İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/5822 Karar: 2023/7080 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/5822 K.2023/7080

9. Ceza Dairesi 2023/5822 E. , 2023/7080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1889 E., 2022/1620 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/5822 E. , 2023/7080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1889 E., 2022/1620 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/5822 E. , 2023/7080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1889 E., 2022/1620 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren REDDİNE, karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2022 Tarihli ve 2022/356 Esas, 2022/412 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında a) Katılan mağdure ...'ya karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. b) Katılan mağdure ...'ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. c) Katılan mağdure ...'e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. d) Katılan mağdure ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/1889 Esas, 2022/1620 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.04.2023 tarihli ve 9-2023/29373 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına katılan mağdure ...'ya yönelik eyleminin sarkıntılık düzeyini aştığına, vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurelerin beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olup, anlatımları dışında delil bulunmadığına, suçun somut delillerle ispatlanması gerektiğine, müvekkilinin iftiraya uğradığına, taleplerinin reddedilerek savunma hakkının kısıtlandığına, iddia edilen eylemden sonra ailelerin görüşmeye devam ettiğine, raporun sanığın beyanlarını doğruladığına, sanığın katılan mağdurelerin dinlendiği duruşmada hazır edilmediğine beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''...Sanık ...'ın zamanı tam olarak belirlenememekle birlikte ( mağdurun istikrarlı anlatımlarından henüz 8-9 yaşlarında iken) kendisine yemek götürmek üzere evine gelen ve uzaktan akrabası olan katılan ...'nin evden ayrılmak istemesi üzere sanığın mağdurun gitmesine izin vermediği, bağırmasını engellemek için katılanın ağzını kapatıp mağdura tokat attığı; ikametin kapısını kilitleyerek katılanı zorla yatak odasına götürdüğü; burada kendisinin ve katılanın tüm kıyafetlerini çıkartarak kendi cinsel organını mağdurun makatına sokmak sureti ile katılanı istismar ettiği; katılanın bu yaptıklarını ailesine söylemesi üzerine sanığın katılana "ben senin kızlığını bozmadım, sana inanmazlar, devlet küçücük çocuğa mı inanır yoksa bana mı inanır" dediği, ilerleyen sürçte ise sanığın aynı eylemlerini tekrarladığı ve katılan ...'e bu durumu ailesine söylemesi halinde kendisi ile evlendirileceğini söylediği; bu durumun yaklaşık 4 yıl boyunca sürdüğü, sanığın her seferinde anal yoldan mağduru organ sokmak sureti ile istismar ettiği; katılanın aşamalarda bu istismar eylemlerinin şekli, yeri ve zamanı hususunda tutarlı beyanlarda bulunduğu, kurs çıkışları sanığın eylemlerinden kurtulmak için köpeklerden korktuğunu bahane ederek tanıklardan yardım istediği, bu hususun tanıkların beyanları ile de doğrulandığı, çizilen olay yeri krokisi ve tutanak içeriklerinin de katılanın anlatımı desteklediği; katılanın yatılı okula gitmeye başlaması ile sanığın katılan ...'e yönelik eylemlerinin azaldığı; ancak bu süreç içerisinde sanığın katılan ...'ya da aynı şekilde dokunmaya çalıştığı, katılan ...'nın aşamalardaki istikrarlı anlatımlarından anlaşılacağı üzere sanığın önceleri sevmek bahanesi ile mağduru tutup öptüğü, ilerleyen zamanlarda ise bu eylemlerin sıklaştığı ve katılanın sanığın yanına gitmek istememesi üzerine sanığın katılanı kolundan tutup zorla ahıra götürdüğü burada katılanın göğüslerini tuttuğu ve vücudunu ellemeye çalıştığı, katılanın ise bu durumdan rahatsız olduğu ve sanığın yaptıklarını annesine anlattığı, katılanın babaannesi tanık ...'nin sanığın karşısına çıkarak onu uyardığı, tanık Hediye'nin aşamalarda bu konuşmanın içeriğine ilişkin detaylı anlatımlara yer verdiği, diğer tanık Nurhayat'ın da anlatımlarının bu yönde olduğu, bu olaydan sonra ise köy halkının sanıkla ve mağdurlarla ilgili konuşmaya başladığı, katılan ...'ün kız kardeşine de benzer eylemler gerçekleştirildiğini öğrenmesi üzerine yaşadıklarını rehber öğretmenine anlatmaya karar verdiği, önce durumdan çekindiği için bir arkadaşıyla ilgiliymiş gibi olayları anlattığı ve sosyal medya üzerinden rahatsız edildiğini söylediği, sonrasında ise rehber öğretmeninin ısrarı üzerine olayları anlattığı, gerek sanık ile ... ailesi arasında iftira atmayı gerektirir herhangi bir husumetin bulunmaması, cinsel istismar suçunun yetkililer tarafından öğrenilme şekli göz önüne alındığında, mağdurların iftira kastı ile hareket etiklerinin söylenemeyeceği, İstanbul ATK tarafından düzenlenen raporda mağdurların beyanlarına itibar edilebileceğinin belirtildiği, yine katılan ...'ün adli raporunda cinsel istismar ile oluşabileceği belirtilen anal bölgesinde tespit edilen 1,5x0,2 cm boyutlarında nedbe dokusunun bulunması; ve diğer maddi delillerden sanığın mağdur ...'e yönelik bir zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla hürriyeti tahdit suçunu; katılan ...'ya yönelik ise zincirleme şekilde çocuğun basit istismarı ve hürriyeti tahdit suçunu işlediği anlaşıldığından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir. ... Sanık ...'ın katılan ...'yi ikamete kilitlemek, katılana tokat atmak; zorla yatak odasına götürmek, yine "eve gelmezsen seni babana söylerim, seni döver ya da bana verir" şeklinde tehdit etmek sureti ile ikametine götürmek, yine katılanı ahıra götürmek şeklindeki eylemlerinin cebir, tehdit ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ... Sanık ...'ın katılan ...'ye yönelik işlediği çocuğun cinsel istismarı (basit) suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın mağdurun göğsünü tutmak, öpmek ve katılanı ellemekten ibaret eylemlerinin ani ve kesintili olması nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı.... Sanık ...'ın katılan ...'ye yönelik işlediği katılanı kolundan tutarak zorla ahıra götürmek ve burada katılanın gitmesine izin vermeyerek kucağına oturtmaya çalışmak şeklindeki eylemlerinin mağdurun hürriyetini sınırladığı ve belli bir zamana yayıldığı, istismar eyleminin öncesinde gerçekleştiği ve eylemle sınırlı olmadığı dikkate alındığında cebir, tehdit ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu...'' Şeklindedir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı (...'e Karşı), Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (...'ya karşı) Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan (...'e Karşı) Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 9 yıl 27 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesince 1/6 oranında indirim yapılırken 8 yıl 16 ay 15 gün yerine, 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan (...'ya Karşı) Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Katılan mağdurenin aşamalardaki anlatımları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın belirli yoğunluğa ulaşan eylemlerinin ani, kısa süreli ve kesik hareketlerle gerçekleşmediği, eylemlerin işleniş şekli, süresi ve tehdit unsurunun da bulunması nazara alınarak fiilin sarkıntılık düzeyini aşarak cinsel istismarın temel şeklini oluşturduğu anlaşıldığından kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. Açıklanan nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı (...'e Karşı), Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (...'ya karşı) Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/1889 Esas, 2022/1620 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan (...'e Karşı) Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/1889 Esas, 2022/1620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2022/356 Esas, 2022/412 Karar sayılı Kararının (B) bölümünde yer alan hüküm fıkrasından; 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesince belirlenen '' 9 YIL 4 AY 15 GÜN'' ibaresinin çıkartılıp, yerine “ 8 YIL 16 AY 15 GÜN” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan (...'ya Karşı) Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/1889 Esas, 2022/1620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla