Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/11049 E. , 2023/8023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/607 E., 2023/629 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında, tehdit suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/11049 E. , 2023/8023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/607 E., 2023/629 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında, tehdit suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 223 üncü maddesi anlamında hüküm niteliği taşımadığı anlaşıldığından temyiz incelemesinin çocuğun cinsel istismarı suçu ile sınırlı yapılmasına karar verilmekle, bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli, 2020/269 Esas, 2021/187 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/1130 Esas, 2021/1582 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, tehdit suçu açısından ise "Her ne kadar sanığın, mağdureye yönelik tehdit suçundan dolayı cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; sanığın, mağdureye karşı işlediği tehdit fiilinin,TCK 103/1-b maddesinde belirtildiği üzere sanık tarafından mağdureye karşı işlenen cinsel istismar suçunun unsuru olması nedeniyle sanığın üzerine atılı tehdit suçundan CMK 223/2-a maddesi uyarınca Beraatine, '' paragraflarının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün CMK'nın 303/1-a, 280/1-a maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE," karar verilmiştir. 3. Kararın sanık müdafii, katılan vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.12.2022 tarihli,2022/12566 Esas, 2022/11707 Karar sayılı kararı ile "İlk derece mahkemesince çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında tehdit suçunun çocuğun cinsel istismarı suçunun unsuru kabul edilmesi hususundaki değerlendirmenin suçun işleniş şekline ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280/1-g. maddesi uyarınca duruşmalı yapılması gerekirken dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde suçun unsuru sayılan tehditten de ayrıca karar verilmesi suretiyle hükümde karışıklığa sebebiyet verilerek vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi" gerekçesiyle bozularak dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.03.2023 tarihli ve 2023/607 Esas, 2023/629 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci cümlesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; tehdit suçundan ise çocuğun cinsel istismarı suçunun unsuru olması sebebiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın ayrıca tehdit suçundan da cezalandırılması gerektiği, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, mağdure ve tanık anlatımlarının çelişkiler içerdiği, hem mağdurenin hem de sanığın telefon incelemelerinin yapılması gerektiği, dosya içerisinde bulunan ses kaydının planlı olması nedeniyle yasal delil olmadığı, konuşma içeriğine bakıldığında eylemin rızalı gerçekleştiğinin anlaşıldığı, öncelikle beraatine aksi kanaat oluşursa sanığın eyleminin sürekli ve devamlılık arz eden eylemler olmadığından sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan ceza verilmesi ile lehe olan tüm hükümlerin uygulanması ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdurenin teyzesinin kocası olan sanığın, mağdurenin dayısı ile birlikte dükkan işlettikleri, mağdurenin de haftanın üç günü bu iş yerinde yardımcı olmak maksadıyla çalıştığı,11.06.2020 tarihinden yaklaşık 2 yıl önceki bir tarihte mağdurenin iş yerinde bulunduğu sırada sanığın çay içme bahanesi ile mağdureyi bir çay bahçesine götürdüğü, çay içip araç ile geri döndükleri sırada mağdureden hoşlandığını söyleyerek onu öpmeye çalıştığı, mağdurenin direnmesi üzerine bu defa göğüslerine dokunduğu, teyzesinden önce kendisini görseydi onunla evleneceğini söylediği, mağdurenin direnmesi üzerine eylemlerine son verdiği, akabinde olanları kimseye anlatmamasını istediği, mağdurenin araçtan indiği sırada ya babasının kendisini öldüreceği ya da kendisinin mağdurenin babasını öldüreceği şeklinde sözlerle mağdureyi tehdit ettiği, 11.06.2020 tarihinden 5 ay önceki bir tarihte mağdurenin teyzesi ve sanığın işte olmaları sebebiyle onların çocuklarına mağdurenin kendi evlerinde baktığı bir sırada sanığın çocuğunu görme bahanesi ile eve gelip evde bulunan kendi kızı ve mağdurenin kardeşine para vererek markete gönderikten sonra mağdureye sarılarak onu öptüğü, mağdurenin tepki göstermesi üzerine bıraktığı, bu türden eylemlerini bir kaç defa daha tekrarladığı, en son 11.06.2020 tarihinden 1 ay kadar öncesinde aynı şekilde çocuğunu görme bahanesi ile eve gelen sanığın evde bulunan kendi çocuğu ve mağdurenin kardeşine para verip evden alışveriş için gönderdikten sonra mağdurenin kolundan tutup kendisine doğru çekerek yere yatırdıktan sonra üzerine çıktığı kıyafeti üzerinde olarak sürtündüğü, göğüslerini elleyip, cinsel organına dokunduğu mağdurenin direnmesi ve eve bakkala gönderdiği çocuğu ve mağdurenin kardeşinin dönmesi üzerine eylemlerini son verdiği, mağdurenin korktuğu için şikayetçi olamadığı, sanığın eylemleri sırasında mağdureye cep telefonu aracılığı ile mesajlar attığı, bu mesajları mağdurenin şikayetçi olduğu sırada dosyaya ibraz ettiği, mağdurenin şikayetine delil olabilmesi amacıyla sanığın kendisini arayıp eve çağırarak ısrarcı olduğu konuşmalarını da kayda alarak şikayeti sırasında dosyaya ibraz ettiği şeklinde kabul edilen olayda, sanığın savunmaları, taraflar arasında husumet olmadığı, mağdurenin aşamalarda verdiği beyanlarının samimi, yeterli ayrıntıyı taşıyan beyanlar olduğu, dosyaya mağdure tarafından sunulan sanıkla aralarında geçen mesajlaşma kayıtları ve ses kayıtlarının bilirkişiye verilmesi sonrasında sunulan raporun incelenmesinde her iki kaydın da mağdure bayanlarını doğruladığı, dosyaya getirtilen cep telefonu HTS ayrıntı kayıtlarının da mağdure bayınını ve mesajlaşma tarihlerini doğruladığı, tanık olarak dinlenen **** *******'nın mağdure beyanlarını sanığın suç tarihlerinde kendilerine para vererek bakkala gönderme bölümlerini teyit ettiği, sanığın sadece inkardan ibaret ve hiç bir delille desteklenmeyen kendisini cezadan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, mağdurenin samimi, gerekli ayrıntıyı içeren ve delillerle desteklenen beyanlarına itibar edildiği, mağdureye karşı işlediği tehdit fiilinin, sanık tarafından mağdureye karşı işlenen cinsel istismar suçunun unsuru olması nedeniyle sanığın üzerine atılı tehdit suçundan ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, mağdure tarafından anlatılan son eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, diğer eylemlerinin ise sarkıntılık seviyesinde kalması sebebiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı, sanığın kastı, suç işleme şekli dikkate alınarak takdiren alt sınırdan olarak cezalandırılmasına, suçun mağdurenin teyzesinin kocası tarafından işlenmesi, sanığın mağdureye karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı, sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde her hangi bir pişmanlık göstermemesi, inkara yönelik savunmaları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkisi göz önüne alınarak takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, bu beyanları doğrular nitelikteki whatsapp isimli uygulama üzerinden gerçekleştirilen yazışmalar, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.03.2023 tarihli ve 2023/607 Esas, 2023/629 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.