İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/7832 Karar: 2024/4238 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/7832 K.2024/4238

9. Ceza Dairesi 2023/7832 E. , 2024/4238 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/489 E., 2023/86 K. Katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayı

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/7832 E. , 2024/4238 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/489 E., 2023/86 K. Katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayı

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/7832 E. , 2024/4238 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/489 E., 2023/86 K. Katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2018/566 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünün sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarihli 2020/452 Esas, 2020/438 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a, 286. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.09.2022 tarihli ve 2021/16298 Esas, 2022/8325 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2022/489 Esas, 2023/86 Karar sayılı kararı ile atılı suçtan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307/3 maddesinde yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri Katılan mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarının ayrıntılı ve benzer nitelikte olduğuna, katılan annenin beyanlarının da katılan mağdurenin beyanlarını desteklediğine, aradan geçen zaman ve sabun kullanılması nedeniyle bulgunun olmayabileceğine, iftirada bulunması için geçerli bir neden bulunmadığına, sanığın da savunmasının iddiaları doğruladığına, hukuka aykırı olan kararın bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla