İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/10418 Karar: 2025/1654 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/10418 K.2025/1654

9. Ceza Dairesi 2024/10418 E. , 2025/1654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1841 E., 2024/1706 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüld

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/10418 E. , 2025/1654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1841 E., 2024/1706 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüld

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/10418 E. , 2025/1654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1841 E., 2024/1706 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurun samimi, tutarlı ve ısrarlı bir şekilde sanığın organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunduğunu belirtmesine rağmen Mahkemece çocuğun cinsel istismarı suçundan karar verilmesinin hatalı olduğuna, son istismar eylemi üzerinden geçen süre de dikkate alındığında nitelikli cinsel istismar bulgularının kapanabileceğine, sanığın, mağdurun olayın gerçekleştiği muhasebe ve müdür odasından çıkmasına engel olması nedeniyle ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılması gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/4. maddesinin de uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurun istikrarlı ve detaylı beyanları uyarınca sanığın zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olduğuna, sanık hakkında üst sınırdan hüküm kurulmamasının, 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca üst hadden artırım yapılmamasının ve aynı Kanun’un 103/4. maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, mağdurun sanığa iftira atmasını gerektirir bir neden bulunmadığına, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık anlatımları ve doktor raporu ile doğrulanmadığına, mağdurun ailesi tarafından tanıklar üzerinde baskı kurulması nedeniyle tanık beyanlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğuna, teşdit gerekçesinin bulunmadığına, sanığın eğitim, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunmamasına rağmen cezada artırım yapılmasının hatalı olduğuna, takdiri indirim gerekçesinin hukuki olmadığına, sanığın cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, herhangi bir adli sicil kaydı ile zabıtlara yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan sanık hakkında soyut ve yetersiz gerekçelerle takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla