Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/16320 E. , 2023/1649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Cinsel saldırı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/16320 E. , 2023/1649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Cinsel saldırı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Gaziosmanpaşa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2022 Tarihli ve 2022/414 Esas, 2022/380 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında Katılan ...’a karşı cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 05.10.2022 Tarihli ve 2022/1797 Esas, 2022/1681 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında Katılan ...’a karşı cinsel saldırı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin koşullarının somut uyuşmazlıkta gerçekleştiğine ilişkindir. B.Sanık ve Müdafiinin Temyiz İsteği Sübuta ve teşdiden ceza tayininin yerinde olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü katılanın ... Devlet Hastanesi Genel Cerrahi bölümüne muayene olmak için gittiği, mamografi çektirmesi gerektiğinin kendisine söylendiği, giriş yaptırmak için hastane veznesine gittiğinde ... Devlet Hastanesinde tıbbi sekreter olarak çalışan sanığın katılana beş numaralı odaya geçmesini söylediği, katılanın da oda kapısına giderek sanığın gelmesini beklediği, sanığın geldiği ve katılana odanın içerisindeki kabine girerek belden yukarısındaki kıyafetlerinin tümünü çıkarmasını söylediği, katılanın ultrason çekimi için gerekli olduğunu düşünerek odadaki kabinde üzerini sanığın izah ettiği şekilde çıkardığı, daha sonra sanığın odaya girdiği ve katılanın kabinden dışarı çıktığı, katılanın çıplak vaziyette ayakta durduğu esnada sanığın katılanın yanına yaklaşarak sorununun nerede olduğunu sorduğu, katılanın da sol göğsünde kist olduğunu söylemesi üzerine sanığın katılanın sol göğsünü eliyle iki tarafından kavramak suretiyle sıktığı, sanığın katılanın diğer göğsünü de bu şekilde kontrol etmek istediği, katılanın buna o göğsünde bir şey olmadığını söyleyerek izin vermediği anlaşılan ve bu haliyle sübuta eren eylemi nedeniyle sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince "... Devlet Hastanesinde tıbbi sekreter olarak çalışan sanığın olay günü muayeneye hazır hale getirme sırasında cinsel saldırıda bulunduğu katılan üzerinde kamu görevinden kaynaklanan nüfuzunun olmadığı, zira sanığın nüfuzunun bulunduğunun kabulü için görevinin mağdure üzerinde güç ve otorite oluşturması, bu otoritenin mağdurenin direncini kırması ve mağdurenin bu nedenle çekinerek karşı koyamamasının gerektiği, bunun gerçekleşmesi için de sanığın görevinin mağdure yönünden zorunlu ve icbar edici nitelik taşımasının zaruri olduğu, dolayısıyla sadece görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak eylemin gerçekleştirilmesi halinde nüfuzun kötüye kullanıldığının kabulünün mümkün olmadığı, esasen 5237 sayılı TCK'nın 102/3-b. maddesi gereğince yapılacak artırımın kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması haline münhasır olup, dosya içeriğine göre mağdure üzerinde nüfuzu bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 102/1.2. maddesi ile belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı halde aynı Kanunun 102/3-b. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayinine karar verilmiş ise de; Bu aykırılık CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanma gerekçesiyle artırımı yapılan Hükmün 2. Paragrafının Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA, Hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesi suretiyle düzeltilmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur IV. GEREKÇE 1.... Devlet Hastanesinde tıbbi sekreter olarak tıbbi muayene görevi olmayan sanığın, ultrason çekimi için soyunan katılanın yanına yaklaşarak sorununun nerede olduğunu sorduğu, katılanın da sol göğsünde kist olduğunu söylemesi üzerine sanığın katılanın sol göğsünü eliyle iki tarafından kavramak suretiyle sıktığı, sanığın katılanın diğer göğsünü de bu şekilde kontrol etmek istediği, katılanın buna o göğsünde bir şey olmadığını söyleyerek izin vermediği, kısa bir süre sonra sanığın katılanın bulunduğu bölümdeki perdeyi çekerek bilgisayarın bulunduğu bölüme geçtiği biçiminde gerçekleşen olayda; sanığın muayene için üstsüz olan katılanın göğsünü sıkmak şeklindeki eyleminin cinsel bölgelere çıplak olarak dokunma niteliğinde olup cinsel saldırı vasfında sayılması gerektiği ve 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini; hukuka aykırı bulunmuştur. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 05.10.2022 tarihli ve 2022/1797 Esas, 2022/1681 Karar sayılı düzeltilerek esastan ret kararının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümlerine uygun olduğu, infazda tereddüt oluşturacak nitelik arzetmediği nazara alındığında Tebliğname'deki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçenin (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/1797 Esas, 2022/1681 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren Gaziosmanpaşa 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2023 tarihinde karar verildi.