İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/10014 Karar: 2023/8684 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/10014 K.2023/8684

9. Ceza Dairesi 2023/10014 E. , 2023/8684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/71 E., 2023/136 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/10014 E. , 2023/8684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/71 E., 2023/136 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/10014 E. , 2023/8684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/71 E., 2023/136 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/394 Esas, 2022/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2022/575 Esas, 2022/630 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/9628 Esas, 2022/9217 Karar sayılı kararı ile ''Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyizi mümkün olmadığından reddine; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli 2023/71 Esas, 2023/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Bozma sonrası yapılan yargılamada bozma ilâmının gereklerinin yerine getirilmediğine, katılan mağdurun değişkenlik gösteren beyanlarının tek başına mahkûmiyete yeterli olmadığına, kararda çelişkilerin gösterilmediğine, tanık beyanlarıyla örtüşmediğine, tanık beyanlarına neden itibar edilmediğinin kararda gösterilmediğine, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hüküm tesis edildiğine, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahliye ve kararın bozularak beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ile olay tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan katılan mağdurun eşcinseller arası iletişim sağlayan sosyal medya uygulaması üzerinden tanışarak birkaç gün yazıştığı, tarafların cinsel anlamda bir şeyler yaşamak için buluşmaya karar verdikleri, sanığın olay günü saat 21:00 sıralarında katılan mağduru aracı ile evinin yakınında bulunan duraktan alarak ... isimli alışveriş merkezinin kapalı otoparkına götürdüğü, otoparkın içerisinde bir yere park ettikten sonra orada kameraların olduğunu söyleyerek aracı başka yöne doğru çevirerek tekrar park ettiği, sanığın araç içerisinde bulundukları sırada katılan mağduru elini cinsel organına dokundurduğu, daha sonra alt kıyafetini çıkartarak cinsel organını katılan mağdurun ağzının içine soktuğu, bir süre sonra güvenlik görevlisinin araca doğru yaklaşması üzerine sanığın aracı ile olay yerinden hızlıca uzaklaştığı ve katılan mağduru kapalı otopark içerisinde indirdiği, katılan mağduru AVM otoparkından araçların çıkış yaptığı yerden yürüyerek çıkmaya çalışması üzerine güvenlik görevlileri tarafından şüphe üzerine durdurulduğu ve katılan mağdurun yaşadığı olayı güvenlik görevlilerine aktarması üzerine olayın kolluk kuvvetlerine intikal ettiği kabul edilmiştir. Bozma öncesinde sanığın alınan savunmasında belirttiği üzere katılan mağdur ile yüz yüze görüştüğünde katılan mağdurun söylediği yaştan küçük olduğunu anladığını, katılan mağdura bu durumu söyleyip kızması üzerine katılan mağdurun kendisine 17 yaşında olduğunu söylediği şeklideki beyanı, bunun dışında sanığın soruşturma aşamasında kollukta müdafii eşliğinde alınan beyanında katılan mağdurun yaşına dair bir beyanının olmaması, yine sanığın soruşturma aşamasında alınan iki beyanında da katılan mağdurun kendisinden para istediğine dair bir beyanın bulunmadığı, bu haliyle sanığın aşamalardaki beyanları arasında çelişkiler bulunması, dosya içerisinde bulunan CD'de yer alan katılan mağdurun SEGBİS ile alınan görüntülü ve sesli ifadesindeki video kaydında ve fotoğraflarında da görüldüğü üzere ifade alındığı tarihte dahi katılan mağdurun yaşına uygun olarak 12-15 yaş aralığında bir görüntüye sahip olduğu, bu nedenle mağdur çocuğun sanıkla tanışmadan önce yaşının 19 olarak söylemesinin sanık açısından hata hükümlerine dayanılacak nitelikte bir yalan olmadığı, zira söylenen yaş ile gerçek yaş arasında büyük bir farkın olduğu ve bu farkın sanık tarafından mağdur çocuğu gördüğü anda hemen anlaşılabilecek düzeyde olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın somut olayda katılan mağdurun yaşını bilecek durumda olduğu, herhangi bir kaçınılmaz hataya düşmediği, ancak buna rağmen suça konu eylemini gerçekleştirdiği anlaşıldığından, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı kanaatine varılarak hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli 2023/71 Esas, 2023/136 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla