KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2023/12252 E., 2024/6996 K.
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/18 E., 2016/49 K
- Suçlar
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
332 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ
SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2014/18 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarından yürütülen yargılama sonucunda sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle; atılı suçların sübuta erdiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın aşamalardaki savunması, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.