Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/3264 E. , 2024/8546 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/383 E., 2024/28 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Her ne kadar sanık müdafii tarafından sanık hakkında m
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/3264 E. , 2024/8546 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/383 E., 2024/28 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Her ne kadar sanık müdafii tarafından sanık hakkında müstencenlik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminde bulunulmuş ise de; bu suçtan verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.06.2022 tarihli ve 2022/4935 Esas, 2022/6334 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Mahkemece bozma öncesi ve sonrasında bu suça ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşıldığından çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuyla sınırlı inceleme yapılması gerektiği belirlenmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2020/9 Esas, 2021/286 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2021/1779 Esas, 2021/2224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdur Muhammed Furkan'a yönelik İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdur ve Bakanlık vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile sanığın Muhammed Furkan'a yönelik istismar eylemini cebir ve tehdit altında gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/96 Esas, 2022/231 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle ikinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/2202 Esas, 2022/2590 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdur ve Bakanlık vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 12.06.2023 tarihli ve 2023/4478 Esas, 2023/4090 Karar sayılı kararı ile özetle; sanık müdafiinin yaş savunması doğrultusunda katılan mağdurun resmî bir kurumda doğup doğmadığının araştırılması, doğmamış ise gerçek bilimsel yaşının sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş, Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde katılan mağdurun hastane doğumlu olduğunun anlaşılmasına göre aynı hüküm kurulmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın atılı suçları işlemediğini, video görüntülerinden teşhis edilemediğini, teşhis edilmiş olsa dahi sadece eylemlerin gerçekleştiği ortamda katılan mağdurlarla birlikte bulunduğunu, katılan mağdurların daha öncesinde de bu tarz cinsel eylemler içerisinde yer almaları, üç seçenekten cinsel ilişkiyi tercih etmeleri, video kayıtlarındaki neşeli hal ve davranışları, eyleme karşı koymamaları dikkate alındığında rızalarının bulunduğunu, sanığın tıbbi geçmişi nedeniyle cinsel suçlar yönünden cezai ehliyetinin bulunmadığını, cinsel dürtülerini kontrol edemediğini ve kastının olmadığını, bu hususta rapor aldırılmadığını, katılan mağdurun yaşının tam olarak tespitinin yapılmadığını, sanığın sübut bulduğu kabul edilen eyleminde tehdit ya da şantaj olmadığını, bu hususun görüntüler ve eylemlerin birkaç kez gerçekleşmesi nedeniyle sabit olduğunu beyanla kararın bozulmasına ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın üst sınırdan takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 3. Karar başlığında suç tarihinin 2018 yılı Eylül ayı sonrası yerine 29.04.2019 olarak, çocuğun nitelikli cinsel istismarı olması gereken suç adının "On iki yaşını tamamlamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı" olarak yazılması, katılanlar Meryem ve Yener'in karar başlığında gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak kabul edilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ordu 1. Ağır ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.