Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/5997 E. , 2023/5251 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2266 E., 2023/75 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı mad
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/5997 E. , 2023/5251 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2266 E., 2023/75 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 20.Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/234 Esas, 2021/339 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının c bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2021/1536 Esas, 2021/1774 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek "5237 sayılı TCK’nın 103/4. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini usul ve yasaya aykırı görülmüş, bununla beraber söz konusu aykırılığın C.M.K'nun 280/1-a ve 303/1.h.maddesi uyarınca yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın, düzeltilebilir nitelikte görüldüğünden; Bu meyanda; İstanbul 20.Ağır Ceza Mahkemesinin13/07/2021 tarih, 2021/234 Esas- 2021/339 Karar sayılı hükmünün C-3 maddesinde açıklanan Mağdureye karşı nitelikli cinsel istismar suçuna dair bölümün Ceza Muhakemesi Kanununun 280. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA, Hüküm fıkrasının çıkarılan kısımları yerine yeniden tesisiyle; C)1-Sanık ... hakkında 12 yaşından küçük mağdura yönelik üzerine atılı Çocuğun cinsel istismarı suçundan subut bulan ve eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 103/2-2.cümlesi maddesi uyarınca sanığın kastı, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri gözetilerek takdiren 18 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 2-Sanığın mağdurun öz dayısı olması nedeniyle sanığa verilen cezada TCK’nın 103/3-c maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılmak suretiyle sanığın 27 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 3-Sanığa verilen cezanın geleceği üzerinde etkisi gözetilerek TCK 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmak sureti ile sanığın 22 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Şeklindeki bölüm eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLMESİNE, Düzeltilen husus dışında, istinaf başvurusunda bulunanların ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a ve 303/1-h maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE," karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2022/1984 Esas, 2022/9084 Karar sayılı kararı ile "5237 sayılı TCK'nın 103/4 maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı hususundaki değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280/1-g. maddesi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2022/2266 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık Müdafii Temyiz İsteminde Özetle; duruşma sırasında yapılan ikrarın yalnız başına somut delil sayılamayacağını, dosyadaki tüm delillere bakıldığında sanığın isnat olunan suçlardan beraat etmesi gerektiğini, aksi düşünüldüğünde bile eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığını, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinde belirlenen suçun unsurlarının oluşmadığını, bu suçtan da beraat etmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İsteminde Özetle; hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61 inci maddeleri uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek eylem ile orantılı şekilde cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına uygun düşmeyip eksik inceleme ile sanık hakkında alt sınırdan ve eksik ceza tesis edilmesinin dosya kapsamına, usul ve kanuna aykırı olduğunu, sanık hakkında şartları gerçekleştiği halde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının maddesinin uygulanmayarak sanık hakkında eksik ceza tesis edilmesinin bozma nedeni olduğunu, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince; "Sanık ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05/02/2020 Tarih ve 2020/22787 Soruşturma 2020/5942 Esas sayılı İddianamesi ile 02/04/2009 doğumlu katılan mağdurenin 15 tatilde babaannesinde oldukları esnada öz dayısı olan sanığın mağdureye yönelik olarak iç çamaşırı ve pijamasını indirmesini istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine sanığın iç çamaşırları zorla indirdiği,mağdurenin vajinal bölgesine parmağını soktuğu mağdurenin canının yandığını söylemesi üzerine 'bunları kimseye söyleme yoksa seni döverim' dediğinden bahisle sanığın atılı suçlardan dolayı TCK 103/2, 103/1-3. Cümle, 103/3.c ,106/1-1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ve İstanbul 20.Ağır Ceza Mahkemesinin13/07/2021 tarih, 2021/234 Esas- 2021/339 Kararı ile sanığın Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı suçundan: TCK 103/2-2.cümle, 103/3-c, 103/4, 62, 61/7, neticeten 30 yıl hapis, 53, 63, tutukluluk halinin devamına karar verildiği,İstanbul BAM 25. Ceza Dairesinin 07/10/2021 tarihli temyize konu kararı ile 'Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismar'ı' suçundan kurulan Mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, TCK 103/4. maddesinin uygulanabilmesi için yeterli delil bulunmadığından bu maddenin uygulanamayacağı, bu hususun C.M.K'nun 280/1-a ve 303/1.h.maddesi uyarınca yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın, düzeltilebilir nitelikte görülmesi ile hüküm fıkrasının yeniden tesisi ile sanığın TCK 103/2-2 teşdiden 18 yıl, 103/3-c, TCK 62, neticeten 22 yıl 6 ay hapis cezası şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği,Dairemizin 