İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/7242 Karar: 2023/7039 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/7242 K.2023/7039

9. Ceza Dairesi 2023/7242 E. , 2023/7039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/397 E., 2023/468 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanı

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/7242 E. , 2023/7039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/397 E., 2023/468 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanı

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/7242 E. , 2023/7039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/397 E., 2023/468 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli ve 2022/68 Esas, 2023/17 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24.03.2023 tarihli ve 2023/397 Esas, 2023/468 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekilinin istinaf başvuruları ve resen 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna, mağdurun beyanlarının arasındaki çelişkilerin giderilmediğine, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararından önceki gerekçenin bozmadan sonraki gerekçeye aynen taşındığına, mağdurun anal muayenesi sonucu elde edilen bulgunun başka nedenlerle de oluşabileceğine, bu hususun şüpheli olması nedeniyle bir kez de ATK'dan rapor aldırılması gerektiğine, mağdurun Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanlarının bulunduğu CD çözümünün uzman olmayan kişilere yaptırıldığına, sanık lehine beyanda bulunan tanıkların bu beyanlarına neden itibar edilmediğinin gerekçede açıklanmadığına yöneliktir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Alt sınırdan uzaklaşılması ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; ''... mağdur ve katılanların beyanları, sanık savunmaları, tanık beyanları, adli muayene raporu, adli görüşme değerlendirme raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; mağdur ...'ın olay tarihinde 13 yaşında olduğu, olay tarihinden önce köye anneannesini ziyarete gittiği, köyde bulunduğu sırada dayısının göğsüne dokunduğu, dudağını öptüğü, mağdur sanık olan dayısına karşı koyduğunda ise sanığın mağduru tehdit ettiği, mağdurun köyde kaldığı süre boyunca sanığın mağduru sıkıştırarak dokunduğu, mağdurun evinde de sanığın mağdurun vücudunun değişik bölgelerine dokunduğu, son olarak da sanığın kendilerine ait samanlıkta cinsel organını mağdura anal yoldan sokmak suretiyle zorla ters ilişkiye girdiği, mağdur ...'ın dayısı olan ... tarafından istismar edildiğine ilişkin beyanları ile 04/11/2020 tarihli adli muayene raporunun uyumlu olduğu, mağdur ...'ın beyanlarında ... tarafından zorlanarak anal yoldan ilişkiye girdiğine ilişkin beyanını destekler nitelikte doktor raporunun bulunduğu, 05/11/2020 tarihli adli görüşme raporuna göre mağdur ...'ın ifade ettiği cinsel olayı kavrayabildiği ve yaşına uygun şekilde tanımlayabildiğinin belirtildiği, rehber öğretmen bilirkişinin; mağdur çocuğun kendisini doğru şekilde ifade edebilecek düzeyde olduğunu ve beyanlarına itibar edilebileceğini beyan ettiği, psikolog bilirkişinin mağdurun zihinsel ve bilişsel gelişiminin takvim yaşına uygun olduğunu, ön görüşmede ve ifade esnasında mağdurun kaygılı ve heyecanlı davranışlar sergilediğini gözlemlediğini ancak kendisini ifade edebildiğini, beyanlarına itibar edilmesine engel anormal bir davranışı olmadığını bildirdiği, mağdurun beyanlarının her aşamada istikrarlı, tutarlı ve samimi olduğu, mağdurun ve anne babasının sanığa iftira atmasını gerektirecek bir husumetlerinin bulunmadığı, mağdurun annesinin sanık ile kardeş olduğu ve kardeşine böyle önemli bir konuda iftira atmasının kendisinden beklenemeyeceği, sanığın ormana ağaç kesimine 07/10/2020 tarihinden 30/10/2020 tarihine kadar sabahtan akşama kadar gittiği, gün batımında eve döndüğü, 07/10/2020- 30/10/2020 tarihleri arasında her gün yirmi dört saat boyunca aralıksız olarak ormanda olmadığı anlaşılmış, sanık savunmalarına suçtan kurtulmaya yönelik inkar mahiyetinde olduğu çelişkiler içerdiği kanaatiyle itibar edilmemiş, tüm bu hususlar göz önüne alındığında ...'in mağdurun göğsünü ellemek ve dudağını öpmek suretiyle değişik zamanlarda birden fazla kez cinsel amaçla mağduru istismar ettiği, son olarak da mağdura karşı samanlıkta anal yoldan vücuda organ sokmak suretiyle ve mağdurun ağzını kapatarak kaçmasını engelleyip zorla nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği, zincirleme suç açısından zincirin koptuğu olayın organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar eylemi olduğu, sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı birden fazla kez işlediği, bu sebeple zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismar eyleminden cezalandırılması gerektiği, sanığın mağduru annesine doğum günü hediyesi almaya gitmeden önce kendisine ait samanlıkta yardım etmesini söyleyip mağduru samanlığa götürmek suretiyle hile ile kandırarak cinsel amaçla onu hürriyetinden yoksun kıldığı anlaşılmıştır. Sanık ... katılan mağdure ...'a yönelik çocuğun organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görülmekle cezalandırılmış, sanık mağdurenin öz dayısı olduğundan cezasında artırım yapılmış, sanığın eylemini cebir ve tehdit kullanarak gerçekleştirdiği anlaşılmakla cezası artırılmış, eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı birden fazla kez işlediği anlaşıldığından TCK'nın 43/1. Maddesi uyarınca cezasında takdiren 1/4 oranında artırım yapılmışsa da TCK'nın 61/7. Maddesi uyarınca süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı belirlenen sonuç ceza otuz yıldan fazla olamayacağından sanık 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Yine sanık ... katılan mağdure ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sübut bulmakla TCK 109/2 uyarınca cezalandırılmış, eylemini çocuk olan mağdureye karşı işlediğinden cezasında arttırım yapılmış, suçu cinsel amaçla işlediği anlaşılmakla cezası artırılmış, ancak her ne kadar sanığın mağduru yaşadıkları konutta(hem kendi evinde hem de mağdurenin evinde) birden çok kere kimsenin görmeyeceği yerlerde boş odalarda sıkıştırmak suretiyle cinsel bölgelerine dokunduğundan bahisle sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla kez işlediği düşünülse de bu eylemlerin ayrı ayrı TCK 109 maddesinde düzenlenen kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturamayacağı, nitekim mağdurenin sanığın yeğeni olması nedeniyle geçici de olsa ortak konutlarda yaşadıkları, sanığın mağdureyi evin içinde odalarda yalnız gördüğü anları fırsat bilerek vücudunun cinsel bölgelerine dokunmak suretiyle eylemlerini gerçekleştirdiği, atılı cinsel istismar suçunu işlemek için ortak kaldıkları konutta ayrıca mağdurenin hürriyetini kısıtlamadığından ayrıca kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmayacağı, sadece nitelikli cinsel istismar eylemini gerçekleştirmek amacıyla evin uzağında bulunan samanlığa götürerek mağdure çocuğu hile ile kandırarak hürriyetinden yoksun kıldığı anlaşıldığından TCK 109 maddesi yönünden TCK 43/1 maddesi uygulanmadan cezalandırılmasına karar verilmiştir'' şeklinde hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24.03.2023 tarihli ve 2023/397 Esas, 2023/468 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla