... isimli şahsın mağdureye ... ile olan cinsel ilişki videosunu gönderdiği, devamında ... isimli sanığın mağdureyi telefon ile arayarak bulundukları otopark'a çağırdığı, gelmek istememesi üzerine gelirsen video ile ilgili herşey bitecek dediği, ayrıca diğer sanık ...'yi yanlarında zorla tuttuklarını söyleyerek mağdure Helin'in otoparka gitmesini sağladığı, burada ... isimli sanığın mağdure ile rızası hilafına ellerinde bulunan videoyu da kullanarak cinsel ilişkiye girdiği, devamında da ... ... ve ... isimli sanıkların mağdure ile rızası dışında mağdurenin video kaydını kullanmak suretiyle cinsel ilişkiye girdikleri..." şeklindeki kabulüyle sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE 1. Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, tanıkların anlatımları, anal muayene raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay günü sanık ile hakkında verilen hükümler Dairemizin onama ilamı ile kesinleşen diğer sanıkların, mağdurenin başkasıyla yaşadığı cinsel ilişkiye dair video kaydını kullanacakları şantajıyla mağdureyi sanığın işlettiği otoparka çağırdıkları, bu suretle şantaj yoluyla direncini kırdıkları mağdureye karşı birbirlerini takiben nitelikli cinsel saldırıda bulundukları, iddianame anlatımına göre sanığın aynı gün içerisinde başkaca bir nitelikli cinsel saldırı eylemi bulunmaması nedeniyle zincirleme suç artırımı da yapılamayacağı gözetilerek kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde; suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın amaç ve saiki göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve "Sanığın dosyaya yansıyan kişiliği ve cezasında takdiri indirim yapılmasının geleceği üzerinde olumlu etki yapacağı hususunda kanaat oluşmaması nedenleriyle sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması adalet ve nesafet kuralları ile bağdaşmayacağı, cezanın subjektif ve objektif etkisinin sağlanamayacağı, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına gerektirir başkaca neden dosya kapsamında bulunmadığından..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır. 5. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/25854 Esas, 2022/2138 Karar sayılı ilamında belirtilen gerekçeler ile Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/422 Esas, 2022/417 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.