2021/1536 Esas sayılı dosyasında duruşmasız olarak icra edilen istinaf incelemesinde verilen İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddi kararına yönelik temyiz istemleri üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 17/10/2022 tarih, 2022/1984 esas ve 2022/9084 karar sayılı ilamıyla 'İlk derece mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince eylemlerin cebir ve tehditle işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 103/4 maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı hususundaki değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280/1-g. maddesi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi' gerekçesiyle bozma kararı verildiği, Bozma sonrası Dairemizin 2022/2266 esas sırasına kaydedilerek yapılan yargılama sonucunda, Sanığın hazırlık aşamasında müdafii eşliğinde verdiği ikrara yönelik beyanları, mağdurenin aşamalardaki beyanları,şikayetçi anlatımı, sanığın ikrarının mağdurun ÇİM ifadesiyle uyumlu olması, sanığa iftira etmesini gerektirir bir husumet bulunmayan, yaşı itibariyle de her hangi bir kişiye husumet beslemesi mümkün görülmeyen, zihinsel ve fiziksel gelişimi yaşı ile uyumlu görünen her hangi bir zeka geriliği olmayan kavramları kavrayabilecek ve değerlendirebilecek melekeyi haiz olan mağdurun kurgu olamayacak detaylar barındıran beyanları, mağdurun iletişime açık olduğu, anlama ve kavrama becerilerinin yaşıyla uyumlu olduğu, gerçek yalan tanımı yapabildiği, iyiyi kötüyü dokunmayı ayırt edebildiği, adli görüşmenin amacına uygun ve güvenilir olduğuna dair mağdur hakkında düzenlenen adli görüşme değerlendirme raporununu içeriği, sanığın suç tarihi itibariyle üzerine atılı suçlara karşı ceza sorumluluğunun tam olduğuna dair düzenlenen ATK.Başkanlığı ilgili ihtisas dairesi raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, Sanığın mağdurun dayısı olduğu, mağdurun ve sanığın olay tarihinde mağdurun babaannesinin ikamet ettiği evde bulundukları, sanığın olay tarihinde 02/04/2009 doğumlu mağdura hitaben 'iç çamaşırını ve pijamanı aşağı indir' dediği, mağdurun iç çamaşırını ve pijamasını indirmemesi üzerine sanığın mağdurun çamaşırlarını indirerek mağdurun vajinal bölgesine parmağını soktuğu, mağdurun canının yandığını söylediği, sanığın bu eylemden sonra mağdura hitaben 'bunları kimseye söyleme yoksa seni döverim' şeklinde sözler söylediği tüm dosya kapsamı ile sabit olmakla, Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 103/2-2 cümlesinde düzenlenen on iki yaşını tamamlamamış mağdura yönelik olarak vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; sanığın atılı ve sabit olan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 103/2-2 madde ve cümle gereğince cezalandırılması gerekmiş, Sanığın, mağdurun öz dayısı olması nedeniyle sanığa verilen cezada TCK’nın 103/3-c maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılmış, Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurede darp cebir izine rastlanılmaması, mağdurenin eylemlerin zorla gerçekleştiğini soyut olarak ifade edip zora ilişkin tarifleme yapmaması, zor unsurunun ne şekilde gerçekleştiği hususununda dosya içinde delil ve beyan mevcut olmaması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın suç tarihinde on iki yaşından küçük mağdura yönelik istismar eylemini cebir veya tehditle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/4. maddesi uygulanmamış, Sanığın yargılama sürecindeki olumlu tavır ve davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkileri ve sabıkasız geçmişi nazara alınarak ve bu hususlar lehine takdiri indirim nedeni sayılarak sanık hakkında TCK.nun 62.maddesi tatbik edilmiş, Her ne kadar sanık atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de,sanığın hazırlık aşamasında müdafii eşliğinde verdiği ikrara yönelik beyanları, mağdurenin aşamalardaki beyanları,şikayetçi anlatımı, sanığın ikrarının mağdurun ÇİM ifadesiyle uyumlu olması, müşteki ile sanık arasında iftira atmayı ya da attırmayı gerektirir bir husumet bulunmaması, sanığa iftira etmesini gerektirir bir husumet bulunmayan, yaşı itibariyle de her hangi bir kişiye husumet beslemesi mümkün görülmeyen, zihinsel ve fiziksel gelişimi yaşı ile uyumlu görünen, her hangi bir zeka geriliği olmayan, kavramları kavrayabilecek ve değerlendirebilecek melekeyi haiz olan mağdurun kurgu olamayacak detaylar barındıran beyanları, mağdur hakkında düzenlenen adli görüşme değerlendirme raporuna göre mağdurun iletişime açık olduğu, anlama ve kavrama becerilerinin yaşıyla uyumlu olduğu, gerçek yalan tanımı yapabildiği, iyiyi kötüyü dokunmayı ayırt edebildiği, adli görüşmenin amacına uygun ve güvenilir olduğunun anlaşılması, sanığın suç tarihi itibariyle üzerine atılı suçlara karşı ceza sorumluluğunun tam olduğuna dair düzenlenen ATK.Başkanlığı ilgili ihtisas dairesi raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın maddi kanıtlarla örtüşmeyen ve kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek sanığın atılı eylemi işlediği kanaatine varılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerekmekle'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, olayın intikal şekli ve süresi ile olay yerinde tespit edilen bıçakların eylemin rıza dışı gerçekleştiğine yönelik oluşan şüpheyi olayların gelişimi ile birlikte değerlendirildiğinde ortadan kaldırmaya yeter mahiyette olmadığı anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2022/2266 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.