KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/10410 E., 2025/1493 K.
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi
Karar Detayı
399 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Suça sürüklenen çocuk müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, esas hakkında mütalaaya karşı savunma için süre verilmediğine, süre verme hakkının hatırlatılmadığına, duruşmada iddianame okunmuş ise de iddianame eklerinin okunmadığına, mahkumiyete esas deliller duruşmada teker teker okunmadan karar verildiğine, gerekçesiz hükümler tesis edildiğine, cezanın şahsileştirilmediğine, cezalandırmaya yeter şüpheden uzak delil bulunmadığına, katılan mağdurenin aşamalarda değişen, hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili beyanlarına itibar edildiğine, iddiaların muayene raporları ile de doğrulanmadığına, zincirleme suç koşullarının oluşmadığına,
intikalin geç olduğuna ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle, anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak.
Katılan mağdurenin, olayın intikal seyrinde 01.03.2024 günü öncesinde gerçekleşen eylemlerden annesine söz etmediği gibi, ilk olayın gerçekleşme biçiminin intikale konu eylemle aynı nitelikte ve aynı şekilde anlatılması, ilk olayın gerçekleşme zamanıyla ilgili katılan mağdurenin çelişkili beyanları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığına, intikalden bir yıl kadar önce işlendiği kabul edilen çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, somut delil bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edildiği dikkate alındığında,
söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi