Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/10167 E. , 2024/3257 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/72 E., 2023/177 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı (mağdure Sude'ye karşı), çocuğun nitelikli cinsel istismarı (mağdur ...'a karşı) HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, katılanlar vekili TEBLİĞNA
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/10167 E. , 2024/3257 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/72 E., 2023/177 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı (mağdure Sude'ye karşı), çocuğun nitelikli cinsel istismarı (mağdur ...'a karşı) HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmün niteliği itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında mağdurlar ... ve Sude'ye yönelik ayrı ayrı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/283 Esas ve 2021/442 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile mağdur ...'a yönelik eyleminden dolayı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure Sude'ye yönelik eyleminden dolayı çocuğun cinsel istismarı suçundan 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bendi uyarınca beraatine dair verilen kararların katılan mağdurlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.03.2022 tarihli ve 2022/134 Esas, 2022/344 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.03.2022 tarihli ve 2022/134 Esas, 2022/344 Karar sayılı kararınınkatılan mağdurlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/10204 Esas, 2022/10037 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan temyiz isteminin reddine, Sanık hakkında mağdure Sude'ye karşı çocuğun cinsel istismarı ile mağdur ...'a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçları yönünden "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdur Metahan ile mağdure Sude'nin başka delillerle desteklenmeyen soyut beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi karşısında, mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 26.04.2023 tarihli ve 2023/72 Esas, 2023/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdure Sude'ye karşı çocuğun cinsel istismarı ile mağdur ...'a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.07.2023 tarihli ve 2023/68060 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Mağdurların aşamalardaki oluşa uygun inandırıcı ve istikrarlı beyanları, mağdurları doğrulayan müşteki ve tanık beyanları, nüfus kayıtları ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçları işlediğinin anlaşıldığına, sanığın mağdura yönelik eylemlerinden ötürü üst sınırdan ve indirim hükümleri uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Delillerin toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkeme gerekçesinin yeterli olmadığına, Yargıtay kararının ayrıntıya yer vermediğine, mağdur beyanlarının çelişmediğine, tutarlı olduğuna, mağdur ...'ın cinsel istismar varsa emarelerinin tespiti için hastaneye sevkinin gerektiğine, mağdurların babaannesi Maya Zenger'in, Dr. Deniz Argüz Çıldır'ın tanık olarak dinlenmesine, mağdure Sude'nin erdiği bilgilerin tutarlı ve güvenilir olduğuna, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, sanığın iftira attığına, taraflar arasında husumet bulunmadığına, niteliği gereği cinsel suçlar gizlenebilen suçlar olduğu ve ispatı zor olduğundan istikrar kazanmış yargıtay kararlarına göre her olay kendi özelinde değerlendirilerek tarafların akrabalık ilişkileri, iftira atmayı gerektirir bir durumun olup olmadığı, doktor raporları, psikolojik inceleme evrakları, yargılama sefahatinde mağdurların tutarlı ve detaylı anlatımları, başkası değilde niçin sanığın hedef alındığı, sanığın savunmasının içeriği, sosyal inceleme raporları, çocuk izleme merkezi ifadesi gibi hususlar detaylı incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken sanık hakkında usule aykırı bir şekilde beraat kararı verilmiş olmasının yerinde olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurun aşamalardaki beyanları, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yukarıdaki gerekçe ile Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 26.04.2023 tarihli ve 2023/72 Esas, 2023/177 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.