Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/12807 E. , 2024/111 K. "İçtihat Metni" ... İtirazname No : 9 - 2022/95523 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/597 E., 2022/1108 K. KATILAN MAĞDURE : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esas
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/12807 E. , 2024/111 K. "İçtihat Metni" ... İtirazname No : 9 - 2022/95523 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/597 E., 2022/1108 K. KATILAN MAĞDURE : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İTİRAZA KONU KARAR : Ret, bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 17.05.2023 tarihli ve 2023/1941 Esas, 2023/3220 Karar sayılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan temyiz isteminin reddi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.10.2023 tarihli ve 9-2022/95523 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın iddianamede belirtilen sevk maddeleri uyarınca kesin nitelikte olmaması sebebiyle Dairemizin temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılarak bu suçtan verilen kararın onanmasına ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu açısından ise Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına dair Dairemizin kararının kaldırılarak hükmün değişik gerekçeyle bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden 1. Dairemizce de kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2022 tarih ve 2022/436 Esas, 2022/705 Karar sayılı kararı gözetilerek yapılan değerlendirmede beraat ile sonuçlanan davalarda iddianame veya iddianame yerine geçen belgelerdeki suçun vasıflandırılması doğrultusunda sevk maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırı bakımından 10 yılı geçme olanağı bulunan kararların temyiz incelemesine tabi olduğu anlaşıldığından bu suç açısından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 2. Cinsel suç sırasında eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, sanığın cinsel eylemi dışında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketin bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek verilen beraat kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Somut olayda sanık ...’in, öz kızı olan mağdureye karşı, on dört yaşından yirmi sekiz yaşına kadar vücuda organ sokmak suretiyle zincirleme olarak cinsel istismarda ve cinsel saldırıda bulunduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralları uyarınca en ağır cezayı gerektiren “Çocuğun nitelikli cinsel istismarı” uyarınca uygulama yapılması gerektiği gerekçesi ile sanığın aynı Kanun'un 44 üncü maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca neticeten 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un fikri içtima başlıklı 44 üncü maddesinde ''İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır'' hükmüne yer verilmiştir. Düzenleme uyarınca fikri içtimanın söz konusu olabilmesi için; 1. Bir fiil olması, 2. Bu bir fiil ile kanunun birden fazla farklı hükmünün ihlal edilmesi, 3. Bu birden fazla farklı suçlardan en ağırından cezai sorumluluk yoluna gidilmesi koşullarının bir arada bulunması gerekir. Maddedeki düzenlemeden açıkça anlaşıldığı üzere fikri içtima müessesesinin uygulanabilmesi için ön koşul “Fiilin tekliği” prensibidir. Her ne kadar somut olayda sanık, eylemleri ile birden fazla kanun hükmünü (5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 102 nci maddesinin ikinci fıkrasını) ihlal etmekte ise de, birden fazla fiilin söz konusu olması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı açıktır. Dairemizin yerleşik uygulamasında kabul edildiği üzere; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdureye karşı değişik zaman dilimlerinde “Çocuğun cinsel istismarı” (5237 sayılı Kanun’un 103), “Cinsel saldırı” (5237 sayılı Kanun’un 102) ve “Reşit olmayanla cinsel ilişki” (5237 sayılı Kanun’un 104) suçlarının işlenmesi halinde; her ne kadar söz konusu maddelerde düzenlenen suçlardan biri diğerinin daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hali değil ise de; failin kastı, sözü edilen maddelere konu eylemlerle ilişkisi, belirtilen normlarla korunan hukuki yararın tekliği göz önüne alınarak “Zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı” suçundan uygulama yapılması, diğer normlara ilişkin ihlallerin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım oranı belirlenirken nazara alınması gerektiği gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesine dayanan gerekçesinde hukuka aykırılık bulunduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiş, Dairemizin, 17.05.2023 tarihli ve 2023/1941 Esas, 2023/3220 Karar sayılı bozma kararı, usul ve kanuna uygun olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Açısından 1. Gerekçenin (A-1) bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin, 17.05.2023 tarihli ve 2023/1941 Esas, 2023/3220 Karar sayılı bu suç açısından katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine dair ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçenin (A-2) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/597 Esas, 2022/1108 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, İtiraz ve Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Açısından 1. Gerekçenin (B) bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin, 17.05.2023 tarihli ve 2023/1941 Esas, 2023/3220 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi. ...