Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/542 E. , 2023/1880 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi - SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muh
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/542 E. , 2023/1880 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi - SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2021/418 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/1884 Esas, 2022/1550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.01.2023 tarihli, 9-2022/162939 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafii Temyiz İsteminde Özetle: olay yerinde bulunan tanıkların beyanlarının alınmadığını, katılanın beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu ispatlamaya yarayan delillerin toplanılmadığını, sanığın sunmuş olduğu, kamera ve ses kayıtlarının incelenmemesinin savunma hakkını kısıtladığını, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmaması ve hükmün gerekçe içermemesinin hukuka aykırı olduğunu, temyiz isteminin kabulü ile incelemenin duruşmalı yapılarak kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminde Özetle: şikayetçi beyanına göre olay gecesi çocuğun sanığa emanet edilerek dışarı çıkıldığını, bu haliyle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde sayılan koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişi konumunda olduğunu, mahkeme tarafından bu husus dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir. C. Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteminde Özetle: 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmamasının yasal mevzuata aykırı olduğunu, teşdiden üst sınırdan ceza verilmesi gerekirken eksik ceza tayini nedeniyle hükmün bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince ''Katılan öz oğlu mağdur ve diğer çocuğuyla beraber gayri resmi nikahlı eşinin babası olan sanık ile ayrnı ikamette kadıklarını, çocuklarını hasta olduklarından dolayı geçici olarak kaldığı eve getirdiğini, olay günü çocuklarını uyuttuktan sonra gece 02:30 sıralarında, cezaevinde olan eşinin durumu hakkında ... adlı kişiyle görüşmek üzere dışarı çıktığını, çıkarken de mağdur çocuk ve ablasını evde bıraktığını, daha sonra eve döndüğünde oğlu mağdur çocuğun koltukta yüzüstü yatar vaziyette olduğunu, alt giysisinin üzerinde, ancak bel kısmının açık olduğunu, dikkatli bakınca giysisinin ıslak olduğunu gördüğünü, dokunduğunda sıvıyı meniye benzettiğini, oğlunun bedenini kontrol ettiğinde ise poposunun kızarmış ve üstünün yağlı gibi olduğunu gördüğünü, sanığın oğluna bir şey yaptığını anlayarak oğluna sorduğunda mağdur çocuğun poposunu göstererek sanığın acıttığını ifade ettiğini ve sanığın kendisine "annene söylersen seni öldürürüm" dediğini beyan ederek şikayetçi olması üzerine Sanık ... ***'in, müşteki ... *** ve mağdur ... *** ***'ya karşı "Tehdit, Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı" suçunu işlediğinden bahisle Türk Ceza Kanunu 106/1-1.cümle, 103/2. 2.cümle, 103/1-a, 53 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açıldığı, Katılanın mahkememiz huzurundaki beyanlarında özetle, sanığın oğlu olan ... *** ile dini nikahlı evli olduğunu, bu sebeple sanığın evine misafir olarak değil gelin olarak gittiğini, sanık, sanığın oğlu ... ile beraber 2 ay olayın geçtiği ikamette kaldığını, sonrasında ... *** cezaevine girdiğini, bu evde kalmaya devam ettiğini, sanığın kendisine sen benim kızımsın ömrünün sonuna kadar bu evde kalabilirsin dediğini, olay gecesi çocuklarıyla 21:00 gibi geldiğini, gelip çocukları yatırdıktan sonra saat 00:00 sıralarında dini nikahlı eşi ...'un arkadaşı olan ...'un kendisine para getirmek için eve geldiğini, parayı almak için dışarı çıktığını, dışarı çıkarken sanığa baba ben biraz dışarı çıkıyorum 10-15 dk kadar gelicem çocuklar uyuyor dediğini, eve geldiğinde oğlunu kanepenin üzerinde yüzü koyun yatarken gördüğünü, mağdurun üstünün giyili ancak bir kısmının açıkta olduğunu, mağdurun belinde ıslaklık gördüğü için mağdurun altını çıkardığında ıslaklık olduğunu gördüğünü, mağdurun poposunun arasına baktığımda kızarıklık ve yağlanma olduğunu gördüğünü, mağdurun uyanık, yorgana sıkıca tutulmuş şekilde yattığını, mağdurun kendisine sus dede bizi öldürecek dediğini, sanığın oğlunu tehdit ettiğini, karakola giderek ifade verdiklerini, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiğinin görüldüğü, Mağdur çocuğun çocuk izlem merkezinde alınan beyanında oyuncak bebek üzerinden işaret ile sorulan sorular neticesinde sanığın ön cinsel bölgesi ile mağdur çocuğun arka cinsel bölgesine acı verici eylem yaptığını belirttiği, Mağdur çocuğun mahkememiz huzurunda Adli Görüşme Odası vasıtasıyla alınan beyanlarında yaşının ... olması dolayısıyla konuşmakta zorluk çektiği, olay tarihi üzerinden uzun zaman geçmesi dolayısıyla suça konu olayı hatırlamadığı kanaatine varıldığı, Mağdur çocuğun olay günü yapılan iç ve dış beden muayenesi sonu alınan adli rapor içeriğinde özetle anüsünde abrazyon ve çevresinde halka biçiminde pembe mor ekimoz olduğunun tarif edildiği ve yaralanmaların penis veya benzeri bir cisimle oluşturulabileceğinin belirtildiği, mağdur çocuğun olay sırasında üzerinde bulunan ve müştekinin beyanına göre meni bulaşmış olabileceği değerlendirilen giysilerinin muhafaza altına alınarak yapılan DNA incelemesi sonucunda mağdurdan alınan 5 ve 6 nolu bulgular üzerinde tespit edilen ve incelenen meni örnekleri ile sanıktan alınan kan örneğinin genotip olarak uyumlu olduğunun rapor edildiği, Bursa yüksek ihtisas hastanesi çocuk izleme merkezince sunulan rapora göre mağdurun Anal bakı ve fizık muayenesinde; 'sırt üstü yatırılarak bacaklar dızden kırılıp karna çekilerek yapılan anal muayenesinde; anüs dorsal bölümde saat kadranına göre saat -11 hizasında 0,5 cm çapında abrazyon görüldü. Anal pililer normaldi. Anüs çevresinde halka biçiminde pembe/mor ekimoz görüldüğü, Anal sfinkter tonüsü ağrıdan dolayı artmış olarak değerlendirildi. Anüsde gaita bulaşı görülmedi. Anüste görülen pembe/mor ekimoz ve abrazyonların; kişinin anal bölgesine yönelik penis ve benzeri cisimle yapılmış cinsel saldırı sonucu oluşmasının mümkün olduğu ve cinsel saldırı eylemiyle uyumlu olduğunu gösterir tıbbi bir delil olduğu, mevcut bulguların akut fiili livata ile uyumlu olduğu' şeklinde bildirildiği, Suça konu olaya dair doğrudan bilgi ve görgüsü bulunan mağdurun yaşı ... kardeşi dışında herhangi bir şahsın bulunmadığı anlaşılmakla tanık beyanlarının dosyanın aydınlatılması bakımından etkisi olmayacağı kanaatine varıldığı, Her ne kadar sanık mahkememiz huzurundaki savunmalarında özetle, oğlu ... ***'in olaydan önce katılan ... ***'i evine getirerek burada kalmak istedikleri söylediğini, yaklaşık 15 gün kaldıktan sonra ... ***'in 3 çocuğu olduğunu öğrendiğini, önce kız çocuğunu daha sonra da erkek çocuğunu eve getirdiğini, oğlu ... *** hapse girdikten sonra katılana artık kendi ikametinde kalamayacağını söylediğini, olay günü katılanın çocukları yatırdığını, kendisinin de 21:00 gibi odasına gidip yattığını, Saat 21:30 sularında katılanın çıplak bir şekilde odasına geldiğini, katılanın kendisine "beni göndermek istiyorsun ya bu şekilde nasıl göndereceksin" dediğini, katılanla cinsel ilişkiye girdiklerini saat 23:00 gibi banyoya gittiğini, Banyodan sonra uyuduğunu gece 01:00 sularında katılanın bağırması üzerine uyandığını, kendisine "senin Allah'ını bilmem ne yaparım" gibi bir küfür kullandığını, katılanın yanında daha önce tanımadığı 2 erkek şahsın olduğunu, sonrasında katılanın kendi kızını aradığını, Kızı ve damadının gelerek polisi aradığını akabinde Emniyette ifade de bulunduğunu, Emniyette cüzdanını damadına verirken de 11.500,00 TL paranın olmadığını gördüğünü, Perşembe günü oğlu ... alındıktan sonra cuma günü ... isimli bir bayanın kendisini arayarak 25.000,00 TL para istediğini, bu parayı oğlunun zarar verdiği şahsa vereceğini söylediğini, kendisinin herhangi bir para ödemeye yanaşmadığını, telefonunu da olay gecesi katılan ... ***'in aldığını, mağdur çocuğa istismarda bulunmadığını, katılanla ilişkiye girdikten sonra katılanın çarşaflara değmesin diyerek eli ile menisini alarak odadan çıktığını, sonrasında ne yaptığını bilmediğini beyan ederek atılı suçlamayı reddetmiş ise de, sanığın soruşturma aşamasında kollukta, savcılıkta ve mahkeme sorgusunda vermiş olduğu savunmalarda çelişkili olarak katılanla cinsel ilişkiye girdiğinden bahsetmediği, katılanın gece vakti dışarı çıktığını sorduğunda annesine gittiğini söylediğini ancak buna inanmadığını, katılanın kendisine neden iftira attığını bilmediğini savunduğu, sanığın savunmaları arasında çelişkilerin mevcut olduğunun görüldüğü, sanığın katılanın kendi çocuğunun makatına kendisine ait meniyi sürdüğüne dair savunmasının aşamalarda çelişkili savunmalarda bulunduğu da göz önünde bulundurulduğunda hayatın olağan akışına aykırı suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu kanaatine varıldığı nitekim mağdur hakkında aldırılan DNA incelemesine dair raporun dosyaya girmesi neticesinde sanığın savunmalarını değiştirdiği, yapılan DNA incelemesi sonucunda mağdurdan alınan bulgular üzerinde tespit edilen ve incelenen meni örnekleri ile sanıktan alınan kan örneğinin genotip olarak uyumlu olduğunun rapor edildiği, Bursa yüksek ihtisas hastanesi çocuk izlem merkezince sunulan rapora göre anüs çevresinde halka biçiminde pembe/mor ekimoz görüldüğü mevcut bulguların akut fiili livata ile uyumlu olduğu kanaatinin bildirildiği, katılan beyanı, sanık savunması, adli rapor içerikleri, tutanaklar, mağdurun çocuğun yaşı ve gelişimine uygun olarak verdiği beyanı, yine olayın hemen ardından alınan mağdur çocuğa ait adli rapor içeriğinde anüsünde organ sokma ile oluşabilecek nitelikte istismara bağlı yaralanmalar tarif edilmiş olması, olay gecesinde mağdur çocuğun yanında sanıktan başka kimsenin olmaması, mağdur çocuğun yaşı, bedensel gelişimi ile diğer tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın 12 yaşından ... mağdur çocuğa karşı organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği anlaşılmakla, Sanık ... ***'in on iki yaşından ... olan mağdur ... *** ***'ya karşı yüklenen vücuda organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla, eylemine uyan TCK’nın 103. maddesinin 2.fıkrasının 2.cümlesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zararın niteliği göz önünde bulundurularak takdiren alt sınırdan ceza belirlenerek cezalandırılmasına, sanığın lehine olabilecek herhangi bir takdiri indirim sebebi görülemediğinden yasal koşulları bulunmayan TCK.'nun 62 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına'' şeklindeki gerekçeyle karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen deliller, ilk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Mağdurun annesince sanığa teslim edilip yalnız kaldıkları dönemde gerçekleşen eylem bakımından üzerindeki koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş, katılan Bakanlık vekili ile katılan ... vekilinin buna ilişkin temyizleri yerinde görülmüştür. Anılan nedenle de onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili, katılan ... vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/1884 Esas, 2022/1550 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.