İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/11006 Karar: 2025/8215 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/11006 K.2025/8215

9. Ceza Dairesi 2023/11006 E. , 2025/8215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/109 E., 2023/379 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve K

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/11006 E. , 2025/8215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/109 E., 2023/379 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve K

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/11006 E. , 2025/8215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/109 E., 2023/379 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekili tarafından kovuşturma evresinde katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi uyarınca Bakanlığın katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 15. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle mağdurenin sanığın öpmek, sarılmak şeklinde davranışlarda bulunduğunu ifade etmesine rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinin gereğinin uygulanmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın Başkan vekili ... ve sayın üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Daire çoğunluğunca sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına karar verilmiş ise de; Mağdure ile ablası ...'nun sanık tarafından işletilen ... AVM içerisinde faaliyet gösteren ... isimli iş yerinde daha önceden çalıştığı, daha sonra mağdurenin buradan ayrılarak aynı markanın ...'de faaliyet gösteren iş yerinde çalışmaya devam ettiği, mağdurenin iş yeri değişikliğinden sonra sanığın mağdureye kendi işlettiği iş yerinde yeniden çalışmaya başlaması hususunda ısrarcı olduğu, olay günü sanığın kullandığı otomobili ile gece saat 21:30 sularında mağdureyi iş çıkışında ... metro girişi civarında beklediği, işten çıkan mağdurenin, sanığın arabasına bindiği, daha sonra mağdure ile birlikte sanığın ...Çiftliği'nde bulunan restoranların bulunduğu bölgeye gittikleri, sanığın arabayı park ettiği, birlikte alkol aldıkları, arabada bir süre konuştukları, daha sonra sanığın mağdurenin elini tuttuğu, saçlarından okşadığı ve kolundaki yarasını öptüğü, bir süre sonra mağdurenin arabadan çıkarak lavaboya gittiği, lavabo dönüşünde sanığın mağdureyi yarı yolda karşıladığı, mağdureye sarıldığı, mağdurenin tekrar sanığın bulunduğu araca bindiği, tekrar araç ile hareketlendikleri, bir süre daha dolaşıp ...Çiftliği'ne geri geldikleri ve sanığın mağdurenin başından çekerek dudağından öptüğü, mağdurenin "ne yapıyorsun" diye tepki vererek eve gitmek istediğini söylediği, araç içerisinde ağlamaya başladığı, bunun üzerine sanığın mağdureyi evinin yakınında bir yere bıraktığı, mağdurenin ... parka giderek ağlamaya başladığı, telefonla aynı iş yerinde motokurye olarak çalışan tanık ...'i telefonla aradığı, tanığı ... ... Parkı'na çağırdığı, tanık ...'ın söz konusu yere gittiği, mağdure ile buluştukları, mağdurenin yaşadığı olayı tanık ...'a anlattığı, ...'ın da telefonla sanığı aradığı, saat 02:30 sularında sanık ve eşi tanık ...'nın birlikte mağdure ve tanık ...'ın bulundukları yere geldikleri, orada sanığın eşi ile mağdure arasında münakaşa yaşandığı, ertesi gün mağdurun olayı adli makamlara intikal ettirdiği anlaşılmaktadır. Mağdure gerek soruşturmada gerek duruşmadaki ayrıntılı ifadesinde olayı samimi ve istikrarlı bir şekilde anlatmıştır. Duruşmadaki ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını, sanığın yeterince dersini aldığını, sanığın çocukları olduğunu, çocukları için şikayetçi olmadığını bildirmiştir. Duruşmada ifade sırasında hazır bulunan Psikolog ... değerlendirmesinde "Mağdurun yaş itibariyle genel anlamda ve görünüş itibariyle yaşının fiziksel ve bilişsel gelişim özelliklerini karşıladığını değerlendirdim. Anlatım ve öykülemelerinin duygu durumuyla oldukça uyumlu olduğunu, esasen yabancılarla sağlıklı ve hızlı güven ilişkisi kurmak konusunda sorun yaşasa da ve güvenlik algısının tahrip edildiğine dair bir takım mesleki gözlemlerim mevcut olsa da zaman içerisinde görüşmeciyle sağlıklı güven ilişkisi geliştirebildiğini değerlendirdim. Mağdurun ön görüşme esnasında davaya konu olaylardan bahsetmeksizin hislerini ve konuyla ilgili tutumunu aktardığı anlatım ve öykülemelerinden erkek figürüne ve duygusal ilişkilere karşı algısının olumsuz yönde ciddi şekilde değiştiğini değerlendirdim. Davaya konu olayla ilgili adli görüşme esnasındaki anlatımlarının da kendi pasif karakteriyle uyumlu anlatımlarıyla örtüşecek ruh halini yansıtacak ve yaşına dair algısını tamamlayacak şekilde samimiyet arz ettiğini değerlendirdim. Beyanlarına itibar edilebileceğini düşünüyorum. Mağdurun yaşanılan olay nedeniyle ciddi şekilde travmatize olduğunu ve bu durumun onun ilerideki duygusal ilişkilerine dahi ciddi anlamda tahribat verecek boyutta olduğuna dair mesleki kanaatlerim mevcuttur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Soruşturma aşamasında mağdurun ifadesinde hazır bulunan Psikolog ... raporunda "..yapılan ön görüşme ile adli görüşmenin temel unsurlar açısından tutarlı olduğu, mağdurun anlama, kavrama ve kendisini ifade etme hususlarında normal sınırlar içerisinde olduğunun söylenebileceği, spontane ve akıcı bir şekilde öyküyü aktarabildiği, anlatımları ve bu anlatımlara verdiği duygusal tepkilerin paralel olduğu, görüşme süresince görüşmeci ile işbirliği halinde kendisine yöneltilen sorulara açık, anlaşılır ve samimi yanıtlar verdiği gözlenmiş olup; aktardığı öykünün içeriği incelendiğinde, mantıksal çerçeve, karşılıklı etkileşimler, detayların niceliği ve duyguların paralelliği ile ilgili de herhangi bir çelişki yansıtmadığı kanaati oluşmuştur." şeklinde mütalaada bulunmuştur. İlk derece mahkemesince eylemin mağdurenin rızası dışında gerçekleştiği yönünde delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de, mağdurenin olay sonrası arkadaşını çağırıp sanığın eylemini anlatması ve karakola giderek şikayetçi olması nazara alındığında, mağdurenin rızasıyla gerçekleşen eylemler için ailesi ve sosyal çevresi içerisinde kendisini zor durumda bırakacak şekilde şikayetçi olmasının akla yatkın olmadığı anlaşılmaktadır. Mağdurenin baştan itibaren samimi ve tutarlı beyanlarda bulunması, soruşturma ve duruşmada ifade sırasında hazır bulunan adli görüşmeci psikologların mağdurun samimi ve tutarlı anlatımda bulunduğunu belirtmesi, sanığın araç içerisinde mağdurun saçına dokunduğuna dair kısmi ikrarı, mağdurun sanıkla olay öncesi bir husumeti bulunmaması, mağdurenin duruşmada şikayetinden vazgeçmesine rağmen sanığın eylemlerini aynı şekilde anlatması nazara alndığında iftira kastıyla hareket etmesinin söz konusu olmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek kurulan beraat hükmünün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorumz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla