Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4740 E. , 2024/11451 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1184 E., 2023/1016 K. SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, müstehcenlik, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esas
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4740 E. , 2024/11451 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1184 E., 2023/1016 K. SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, müstehcenlik, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararları TEMYİZ EDENLER: Suça sürüklenen çocuk müdafii, sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz ret, onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit; suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan mahkumiyetine, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve tehdit suçlarından beraatine, değişen suç vasfına göre müstehcenlik ve atılı diğer suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik, çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs, tehdit, suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere karşı istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının aynı Kanun'un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle mağdurenin aşamalarda vermiş olduğu ifadeler arasında çelişkiler ve taraflar arasında husumet bulunduğuna, mağdurenin yaşının kemik analizi üzerinden belirlenmesine yönelik taleplerinin reddedildiğine, tanık Serhat’ın hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmayan beyanlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurenin yaşına ilişkin suça sürüklenen çocuğu yanılttığı dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna, mağdurenin ilk baştaki görüntüsünün dikkate alınmadığına, mağdurenin yaşı konusunda esaslı hataya düşen suça sürüklenen çocuğun eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna göre değerlendirilmesinin gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun yaş konusunda hataya düştüğüne, lehe hükümlerin azami hadden uygulanmasına karar verilmesine ve dilekçesinde belirttiği diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. C. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanık ... hakkında cinsel istismara teşebbüs ve tehdit suçlarından cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine, eylemin mağdurenin rızası hilafına gerçekleştirildiğine, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/3a ve 103/4. maddelerinin uygulanması ile alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Müstehcenlik, Tehdit ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinden verilen beş yıl veya daha az süreli hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ve on yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün bulunmadığından anılan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçuna Teşebbüsten Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre Mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdureyi on sekiz yaşında bildiği yönündeki savunması, mağdure beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Müstehcenlik, Tehdit ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçuna Teşebbüsten ve Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılanlar veklinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.