İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/12022 Karar: 2023/8209 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/12022 K.2023/8209

9. Ceza Dairesi 2023/12022 E. , 2023/8209 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/584 E., 2023/563 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece M

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/12022 E. , 2023/8209 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/584 E., 2023/563 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece M

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/12022 E. , 2023/8209 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/584 E., 2023/563 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin oy çokluğuyla verilen, 11.10.2022 tarihli ve 2021/385 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı ile; a. Sanıklar ..., ... ve ...'in cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; b. Sanıklar ..., ... ve ...'nin kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; c. Sanık ...'nin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; d. Sanık ...'in kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; e. Sanık ...'un kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 05.05.2023 tarihli ve 2023/584 Esas, 2023/563 Karar sayılı kararı ile; a. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcıları ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. b. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulandığı paragrafın hükümlerden çıkarılması suretiyle sanıklar müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcılarının istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Sanık hakkında takdiri indirim ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden sanığın cinsel saikle hareket etmediğine, mağdurun anüsüne cisim sokulmadığına, yine sanığa atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığından usul ve kanuna aykırı hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe içermediğine, sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim maddelerinin uygulanması gerektiğine, sanığın cinsel saikle hareket etmemesi nedeniyle nitelikli cinsel saldırı suçunun oluşmayacağına, mağdurun anüsüne cisim sokulmadığına, yine sanığın mağduru cinsel amaçla alıkoymadığından 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının tatbik edilmemesi gerektiğine, usul ve kanuna aykırı mahkûmiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim maddelerinin tatbik edilmesi gerektiğine ilişkindir. D. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine, teşdiden hükümler kurulması ve takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları oluşmadığına ve eylemin kül halinde kasten yaralama suçunu oluşturacağına, nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden mağdurun çelişkili ve soyut beyanları dışında delil olmadığına, sanığın haksız tahrik hükümlerinden yaralanması gerektiğine ilişkindir. E. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurun aşamalarda çelişkili anlatımlarda bulunması, sanığın olay günü ikametinde olduğunu ispatlar kendi telefon numarasına ait dosyada mevcut HTS kayıtları, tanık anlatımları uyarınca sanığın beraatine karar verilmesine, aksi kabulde dahi alt sınırdan ceza tayini gerekirken teşdiden hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini ve lehe olan hükümlerin uygulanmamasının bozma sebebi yapılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece '' Dosya kapsamında bulunan görüntü kayıtları, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, sanık ...'in 26/08/2016 tarihli müdafi huzurundaki kolluk beyanı, katılan beyanları, Oluşa ve dosya kapsamında bulunan tüm bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere; katılan ile sanık ...'nin olay tarihinden önce duygusal anlamda arkadaş oldukları ve evlilik planladıkları ancak katılanın, sanık ... ile olan birlikteliğini sona erdirmek istemesi üzerine sanık ...'nin Ceyhan ilçesinde polis memuru olarak görev yapan amcasının oğlu sanık ...'e bu durumu anlattığı, sanık ...'nin olay günü katılanı evine çağırdığı, katılanın sanık ...'nin ikametine gittiği, sanık ...'nin ikametine akşam saatlerinde sanıklar ... ile ...'in geldikleri, sanık ...'in katılana ''sen bizim namusumuzu çocuk oyuncağı mı sandın? '' diyerek siyah renkli tabancayı katılanın başına dayadığı, katılanın arkasına geçerek omuzlarından iki eliyle sıkıca tuttuğu, bu sırada sanık ...'in önce yumrukla, daha sonra ise banyondan getirdiği çekpas sopasıyla katılana vurduğu, sanık ...'in, sanık ...'e '' git ketılda su kaynat ve getir '' dediği, sanık ...'in kaynar suyu katılanın bacaklarına döktüğü, sanık ...'in kapıdan olan bitenleri izleyen sanık ...'den, ketılla tekrardan su kaynatıp getirmesini istediği, sanık ...'nin ketılla kaynatıp getirdiği suyu sanık ...'e verdiği, sanık ...'in kaynar suyu katılanın üzerine döktüğü, daha sonra sanık ...'in katılanı kanepenin üzerine yatırıp ters çevirdiği, sanık ...'in, kıpırdamaması için katılanı tuttuğu, sanık ...'in katılanın şortunu indirdiği ve sarımsak döveceğini katılanın anal kısmına soktuğu, olayın devamında sanık ... ve ...'in, katılanın ellerini evde bulunan eşarpla arkadan bağlayıp, kilime sardıktan sonra sanık ...'e ait Dacia marka aracın bagaj kısmına yükledikleri, bu esnada sanık ...'in, sanık ...'nin abisi olan sanık ...'i telefonla arayarak '' sana tam öldürülecek adam getiriyorum'' dediği, sanıkların, katılanı Çatalan 1. köprü civarında bulunan balıkçı barakasına götürdükleri, baraka yakınlarında sanık ... ile açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen 2-3 şahsın birlikte olay yerine geldikleri, sanık ...'in yanında bulunan ve kuşçu diye bilinen şahsın sanık ...'e '' abi benim Ceyhanda tanıdığım bir oğlancı var '' dediği, bunun üzerine sanık ...'in 01 ... plaka sayılı aracıyla kuşçu denilen kişi ile olay yerinden ayrıldıkları, bu esnada katılanın ellerini bağladıkları eşarbı çözdüğü, sanık ...'e ait aracın direksiyonuna geçip kaçmaya çalıştığı sırada durumu fark eden sanık ...'in katılana tekme ve tokat ile vurarak araçtan indirdiği, sanık ... ve ...'in katılanı burada alıkoydukları, bir müddet sonra sanık ..., kuşçu ismiyle bilinen şahıs ve açık kimliği tespit olunamayan diğer kişinin olay yerine birlikte geldikleri, bu sırada sanıklar ... ile ...'in olay yerinden ayrıldıkları, sanık ... ile açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen şahısların katılanı 01 ... plaka sayılı Toros marka aracının bagajına koydukları, kısa bir yolculuktan sonra katılanı baraka tarzı bir yere götürdükleri, katılanı barakanın içerisinde alıkoydukları, sanık ...'in elinde bulunan ve emanete alınan pompalı tüfeği kafasına dayamak suretiyle ''seni öldürürüm lan '' diyerek tehdit ettiği, bu sırada sanık ... ile birlikte gelen açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen şahsın katılanın üzerindeki elbiseleri zorla çıkarmak suretiyle katılana anal yoldan cinsel saldırıda bulunduğu, olayın devamında sanık ...'in av tüfeğinin kabzasıyla katılanın kafasının arkasına vurduğu ve üzerini giyinmesini istediği, daha sonra katılanın Toros Marka aracın bagajına koyarak civarda bulunan bir köy yakınına götürüldüğü, burada sanık ...'ın bulunduğu, sanık ...'in istediği üzerine sanık ...'un traktörde yer alan sopayı sanık ...'e verdiği sanık ...'in katılana sopayla vurduğu sırada sanık ...'un da katılanın ellerini arkadan tuttuğu, daha sonra sanık ...'in katılanı tekrar 01 ... plaka sayılı aracının bagajına koyduğu ve katılanı yaralı vaziyette 100. yıl mahallesinde 85103 sokak üzerine bıraktığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiştir...'' şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama suçu açısından hükümlerde koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasının çıkartılması hususu dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden müsnet suçlardan dolayı sanıklar müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcılarının istinaf başvurularının esastan ve düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 05.05.2023 tarihli ve 2023/584 Esas, 2023/563 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla