Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/5706 E. , 2024/4240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/504 E. 2023/9 K. Olay tarihinde on beş yaşundna küçük olan mağdurenin ve kanuni temsilcisi Ayşe'nin sanık hakkında şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında mağdureye atanan vekilinin hükmü temyize hakkı bul
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/5706 E. , 2024/4240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/504 E. 2023/9 K. Olay tarihinde on beş yaşundna küçük olan mağdurenin ve kanuni temsilcisi Ayşe'nin sanık hakkında şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında mağdureye atanan vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz eden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2017 tarihli ve 2017/91 Esas, 2017/287 Karar sayılı kararı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünün sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 20.12.2019 tarihli2017/4133 Esas, 2019/1632 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii, katılan bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli ve 2022/2493 Esas, 2022/6445 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddi ile eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1. maddesi kapsamında kaldığından bahisle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/504 Esas, 2023/9 Karar sayılı kararı ile sanığın yarı çıplak vaziyette yanında yatan mağdure Pınar'ı öptüğü kabul edilerek çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1, 62,53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307/3 maddesinde yerr verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık Murat'ın telefonunda ele geçen görüntülerin usulüne uygun elde edilmiş delil olarak kabul edilemeyeceğine, sadece bu fotoğraflara dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, fotoğrafın sanığın bilgisi ve rızası dışında çekildiğine, suç tarihinin ve mağdurenin suç tarihindeki yaşının tespit edilmediğine, yaşa ilişkin itirazların aydınlatılmadığına, sanık hakkında verilen hükmün bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmemesi gerektiğine, talebine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Bir kimsenin sadece Mahkeme düzenini bozmadığı için ödül amaçlı indirim verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve kararın bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde aşağıda belirtilen husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Olay tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin ve kanuni temsilcisi Ayşe'nin bozma öncesi yapılan yargılama sırasında sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdureye atanan zorunlu vekilin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE B.Sanık Müdafii İle Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçede açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasında bulunan; "Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2016/519 Esas, 2017/4539 sayılı kararı ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2022/2493 Esas, 2022/6445 karar sayılı ilamı dikkate alınarak Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.400,00 TL vekalet ücretinin, ilk kararda hükmedilen ve sanığın ödemesi gereken 990,00 TL(3.960,00 TL/4) vekalet ücretinden mahsup edilerek 16.410,00 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile KATILAN KURUMA ÖDENMESİNE," ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.