İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/6656 Karar: 2023/5050 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6656 K.2023/5050

9. Ceza Dairesi 2023/6656 E. , 2023/5050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/361 E. 2023/183 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/6656 E. , 2023/5050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/361 E. 2023/183 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/6656 E. , 2023/5050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/361 E. 2023/183 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2020 tarihli ve 2020/9221 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2020/158 Esas, 2020/237 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli, 2020/395 Esas, 2022/484 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin,07.02.2023 tarihli ve 2023/361 Esas, 2023/183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.05.2023 tarihli ve 9-2023/47757 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri İstinaf kararının gerekçeli olmadığı, sanığa isnat edilen suçun mağdure ve tanık beyanlarıyla ispat edilemediği gibi beyanların çelişkiler içerdiği, tanık Gurbet'in olayları öğrenme şekliyle ilgili çelişkilerin giderilmediği, tanık dinlenme taleplerinin reddedildiği ve dilekçelerinde belirttikleri diğer sebeplere yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın mağdurenin ailesinin evine zaman zaman geldiği ve yardımda bulunduğu, bu şekilde mağdure ile tanıştığı ve 2019 yılı içerisinde tam olarak tespit edilemeyen tarihlerde mağdurenin kıyafetinin içine elini sokarak kalça kısmına dokunduğu, yine vajina bölgesine parmağı ile dokunduğu, mağdureden kendi fotoğraflarını çekerek kendisine göndermesini istediği, tam olarak tespit edilemeyen 2019 yılı içerisinde market içerisinde mağdurenin dudağından öptüğü iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, olayda görgü tanığı olmadığı, sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, savunmalarını sürekli olarak değiştirdiği ve beyanlar doğrultusunda şekillendirdiği bu nedenle savunmasının inandırıcı bulunmadığı, markette yaşandığı iddia edilen olay açısından dinlenen tanık ... ....'nin anlattığı şeylerin aynı tarihli olay olmayabileceği, farklı tarihte gerçekleşmiş olabileceği, mağdurenin ikizi olan yaşı küçük tanık ....'un duruşma salonunda sanığı görünce korkup ağlaması mağdurenin iddialarının katılan tarafından mağdur ... ikizine öğretilebilecek bir iftira olmadığı kanaati oluşturduğu, tanık ... ...'un beyanlarının mağdurenin anlatımlarını destekler mahiyette olduğu, sanığın eylemlerinin birden fazla olması, kastının yoğunluğu, mağdurenin elbiselerinin iç kısmında poposuna ve cinsel organının bulunduğu bölgeye eliyle dokunmuş olması, dudağından öpmüş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığı çocuğun cinsel istismarı düzeyine ulaştığı, sanığın eylemlerinin 2019 ve 2020 yılı içerisinde zincirleme şekilde işlediği ve dosya kapsamı ile sabit olduğundan sanığa verilen cezanın artılarak sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’sinin duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurenin çocuk izlem merkezinde alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma gerekçesine göre Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2023/361 Esas, 2023/183 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla