İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/10025 Karar: 2024/5966 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/10025 K.2024/5966

9. Ceza Dairesi 2023/10025 E. , 2024/5966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/669 E., 2023/121 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin h

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/10025 E. , 2024/5966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/669 E., 2023/121 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin h

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/10025 E. , 2024/5966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/669 E., 2023/121 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2.maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Elazığ 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/109 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 43, 62, 53. Maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen re'sen de istinafa tabi kararın katılan mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesi kararının sanık ile müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli ve 2021/25756 Esas, 2022/7377 Karar sayılı kararı ile katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; ilk eylem tarihi kesin bir şekilde tespit edilemediğinden katılan mağdurenin ilk eylem sırasında on beş yaşını ikmal edip etmediği hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenememiş olup bu hususta oluşan tereddüt sanık lehine değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesince sanığın on beş yaşını ikmal eden katılan mağdureyle rızası doğrultusunda cinsel ilişkiye girdiğinden bahisle reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Elazığ 4. Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/669 Esas, 2023/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104/1, 43/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesinde yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik kovuşturmaya, yapılan değerlendirmeye, sübut bulan suçlardan tecziyenin yetersizliğine, lehe indirim hükümlerin uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik kovuşturmaya, yapılan değerlendirmeye, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerekirken reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulmuş olmasının, üst sınırdan ceza tecziye edilmemesinin, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının, lehe vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığına ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik kovuşturmaya, yapılan değerlendirmeye, sübuta, katılan mağdurenin sanık ile cinsel ilişki boyutuna varmayacak şekilde sevgili olduğuna, ondan maddi menfaat temin ettiğine, eylemin birden fazla kez gerçekleştirdiği kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanıp cezasından 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılmasının hatalı olduğuna, katılan mağdurenin çelişkili beyanları dışında somut delil bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın ölçülü bir şekilde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmü uygulamasının yerinde olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Elazığ 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/669 Esas, 2023/121 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla