İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/13517 Karar: 2023/7813 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/13517 K.2023/7813

9. Ceza Dairesi 2023/13517 E. , 2023/7813 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/848 E., 2022/1305 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 9. Ceza

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/13517 E. , 2023/7813 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/848 E., 2022/1305 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 9. Ceza

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/13517 E. , 2023/7813 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/848 E., 2022/1305 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2023/905 Esas, 2023/3604 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve 9-2022/163529 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, mağdurenin sanıktan korktuğu için şikayetçi olmak istememesine rağmen iş yerinde çalışan tanıkların ısrarı ve yönlendirmesi ile olayı intikal ettirdiği, barınma sorunları yaşayan ve bu sebeple babasının evine sığınan mağdurenin başından geçenleri intikal ettirme konusunda isteksiz davranmasının anlaşılabilir olduğu, mağdurenin benzer bir iddiayı üvey babası hakkında da dile getirdiği ve bu hususta takipsizlik kararı verildiğine dair UYAP sorgusunda herhangi bir belgeye rastlanmadığı, adli raporun mağdurenin fiili livataya maruz kaldığını gösterir nitelikte olduğu, adli görüşme değerlendirme raporlarında mağdurenin beyanlarının tutarlı olduğunun belirtildiği, mağdurenin aşamalarda istikrar arz eden anlatımlarda bulunduğu, belirtilen gerekçelerle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen esastan ret kararının onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "Suçsuzluk" ya da "Masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın uzantısı olan, Latincede; "İn dubio pro reo" olarak ifade edilen "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanarak sanığın mahkumiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı nazara alındığında olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, tanık anlatımları, savunma, mağdurenin annesi olan Gülden'in sanık hakkında soruşturma evresinde şikayetçi olarak verdiği beyanında geçmişte evden ayrılmak isteyen mağdurenin benzer iddialarda bulunduğu üvey babası hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirtmesi ve duruşma ifadesinde erkek arkadaşı olduğunu dile getiren mağdure hakkında Adli Tıp Kurumunun 12.03.2022 tarihli raporunda belirtilen fiili livata bulgusunun sanık tarafından gerçekleştirildiğinin şüphede kaldığı anlaşıldığından sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetildiğinde, Dairemizin 30.05.2023 tarihli ve 2023/905 Esas, 2023/3604 Karar sayılı kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin, 30.05.2023 tarihli ve 2023/905 Esas, 2023/3604 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 30.05.2023 tarihli ve 2023/905 Esas, 2023/3604 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili belirtilen karşı oy gerekçesine uygun olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın kabulü gerekirken reddine dair verilen sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla